X

Finlandiya vatandaşlarıyla sosyal devletin tarihini yazıyor

Siz de Finlandiya’da yaşamak ister miydiniz?

Finlandiya’da hükümet son dönemde sosyal servis programlarından kurtularak vatandaşlarına garantili vatandaşlık geliri ödemeyi planlıyor. İrdelenen ilk öneri her yetişkinin yıllık gelirinin ve diğer ücretler dışında aylık 871,86  $ alması yönünde. İsviçre’de daha önce 70’lerde Maritoba ve Kanada hükümetlerinin geçtiği bu konuda aynı uygulamaya geçmeyi planlıyor.

Geçmiş örneklerin aksine, garantili vatandaşlık geliri tamamen yeni bir konsept olup  elbette her yeni uygulamada olduğu gibi bunda da avantajlar ve dezavantajlar olacaktır. Finlandiya’nın 2017 yılında pilot uygulamaya geçmesi planlanıyor. Hükümet yeni sisteme oldukça olumlu bakmakta çünkü şu anki sistemin oldukça karmaşık ve bürokratik olduğu düşünülüyor. Burada tartışmalar vatandaşlık geliri nedeniyle işsizlik oranının otomatik olarak yükselerek çift haneli sayılara ulaşacağı yönünde. Finlandiya İşçi Sendikası ise tam tersi bildiri yayınlayarak bu uygulamanın ülkedeki insanların refah seviyesini arttırıp ileri taşıyacağına inandığını belirtti.

Peki bu uygulama sizce iyi mi yoksa kötü bir fikir mi? Esasında bunu söylemek için biraz erken. Olumlu tarafından bakarsak uygulama vatandaşlar için  maddi  güvence sağlayıp finansal durumunu herhangi bir şekilde kanıtlamasına gerek bırakmıyor. Oysa madalyonun öbür yüzüne bakacak olursak, Finlandiya er ya da geç tüm ihtiyaçların eşit olmadığı gerçeğiyle karşılaşacak. Vatandaşlık vergisi, bireyin ani bir iş kaybı durumunda ya da ailevi yükü çekmek zorunda kaldığında devletten ekstra yardım alacağı anlamına geliyor.

Sonuç olarak bu çalışma hangi yönde sonlanırsa sonlansın  bütün dünyanın bunu dikkatle izleyeceği aşikar. Amerikalı politikacılar tarafından ülkede sosyal devlet ve refah programı tartışmaları sıkça yapılıyor. Bu yapılan çalışmalar onlar için ders niteliğinde olacaktır.

Kaynak:

bigthink.com

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Soğuk duş almak için 7 muhteşem sebep

Gün içinde sürekli oturmak zorunda olanlar için 3 dakikalık ‘düzgün oturma’ dersi

Gözlerinizle ilgili daha önce hiç bir yerde duymadığınız 50 şaşırtıcı gerçek

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale