X

Hayata dair birtakım adaptasyonlar

Bütün canlılar hayatta kalma duygusu sonucunda zihinsel ve fiziksel olarak bulunduğu ortama uyum sağlarlar. Bu uyumlanmaya adaptasyon adı verilir. Bir canlının adaptasyon sağlaması için bir olay, durum veya ortamla belirli bir zaman geçirmesi gerekir. Bu zaman içerisinde canlının zihni ve bedeni otomatik (içgüdüsel) olarak bulunduğu ortama uyumlanmaya çalışır. Buradaki önemli süreç çevresel uyaran ve faktörlere rutin bir şekilde olumlu veya olumsuz olarak maruz kalmasıdır. Çevresel uyumlanmalara örnek verecek olursak 2 şekilde ele alabiliriz:

1. Kısa süreli adaptasyon

Girdiğimiz ortamdaki insanların davranışlarını anlık olarak taklit etme.

Örneğin: Sinema, sergi, konser gibi alanlardaki davranışlarımız ve içgüdüsel tepkiler verilebilir.

2. Uzun süreli adaptasyon

Okul ve iş hayatı gibi alanlardaki yetkinlik ve beceri kazanımları veya spor ve egzersiz yapmak gibi uzun süreli fiziki ve zihinsel uyumlanmalar verilebilir.

Bir önceki yazımda sizlere bedeninizi tanımaktan bahsetmiştim. Bedeninizin zihinsel ve fiziksel işleyiş sistemini kaliteli bir yaşam sürmek adına anlamamız ve öğrenmemiz gerekmektedir. Adaptasyona geri gelecek olursak , bedeninizin en önemli işleyiş sistemlerinden biridir. Adaptasyon süreci olumlu veya olumsuz olmak zorunda değildir.

Tek bir amacı vardır, o da hayatta kalma başarısıdır. Dolayısıyla dışarıdan gelen her türlü uyaran faktöre karşı bilinçli veya bilinçsiz, olumlu veya olumsuz uyumlanmalar gerçekleştireceksiniz. Bu süreç anne karnında 3 aylık olduğunuz dönemden itibaren kayıt tutmaya başlar ve daha sonrasında en çok vakit geçirmiş olduğunuz aile, akrabalar, arkadaşlar, okul, iş vb. tüm çevresel ortamlarınızda hayatınız boyunca devam eder.

Hayatınızda rutin olarak yoğun zaman geçirdiğiniz ortamlara iyi bakın. Hayatınızda istediğiniz veya istemediğiniz her türlü davranış ve isteklerinizin cevapları orada saklıdır. Hayatınızda size ait olmayan veya olmasını istemediğiniz bir duygunun, bir ortamın içerisinde uzun zaman geçirirseniz bedeniniz zihinsel ve fiziksel olarak bu duruma adapte olacaktır. Olumlu veya olumsuz olmasına bakmaksızın sürece adaptasyon gösterir. Hayatımızda yaşamız olduğumuz tüm durumların çıkış noktası aslında kendi seçimlerimizden gelmektedir.

Ancak seçimlerimizin ne kadarı gerçek bize aittir? Burası ufak bir paradoks içerir. Çevresel olarak bu kadar uyumlanarak ilerleyen biz insanlar tamamen kendi düşüncelerimizi mi taşıyor ve seçimler mi yapıyoruz?

Bu yazının sonuna geldikten sonra sizlere bir soruyla kapatmak istiyorum:

Hayatınızda en çok vakit geçirdiğiniz 3 ortam seçin, bu ortamlarda ne kadar zamandır bulunduğunuzu yazın ve bu ortamlardan önceki davranışlarınızı ve bu ortamlarda belirli bir zaman geçirdikten sonraki davranışlarınıza bakın lütfen, bunların içerisinden sizi olumlu değiştirdiğini düşündüğünüz 3 davranışı ve size ait olmadığını düşündüğünüz 3 olumsuz davranışı yazın. Bedeninizin mükemmel adaptasyon sürecine şahit olun. Olumsuz olanları, size ait olmayanları ve istemediklerinizi değiştirmekte artık sizin elinizde.

İlginizi çekebilir: İnsan bedenini ve kendi bedenimizi tanımak

Mert Bağ: Merhabalar, ben Mert Bağ. Erken yaşlarda ilk olarak voleybol branşını hayatıma kattıktan sonra basketbolla tanıştım ve uzun yıllar basketbol ve voleybol branşlarında çeşitli takımlarda oynadım. 2012 yılında aktif sporculuk hayatımı bırakarak, Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği bölümünü bitirdim. Üniversitedeyken pazarlama, iletişim ve psikoloji alanlarında daha çok uzmanlaşmaya çalıştım ve birçok farklı spor branşını da tecrübe etme şansı buldum. Kısa bir süre spor pazarlaması alanında çalıştıktan sonra, 2017 yılından itibaren insan bedeni üzerine egzersiz, nefes, fiziksel ve zihinsel beden travmaları gibi alanlarda yurt içinden ve yurt dışından eğitimler alarak bu alanlarda çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kendi bedensel travmalarımı çözmek adına çıktığım bu yolculukta çok fazla farklı keşiflerin içerisinden geçtim ve insanı anlamaya dair her bilimsel alanın içerisinde dolanmaya çalışıyorum. O yüzden burada yazmaya, sizlerle paylaşmaya çalışacağım şeylerde kendi geçtiğim yollardan, bu yolda karşılaştığım farklı öğrencilerim ve danışanlarımla tecrübe ettiğimiz deneyimlerden, araştırmış olduğum farklı konulardan bahsetmek olacak. Bir gün psikoloji ile ilgili bir yazıya denk gelmişken, bir sonraki yazıda egzersiz, bir sonrakinde biyolojiden, bir başka yazıda nefesten bahsetmiş olabilirim sizlere, insanın işleyişi ve bağlantılı olduğu veya yoldayken karşılaşmış olduğum ne varsa bütün bu deneyimleri sizlerle paylaşacağım. Bu uzun ince karışık bir adamın insanı, işleyişi ve evreni keşfetmek adına çıkmış olduğu bir serüven, bu serüvenin içerisinde durağımız şu anda burası. Burada olmaktan umarım siz de keyif alırsınız.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale