X

Her şeyi kusursuz yapma baskısı: Mükemmeliyetçilik

Artık birçok insan kendisini mükemmeliyetçi olarak tanımlıyor. Mükemmeliyetçiliği olumlu bir özellik olarak nitelendiriyor. Ancak mükemmeliyetçilik düşünüldüğü kadar kişiye olumlu katkıları olan bir özellik değildir. Bu özelliğin altında yetersizlik duygusu yatar. Aslında mükemmeliyetçi olarak nitelendirdiğimiz kişiler, bu duygularını örtmek için yanlış yapmaktan kaçarlar, her zaman kusursuza ulaşmak için çabalarlar.

Mükemmeliyetçilik başarıya değil, başarısızlığa odaklı olmaktır.

Mükemmeliyetçi kişiler, sadece kusursuz işler ortaya çıkardıklarında kabul edileceklerini düşünürler. Bu nedenle hata yapmak onlar için ürkütücüdür. Bu yapıdaki kişiler için onaylanma ihtiyacı o kadar yoğundur ki onları bu onaydan mahrum bırakma ihtimali olan her türlü ayrıntıya dikkat eder, bunlar için önlem alırlar. Bu nedenle genellikle ayrıntılarda boğulurlar. Kimsenin görmediklerini görüp onlar için plan yaparlar. Her şey için plan yaparlar. Planlama konusunda çok başarılıdırlar.

Sürekli yetersizlik duygusunu gidermeye çalışmak ve kabul görmek için aralıksız çaba harcamak bir süre sonra ağır bir yük haline gelir. Tüm bunlar yoğun kaygıları da beraberinde getirir. Mükemmeliyetçi kişilere baktığınız zaman ortada bir olay olmasa bile devamlı bir konu hakkında kaygılandıklarını, endişe duyduklarını fark edebilirsiniz.

Yine dikkat ederseniz bu kişilerin kendi başarılarını görmezden geldiklerini de görebilirsiniz. Sonuca ulaşana kadar hayatlarındaki en önemli konu oymuş gibi hareket eder, istedikleri olunca da “Zaten olması gereken buydu, büyütülecek bir şey yok” diyerek yollarına devam ederler. Başarıları için kendilerini ödüllendirmezler. Ancak sonuç tam aksi olursa kendilerini ve çevresindekileri sonuna kadar cezalandırırlar. Bütün bunlar süreçten zevk almalarına engel olur. Süreç boyunca sonuç odaklı olurlar. Sonuca ulaşınca da bir sonraki hedefine yönelirler. Her zaman ulaşmak istedikleri yeni bir hedef olur.

Düşünülenin aksine mükemmeliyetçi kişiler başarıya odaklanmazlar, onların asıl odaklandıkları şey başarısızlıktır. Başarı odaklı kişiler, başarısızlığı kabul edilebilir bir sonuç olarak görürler. Tek bir sonuç üzerinden kendilerini yaftalamazlar. Bu durum mükemmeliyetçi kişiler için geçerli değildir. Eğer olur da sonuç istedikleri gibi olmazsa kendileri hakkında genelleme yapar ve olabilecek en kötü çıkarımlarda bulunurlar. Önceki başarılarının hiçbir önemli olmaz. Çünkü bu işte başarısız olmuşlardır. İstediklerine ulaşamamışlarsa bunun tek bir karşılığı vardır; başarısızlık.

Hata yapmanın tadını çıkarın.

Bütün bu davranış biçimleri hata yapmaktan korktukları için ortaya çıkar. Çünkü mükemmeliyetçi kişilere göre hataları, onların kabul görmeleri için büyük bir engeldir. Hata yapmayı geri dönüşü olmayan, kabul edilemez yanlışlar olarak görürler. Bu bakışın değişmesi beraberinde birçok şeyi de değiştirecektir.

Kendinize hata yapmak için izin verin. Hata yaptıkça o hataların sizi istediğiniz yere daha hızlı götüreceğini göreceksiniz. Çünkü hata yapmak için adım atmanız gerekir. Eğer hiç adım atmazsanız ilerleyemezsiniz de. Önemli olan hata yapmamak değil, hataları tekrarlamamak ve onlardan işe yarar sonuçlar çıkarmaktır. Bırakın herkes gibi sizin de hatalarınız olsun.

İnsanlar, birbirlerini hata yapmadıkları için değil, sadece oldukları kişi için severler, kabul ederler. Herhangi birinin sizi hata yapmadığınız için seveceği düşüncesi ilk önce size haksızlık. Çünkü hiçbir zaman kimsenin ulaşamayacağı bir hedef koymuş olursunuz önünüze. Çünkü hata yapmak insan olmanın ilk kuralıdır.

Her şeyden önemlisi kendinize şefkat göstermekten asla kaçınmayın. Sizin şefkatinize herkesten çok ihtiyacı olan kişi yine sizsiniz. Başkalarının sizi kabul etmesini istiyorsanız önce sizin kendinizi kabul etmeniz gerekir. Bunun için; yapacağınız ilk hatanızı kutlayın, hata yaptığınız için değil, adım attığınız için. İstediğiniz sonuca ulaştığınız ilk şey için, bu küçük bir oyun da olabilir büyük bir iş anlaşması da, kendinize ödül verin. Kendinizi ödüllendirmeyi hiçbir zaman bırakmayın.

İlginizi çekebilir: Duygusal şiddet: Fiziksel şiddet kadar yıkıcı ve göz ardı edilmemesi gereken şiddet türü

Uzman Klinik Psikolog Beliz Ereren: İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Hayatın önemli dönüm noktalarından biri olduğuna inandığım ergenlik dönemi problemlerine yoğunlaşarak bu dönemdeki gençler ve aileleriyle çalışmaya başladım. Aynı zamanda yetişkin ve çiftlerle çalışarak sorunlarla başa çıkma becerilerini güçlendirme ve hayat ve ilişki kalitelerini arttırmaya yönelik psikolojik destek veriyorum. Herkesin farklı olduğuna ve çalışılan konulara kişilere özgü yaklaşılması gerektiğine inandığım için farklı terapi yöntemlerini kullanıyorum. EMDR Terapisi, Stratejik Çift ve Aile Terapisi, Psikodinamik Terapi kullandığım psikoterapi yaklaşımlarını kullanıyorum. Okuma ve yazmanın insan üzerindeki iyileştirici etkisine olan inancım beni her zaman araştırma, okuma ve yazmaya yöneltmiştir. Bazen uzun bir yazının bazen de yazının içindeki tek bir cümlenin hayatları çok farklı yönlere çekebilme gücüne inanırım.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale