X

Gizlilik, güvenli paylaşım, sağlık: Apple yeni özelliklerini WWDC 21’de duyurdu

WWDC 2021 etkinliklerinde, Apple ürünleriyle ilgili heyecan verici yenilikler duyuruldu. Özellikle gizlilik ve sağlık alanlarına odaklanan bu yeniliklere birlikte göz atalım.

iOS 15 kullanıcıların odaklanma sorununu çözüm sunuyor

Apple, dikkat dağınıklığını azaltan yeni Odak özellikleri, bilgi keşfetmeye yönelik gelişmiş aygıt içi akıllı teknolojiler ve FaceTime’da yapılan büyük güncellemelerin yanı sıra dünyayı keşfetmenin daha fazla yolunu sunan Harita, Hava Durumu ve Wallet güncellemelerinin ön tanıtımını yaptı. Bu güncellemeler arasında neler mi var?

  • Daha doğal FaceTime görüşmeleri ve SharePlay ile paylaşılan deneyimler
  • Odaklanma araçları
  • Yepyeni bir bildirimler deneyimi
  • Aygıt içi akıllı teknolojiler live text, gelişmiş spotlight arama ve pek çok diğer özelliğe güç veriyor
  • Yeniden tasarlanan tarayıcı deneyimi ile Safari
  • Apple harita uygulaması ve artırılmış gerçeklikle dünyayı keşfetmeniz mümkün
  • Yeni anahtarlar ve eyalet kimlikleri Apple Wallet’a geliyor
  • Yeni gizlilik Özellikleri
  • Yeniden tasarlanan hava durumu ve notlar uygulamaları

Detaylı bilgi için: iOS 15, bağlantıda kalmanın yeni yollarına ek olarak kullanıcıların aygıt içi akıllı teknolojilerle odaklanmalarına, keşfetmelerine ve daha fazlasını yapmalarına yardımcı olan güçlü özellikler sunuyor

iPadOS 15 iPad’in yeni üretkenlik özelliklerinin önizlemesini sunuyor

iPad şimdi daha da kullanıcı dostu çoklu görev özellikleri, entegre araç takımlarına sahip yeni Ana Ekran tasarımı, Hızlı Notlar ile sistem genelinde not alma, SharePlay, yeniden tasarlanan Safari deneyimi ve odaklanmaya yardımcı olan yeni araçlarla sunuluyor.

  • Çoklu görev ve klavye kestirmeleriyle daha fazlasını yapın
  • Araç takımları ve uygulama arşivi ile iPad’i düzenleyin ve kişiselleştirin
  • Hızlı notlar ile fikirleri not etme, Etiketler’i kullanarak düzenli olma
  • Daha doğal FaceTime görüşmeleri ve SharePlay ile paylaşılan deneyimler
  • Yeniden tasarlanan tarayıcı deneyimi ile Safari
  • Odaklanma araçları
  • Aygıt içi akıllı teknolojiler yeni fotoğraf özelliklerine güç veriyor
  • Çeviri uygulaması iPad’e yepyeni iletişim becerileri kazandırıyor
  • Swift Playgrounds ile uygulama geliştirme

Detaylı bilgi için: Apple, iPadOS 15 ile iPad’in yeni üretkenlik özelliklerinin önizlemesini sunuyor

macOS Monterey, daha fazlasını yapmanızı sağlayan güçlü özelliklerle ön plana çıkıyor

Monterey, arkadaşlar ve aileyle bağlantı kurmanın, aygıtlar arasında daha akıllı bir şekilde çalışmanın ve odaklanmanın yeni yollarını sunuyor.

  • Mac ile daha fazlasını yapın: Safari’de sekme grupları, Kestirmeler, Notlar ve Odak özelliği
  • Bağlantıda kalmanın yepyeni yolları: FaceTime, SharePlay ve Sizinle Paylaşılan sekmesinde yenilikler
  • Apple aygıtları arasında çalışmanın yeni yolları: Universal Control, AirPlay to Mac yenilikleri; Harita, Live Text, iCloud+ve erişilebilirlik güncellemeleri

Detaylı bilgi için: macOS Monterey, daha fazlasını yapmanızı sağlayan güçlü özelliklerle sunuluyor

watchOS 8 ile yeni erişim, bağlantı ve farkındalık özellikleri 

Yeni watchOS, Wallet uygulamasında daha fazla erişim, Ev uygulamasında daha fazla özellik, yeni antrenman türleri ve güncellenmiş Nefes uygulamasını sunuyor.

  • Wallet ile daha fazla erişim
  • Yeniden tasarlanan ev uygulaması
  • Yeni antrenman türleri
  • Farkındalığa yeni bir yaklaşım
  • Uykuda solunum hızı
  • Portreler, saat kadranı ve fotoğraflar
  • Mesajlar ve kişiler
  • Odaklanma özellikleri
  • Nesneleri Bul, Aile Ayarları, Apple Fitness+ ve çok daha fazlası

Detaylı bilgi için: watchOS 8 ile Apple Watch’a yeni erişim, bağlantı ve farkındalık özellikleri geliyor

Apple, gizlilik konusundaki liderliğini pekiştiriyor

Yeni özellikler, kullanıcılara uygulamaların verilerini nasıl kullanacaklarını kontrol ve takip etme imkanı sağlıyor. Yeni koruma özellikleri kullanıcıların verilerine erişimi daha iyi kontrol etmelerine ve yönetmelerine yardımcı oluyor. Bu özellikler Apple’ın gizlilik konusundaki süregelen liderliğine dair en yeni inovasyonları yansıtıyor. Şirket, gizlilik konusundaki kararlılığının kapsamını giderek artırırken Şeffaf Uygulama Takibi ve App Store’daki Gizlilik Etiketleri gibi özelliklerle tüm sektörde değişimi teşvik ediyor.

Ön plana çıkan özellikler ise şöyle:

  • Verileri üçüncü taraflardan koruma
  • Uygulama gizliliğinde kontrol imkanı
  • Siri isteklerindeki sesler aygıt içinde işleniyor
  • iCloud+ ile internette daha fazla gizlilik

Ayrıca Mevcut Konumu Paylaş, fotoğraf arşivine sınırlı erişim özelliği ve güvenli yapıştırma özellikleri de kullanıcı gizliliğini koruyarak uygulama işlevselliğinin artırılmasını sağlıyor.

Detaylı bilgi için: Apple, gizlilik konusundaki liderliğini iOS 15, iPadOS 15, macOS Monterey ve watchOS 8 ile pekiştiriyor

Apple, güvenli paylaşım ve yeni bilgiler sağlayan özelliklerle kişisel sağlıkta çıtayı yükseltiyor

iOS 15 ile birlikte, iPhone ve Apple Watch kullanıcıları şimdi sağlık verilerini sevdikleriyle veya sağlık ağıyla paylaşabiliyor, Eğilimler’i görüntüleyebiliyor ve Yürüme Dengesi’ni ölçebiliyor. iPhone ve Apple Watch’un çığır açan sağlık özelliklerini daha da ileriye taşıyan iOS 15, kullanıcılara verilerini bir aile üyesi veya doktor gibi hayatlarında önemli bir yeri olan kişilerle güvenli bir şekilde paylaşma ve sevdiklerinin sağlık eğilimleriyle ilgili bilgi alma imkanı sağlıyor. Bunlara ek olarak, iOS 15’te kişinin sağlık verilerindeki değişiklikleri belirlemeye, ölçmeye ve anlamaya yarayan yeni araçlar da yer alıyor.

  • Sağlık paylaşımı: Kullanıcılar iOS 15 ile birlikte sağlık verilerini güvenli bir şekilde sevdikleri biriyle paylaşmayı seçebiliyor.
  • Eğilimler: Sağlık uygulamasında kullanıcının belirli bir ölçümün değişimini kolayca görebilmesi için, dinlenme kalp atış hızından uykuya ve kardiyo fitness düzeyine kadar 20’den fazla veri türü için eğilim analizi özelliği ekleniyor.
  • Yürüme dengesi: iPhone’daki, sektörün ilk Yürüme Dengesi özelliği kullanıcılar iPhone’larıyla yürürken önemli mobilite verilerini yakalayarak düşme riski hakkında bilgi sağlıyor.
  • Gizlilik: Sağlık verileri kullanıcının kontrolü altındadır ve kullanıcı, hangi veri türlerinin kimlerle paylaşıldığı gibi ayrıntıları da kendisi seçer. Veriler aktarım sırasında şifrelenir ve kullanıcının aygıtında parola, Face ID veya Touch ID ile kilitlendiğinde güvende tutulur. Kullanıcı bu verileri bir yakını veya doktoruyla paylaşmaya karar verdiğinde Apple’ın verilere erişimi olmaz.

Ayrıca:

  • iPhone’da Sağlık Kayıtları’nın iyileştirilmiş laboratuvar deneyimi kullanıcıların tahlil sonuçlarını incelemeleri şimdi daha kolay.
  • watchOS 8 ile birlikte, Apple Watch uyku sırasında solunum hızını (dakika başına nefes sayısı) da ölçebiliyor.
  • watchOS 8’deki yeni Farkındalık uygulaması derin nefes deneyimini yeniliyor ve ayrıca iç dengenizi ve sakinliğinizi korumanın yeni bir kolay yolunu sunuyor.
  • iOS 15 ile birlikte dünya genelinde kullanıcılar aşı kayıtlarını ve test sonuçlarını doğrudan Sağlık uygulamasında saklama seçeneğine sahip.

Detaylı bilgi için: Apple, güvenli paylaşım ve yeni bilgiler sağlayan özelliklerle kişisel sağlıkta çıtayı yükseltiyor

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.

Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.

Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 

İlgili Makale