X

İstanbul Koşu Grupları: Gruplaşalım, koşalım da koşalım…

Koşalım da koşalım

“Amaaan şu kış da bitse artık.” derken baharın ilk ayı bile bitti gitti farkındaysanız. Kabul, son birkaç gündür hava pek serindi, ama düzeliyor artık. Varsın azıcık rüzgar da oluversin. Kışın ortasında bile koşan, kendini sokaklara vuran biri olarak bana pek işlemiyor, rüzgar, yağmur, çamur açıkçası. Hepsi farklı güzel, farklı bir heyecana kapı aralıyor.

Kışı sevmeyenlerdenseniz, artık evden çıkma zamanınız gelmiş demektir. Hani hep beklenen o yürüme, koşma, bisiklete binme havası hakim artık ortamlara. Acele ediniz, kaçırmayınız yosun kokusunu, yeni kesilen çimlerin burnunuza dolan esansını, ağaçların pıtır pıtır çiçeklerine kavuşmasını.

Dün Caddebostan’daydım. Sabah bisiklete bindim, akşam koştum güneşi batırarak. O renkler, ah o renkler; nasıl bir kırmızı, nasıl bir turuncu, nasıl bir kızıl anlatamam. Huzur içimizde gerçekten de görmeyi, yaşamayı bildikten sonra 🙂 Daha ne olsun; hem sporrenkler, ah o renkler;umu yapıyorum, hem arkadaşımla sohbet ediyorum, hem de manzaraya bakıyorum hayranlıkla.

Ve işte geliyor yeni bir mazeret. Yanlış duymadım, değil mi? “Sen arkadaşımla sohbet ediyorum diyorsun ama benim koşan arkadaşım yok ki. Konuşmasam da yanımda biri olsun istiyorum ama yalnızım işte. O yüzden de yürüyemiyorum/koşamıyorum.” diyenler olmuştur mutlaka az evvelki satırları okuyunca. Bildim mi?

Hiç sorun değil, daha önceki mazeretlere bulunduğu gibi hemen buna da bulunur bir çözüm yolu.

İşte size İstanbul’daki koşu gruplarından örnekler. Daha fazlası elbette vardır ama ben sadece bire bir bildiğim, koşularına katıldığım grupları yazmak istedim öncelikle. Bu arada diğer illerdeki grupları da yazmak isterim, önerisi olanlar aşağıdaki mail adresim aracılığıyla benimle iletişime geçebilirler.

Adım Adım

Yazılarımı sürekli takip edenler Adım Adım’ı sık sık duyuyorlar zaten. Ben maratonlara onların bünyesinde katılarak TOG için bağış topluyorum. Adım Adım epey kalabalık bir grup. Ultra maraton koşanlar da, henüz dün koşuya başlamış olanlar da orada. Organize bir şekilde Belgrad Ormanı’nda, Caddebostan’da ve Maçka Parkı’nda koşuyorlar. Adım Adım ile iligli diğer yazılarım şurada, şurada ve şurada.

Team İstrunbul Running Academy

Oldukça iddialı bir grupla karşı karşıyayız. Hedeflerini sürekli geliştiriyor, hep birlikte yurt dışındaki maratonlara katılıyor, bağış topluyor,  koşmak için sabahın köründe buluşup güneşin doğmasına eşlik ediyor, kilometreye doymuyorlar.

İstanbul Koşu Kuvvetleri (İKK)

Onlarla 2 kez koştum ve hayran kaldım enerjilerine.  Buluşuyorlar, kafalarına esen yere doğru başlıyorlar koşmaya. Sürprizlerle dolu ve sosyal sorumluluk konusunda duyarlı bir grup.  Rock’n Coke alanında koşan birilerini görünce şaşırmıştım, sanırım İKK ile de ilk kez o zaman karşılaşmıştım.

Bu Kızlar Nereye Koşuyor?

Benim anladığım kadarıyla her yere koşuyorlar. Bir gün buradalar, ertesi gün Antalya’da, bir sonraki gün de onları Bodrum’da görürseniz şaşırmayın. Kendilerini amatör sosyal spor grubu olarak adlandıran BuKızlar, zaten her gün bir şeyler için koşuşturduklarını ve bunu eğlenceli bir hale getirmeye çalıştıklarından söz ediyorlar manifestolarında. Tamamını okumanızı öneririm.

Ataşehir Atletizm

İşte benim için spor yaparken eğlenceye doymanın adresi. Koşarken Türk Sanat Musikisi’nden, Türk Halk Müziği’ne uzanan bir repertuardaki parçalar icra edilirken, bir yandan da kameralara canavar pozu veriliyor, dans etmek serbest, oynamak isteyene de karışan yokJ Anadolu Yakası’nda oturuyorsanız ya da buraları koşarak keşfetmek istiyorsanız grupla tanışmanızı öneririm. Yaş ortalaması yüksek ama ‘İnsan hissettiği yaştadır.’ düsturu an be an kanıtlanıyor kahkahalar eşliğinde. Doğruymuş sporun insanları mutlu kıldığı ve mutluluk artıp gülmeye doyamayınca daha da gençleştirdiği. Ataşehir Atletizm ile yaptığım ilk koşuyu şöyle anlatmıştım.

Not: Maillerinizi kivergu@gmail.com adresine bekliyorum.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale