X

Günlük tutmak: Bir kendini sevme yolculuğu

Günlük tutan bir insanın en iyi arkadaşı, bir şeyleri paylaşmak istediğinde sayfaları her zaman hazır olan bu küçük defterdir. Bu günlük aktivite, bir noktadan sonra insanın pusulası, rehberi ve kalbini hem kendisi hem de başkalarıyla paylaşmasını sağlayan bir yol olur.

İstekleri ve hayalleri sayfalara dökmenin gücü büyüktür. Bu yüzden aşağıda bir örnek olarak, kendinizi ve yaratıcı yönünüzü günlük tutma yoluyla sevmek için bir haftalık bir günlük tutma yolculuğuna yer verdik:

İstekleri ve hayalleri sayfalara dökmenin gücü büyüktür.

1. gün: Başlangıç

Sabah gün ışığıyla birlikte, tercihen bir fincan çayla birlikte evinizin rahat bir köşesinde oturun. Nefes alın ve verin. Şu anki hayatınıza başlamak için aradığınız şey ne? Aklınıza gelen bir kelime veya cümle var mı? Aklınıza gelen her ne ise ona iyice açıklık getirin. Sonra günlüğünüze yazın. Bugünlük bu kadar. Şimdi bu kelimeyi, günün geri kalanında daha derinden keşfetmek için aklınızda tutun.

2. gün: İlham kaynağınızı bulun

Size yaratıcı olmanız için ilham veren ne? Işık mı? Bir hayvan? Ya da bir çocuk? Bunlar her ne ise serbestçe yazın. Çünkü ilham perisi birçok farklı formda karşımıza çıkabilir ve her birimiz için farklılık taşır. Peki hayatınızdaki bu ilham kaynaklarını nasıl besliyorsunuz? Size ilham vermeleri için siz onlara ne sunuyorsunuz? Bu soruların üzerinde düşünüp fikirlerinizin akmasına izin verin.

3. gün: Derine inin ve iyileşin

Hepimizin yaratıcılıkla ilgili yarası vardır. Biri size geçmiş bir zamanda iyi çizemediğinizi söylemiş olabilir; ya da belki de içimizde yaratıcılık gerektiren eylemlerden uzak kalmamıza neden olan hayal kırıklıklarını taşıyoruzdur. Bu sınırlayıcı inançların hepsi bizi ilham kaynaklarımızdan uzaklaştırır. Üstüne baraj kurulan bir nehir düşünün, özgürce akmayı bırakan bir nehir olacaktır bu.

Kendinizi özgür bırakın ve bu günün yazısını bu kısıtlamaları aydınlatmaya ayırın. Eğlenceli olmayabilir, ama özgürleştirici olacağı kesin. Yazdıktan sonra sayfayı koparıp yakmak sizin seçiminiz. Size iyi gelen her ne ise… İçinizde akan nehri özgür bırakın.

4. gün: Kalbe renk verin

Şimdi sayfalara biraz daha renk katma zamanı. Çünkü renkler kalbin dilidir. Açtığınız yeni sayfanın ortasından başlayın ve bir mandala gibi katmanlar halinde yuvarlak şekiller çizin. Hangi renk gözünüze daha iyi görünüyorsa onu alın. Üzerine düşünmeyin, sadece renklerin birbirine karışmasına izin verin. Bunu oyun oynar gibi yapın.

5. gün: Sevgiye ses verin

Bugünkü de önceki günün renk keşfiyle aynı akışkanlığa sahip bir deneyim. Şimdi kelimelerimize ve kendimize ışık tutup kendimiz için bir sevgi şiiri yazacağız. Sahip olduğunuz güzellikleri sayabilir misiniz? Kafiyeli olup olmaması mühim değil, kelimelerin akışına kapılın ve kendinizi bir bir güzellemeyle onurlandırın. Bitirdiğinizde aynanın karşısına geçip, yazdıklarınızı kendinize yüksek sesle okuyun.

İlginizi çekebilir:Kendinizi daha çok sevmek için hayat yolculuğunuzda yüklerinizden kurtulmalısınız

6. gün: İçgörü

Özünüzün soyut bir otoportresini çizebilir misiniz? Renkleri, çizgileri, şekilleri ve boşluğu kullanabilirsiniz bunun için. Dün yazdığınız şiirde kullandığını enerjiyi bugün kendinizi görsel olarak anlatmaya kullanın.

7. gün: İlerleme

Hayatınızda, bu keşif yolculuğunuzda size katılmaya istekli olabilecek kim var? Aklınıza bunu yapabilecek kim geliyorsa yazın ve onunla iletişime geçin. Gelecek hafta için bir buluşma planlayın ve günlüğünüzün 1-2 sayfasını ona gösterin.

Yaratıcılıkla ilgili katıldığınız bu yolculuğu paylaşmak, size yalnız olmadığınızı hatırlatacak ve kendi keşfiniz için size umut verecektir. Kendimizi başkalarının aynalarında gördükçe yürüyecek yeni yollar keşfederiz. Bu şekilde ilham kaynaklarımızı fark etme yeteneğimiz artar.

İlginizi çekebilir: Günlük tutmanın hayatınıza katacağı yepyeni özellikler

Kaynak: 

mindbodygreen.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale