X

“Enerjimi kaybettim, hükümsüzdür” ilanından önce hayatı kutlamaya dönüştürmenin yolları

Uzun bir zaman sonra yeniden kendimi en iyi, en huzurlu hissettiğim yerden, yazılarımdan, merhaba! Birazcık ara vermek durumunda kaldığım için önce kendimden, sonra da beni takip eden okuyucularımdan özür dileyerek başlamak isterim.

Peki nerelerdeydim? Sebebini bilmediğim bir şekilde kaybettiğim enerjimi ve iç huzurumu arıyordum. Neyse ki fazla uzağa gidemeden yeniden yakaladım onları. Bir an benim bile endişelenmeme sebep olacak kadar derinlere gömülmeye hazırlanıyorlardı iç dünyamda. Garip bir şekilde bir isteksizlik hali, enerjisizlik sarmaya başlamıştı her bir hücremi. Bu duruma bir türlü anlam veremiyordum. Bir önceki yazımda bahsettiğim, hayata geçirmek için kolları sıvadığım projelerime bile başlayacak motivasyonu kaybetmiştim adeta.

Hal böyle olunca ne yapmam gerektiğine bir türlü karar veremedim en başta. Sonra da “Dur Pınar hemen panik olma dedim”. Öyle ya bu durumun sonsuza kadar sürecek hali yoktu ki! “Öncelikle yaşadığın bu durum sana özel değil, insansın ve zaman zaman duygularının arasında kaybolmaya izin ver” dedim kendime. Bu izin veriş, duygularımın bir anlamda özgürleşmesini sağladı. “Evet, şu anda hiçbir şey olmamayı, hiç şey yapmamayı kabul ediyorum!” dedim ve derin bir oh çekerek arkama yaslandım. Bu eylemsizliğe teslim olmayı kabul ederek beklemeye başladım.

Fark ettim ki, sürekli bir plan yapmaya, bir eylemde bulunmaya çabalamak beni çok yormuş. Kafamda sürekli dönen projeler bile bir anlamda benim için parlaklığını yitirmeye başlamış. Bilirsiniz, bazen yaşadığımız her duruma dışarıdan bakmak inanılmaz başka kapılar açılmasına sebep olabiliyor.


Ben de bıraktım, kanepemde bir başkasının hayatını izliyor gibi başladım kendi hayatımı izlemeye. Hatta o kadar iyi ki oldu ki, bazı sahneleri durdurup üzerine yorum yaptım, bazılarını da geriye alıp “Bu sahne olmamış, bir sonraki sahneyi daha iyi oyna” diye de yorumlarda bulundum.

Durdurduğum sahnelerde kendimi yorumlarken bir de ne fark ettim biliyor musunuz? Kendime karşı çok acımasızca eleştiride bulunuyorum! Evet, başkasına karşı hoşgörülü, şefkatli ve empati odaklı ben, kendime karşı bunların hiçbirini yapmıyormuşum meğer.

Çok ağır eleştirip şefkati kendimden esirgiyormuşum. Ve bingo! Sonunda neredeyse gazeteye ilan vereceğim “Enerjimi kaybettim hükümsüzdür” ilanının sebebini bulmuştum. Yaptığım ağır eleştiriler, kendime karşı hoşgörülü olmamam, aşırı mükemmeliyetçiliğime sığınmam benim adım atmamı engellemiş. Hatta engellemekle de kalmamış, iç huzurumu ve dengemi de bozmuş. “Dengem neden bozuldu?” sorusu da benim merkezimin değişmeye başlaması sebebiyle olmuş, bunu da çekildiğim köşemden gördüm sonunda.

Kendimi hiçbir konuda öncelikler arasına almamıştım son dönemde. Etrafımdaki herkes benim için hemen öncelikler listesine girerken, ben çoğu zaman listenin sonunda yer alıyor veya hiç listede olmuyordum. İşte tüm bunlar da odağımın değişmesine, dengemin bozulmasına, enerjimin düşmesine ve iç huzurumun beni terk etmesine sebep olmuş, fark ettim!

Ve ben tüm bunları duygularımın normalleşmesine izin vermeseydim bulamayacaktım. İyi ki kabul ettim. İyi ki içimdeki o karmaşanın da insana dair olduğunu yok saymadım.

Bazen içimizdeki sesleri “iyi olmam lazım” çığlığı ile o kadar bastırıyoruz ki sadece geçici çözümlerle acıları dindiriyoruz. Ben bu sefer bunu reddettim. Yüzleştim, kabul ettim. Tüm karmaşık duygularım da bayramlardaki resmi geçit töreni gibi önümden teker teker geçtiler. Ben de bir devlet başkanı edası ile hepsiyle selamlaştım teker teker. “Sizi görüyorum, varlığınızı kabul ediyorum” dedim. Onlar da bu kabulü saygı ile karşılayıp, yavaş yavaş yerlerini yeni duyguların resmi geçit yapmalarına izin verircesine terk ettiler.

Şu anda, tekrar kanepeme kıvrılıp bu sefer keyif kahvemi yudumlayarak, kendimi yeniden “kendi merkezime” almamı kutluyorum. Bu yazımda bunun kutlama manifestosu olsun istedim.

Peki ya siz en son neyi kutladınız kendinizde? Haydi şimdi sıra sizde ve unutmayalım ki hayatımızı bir kutlamaya dönüştürmek bizim elimizde…

İlginizi çekebilir: Tüm kapıları açmanın sırrı: Şefkat dilini benimsemek

Pınar Tümkaya: Selamlar, ben Pınar Tümkaya. 1984 senesinde sevimli bir Akdeniz kenti olan İskenderun’da doğdum. Çukurova Üniversitesi İktisat Bölümünden 2007 senesinde mezun olmadan hemen önce hep hayalini kurduğum İK alanında İşe Alım Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Ama maalesef, kısa bir süre sonra rüzgar beni Mersin’e getirdi. Şuanda Mersin’de, uluslararası bir şirkette Finansal Kontrolör olarak görev almaktayım. Kendimi bildim bileli sıkıntımı, derdimi en çok yazarak anlatmayı sevdim. Ancak, yazar olmak hiç hayalim olmadı. Hayalim her zaman, insanlarla etkileşimde olarak, onların sorunlarına destek ve çözüm ortağı olmak oldu. Her ne kadar çalışmakta olduğum alan insanlardan çok rakamlarla ilgili olsa da kişisel gelişim aşkım hiç bitmedi. Geçtiğimiz Mart ayında bunu artık daha profesyonel bir hale getirmem gerektiğine karar vererek House of Human’dan Profesyonel Yaşam Koçluğu programını tamamlayarak Yaşam Koçu oldum. Bu platform sayesinde yaşayıp aştığım, her tökezlediğimde kendimce ürettiğim çarelerin başka insanların da çözümü olmasına vesile olmak, yazılarımla sesimi duyurabilmek en büyük mutluluğum olacaktır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale