X

Hepimizin aradığı kabul: Hayatla ve kendimizle dalga geçebilmek

Herkes bu hayatı kendi doğruları ve tecrübeleri üzerinden yaşasa da, hepimizin bu hayatı yaşamak için sadece tek bir fırsatı olduğu konusunda hemfikirdir sanırım. Uğruna didindiğimiz, çalıştığımız şeylere ulaşma temposunda bazen hayata dair neşemizi kaybedebiliriz. Oysa hayatın neşesi tam olarak kendi başımıza gelen aksiliklerle, negatifliklerle dalga geçebilmekte… Hayatın getirdiklerini kabul etmemek, anlık ve boşa bir reddediştir aslında. Eninde sonunda hepimiz, başımıza gelenlerle yüzleşip o durumların yarattığı negatif sonuçları deneyimlemek durumunda kalırız. Bu sebeple o kusurlarımızı, yaralarımızı önce biz kabul edersek, hatta onları mizahi bir biçimde benimseyip kendimizle dalga geçebilirsek, çevremizin ya da koşulların, bizi bu tecrübeler üzerinden etkilemesine ya da üzmesine izin vermemiş oluruz.

Kendinizle dalga geçebilmenin faydaları

1. Kendinizi olduğunuz halinizle sevin. Görüntünüzle, durumunuzla sizi rahatsız eden ne varsa rahatsızlık duymamaya çalışın. Fazla kilolarınızdan şikâyetçi olmanız, onlarla dalga geçmenize engel değil. Siz kendinizle dalga geçmeyi başardığınız an, kimse sizi zayıf karnınızdan vuramayacaktır. Tabii ölçüsü ve dozu da önemli… 
2. Kendinle dalga geçebiliyorsan, yaşadıklarını ve sahip olduklarını hazmeden olgun bir karaktere sahipsin demektir. Bu da seni yaşadığın veya sahip olduğun negatifliklere rağmen olumlu ve mutlu kılar. Olumlu ve mutlu insanlar, çevrelerini de pozitif etkiler. Yaydığınız pozitif enerji sayesinde insanların sizi yaşadıklarınız üzerinden yargılaması yerine, destek olma isteğinde olduklarını görürsün. Bu sebeple kendinle dalga geçebilmek birçok kapıyı açtığı gibi etrafa pozitif enerji yaymanıza da sebep olur.
3. Çevreniz alaycı havanızın altında yatan zekâyı fark etmese de diğer insanlardan aslında daha zekisinizdir. Kendinize dair yaptığınız durum tespiti ve gözlemi, içselleştirmeden mizahla birleştirebilmeniz sizi diğerlerinden daha zeki ve daha farklı kılacaktır. Siz eğlenmeye önce kendinizden başlamışsınızdır. Bu da hayatta tek başınıza kalsanız da, hayatta sıkılmayacağınızın garantisini size verir.

Bu açıdan bakarsanız kendinizle dalga geçebildiğiniz kadar özgürleşmiş oluyorsunuz başkalarının düşüncesinden… Gönlümüzün hayatımıza dair kabulü de tam bu noktada başlar… Var olmanın dayanılmaz hafifliğinde…

İlginizi çekebilir: Zor durumlar karşısında hayatta kalma kiti

Şeyma Gizem Taşar: Şeyma Gizem TAŞAR 1984 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ortadoğu Koleji’nde tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nde yaptı. Dokuz sene boyunca enerji alanında faaliyet gösteren firmaların finans pozisyonlarında görev aldı. İş hayatını sürdürürken Yaşam ve Kariyer Koçluk sertifikalarını tamamladı. Uzun süredir koçluk hizmeti vermektedir. Yol Arkadaşım Mutluluk yazarın ilk kitabıdır. Üniversitelere ve iş yerlerine motivasyon konuşmacısı olarak katılmaktadır. İletişim: gizemtasar@yahoo.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale