X

Endişe duymadan flört etmenin 5 yolu

“Zayıf yanlarını kabul ettiğiniz kadar güçlü, kusurlarınız için minnettar olduğunuz kadar güzel ve yaptığınız hatalarınızdan öğrendikleriniz kadar bilgesiniz”

Sayıları hızla artan yeni nesil tanışma uygulamaları sayesinde, flört etmek artık günlük hayat içinde çok daha kolay ulaşılan bir sosyal olgu halini aldı. Ancak ne tuhaftır ki insanları binlerce farklı insanla bir araya getiren bu uygulamaların hayatımıza girmesiyle birlikte, flört ve ilişki arayışında olanlar daha sabırsız ve mükemmeliyetçi bir tavra büründüler. Diğer bir deyişle, online platformlar vasıtasıyla kendilerine uygun birilerini arayan kişiler kendileri için “en ideali” bulmak için birlikte mutlu olabilecekleri pek çok aday alternatifini de pas geçmiş oluyorlar. Özellikle 30’lu yaşlara doğru daha da seçici hale gelen insanlar için artık her yeni flört macerası “Acaba zaman mı kaybediyorum?” sorusunun sorulduğu bir bilinmezliğe dönüşüyor. İşte flört ederken anı yakalamanızı ve harcadığınız çabanın boşa gitmemesini sağlayacak 5 basit tüyo:

Andan keyif alın

Yeni başlayan ve henüz taptaze olan bir flörtü bir an evvel ayakları yere basan bir ilişkiye götürmeye çalışmak yapılan en yaygın hatalardan biridir. Çünkü sonuç odaklı olmak, karşınızdaki kişiyi daha iyi tanımak adına geçirdiğiniz sürede yaşayabileceğiniz pek çok güzelliği kaçırmanıza neden olabilir. Ayrıca gereğinden fazla hızlı ve zorlayarak başlayan ilişkilerin de ileride sıkıntılar yaratabileceğini unutmayın. Yani ne olursa olsun, içinde bulunduğunuz ana odaklanın ve partnerinizle geçirdiğiniz kaliteli zamanın tadını çıkarmaya çalışın.

Flört ederken daima anı yaşamak gerekir

Acele etmeyin

Biliyoruz söylemesi kolay ama flört ederken asla acele etmeyin. Çünkü bir insanla flört ederken, onun gerçek karakterini ve doğal tepkilerini görmek için farklı koşullara ve durumlara; dolayısıyla da geniş bir zamana ihtiyacınız vardır. Örneğin; flört ettiğiniz kişiyle bir yolculuk yapmak genelde kişinin ruh hali ve genel özellikleri ile iyi ipuçları verir. Ancak siz flört ettiğiniz kişiyi hiç gözlemlemeden işi hemen ciddiye bindirmek isterseniz, olayın kalp kırıklığı ile sonuçlanması güçlü bir ihtimal haline gelebilir.

Küçük molalar verin

Eğer sürekli birileriyle çıkıyor ve artık flört etmek sizin günlük hayatınızın ayrılmaz bir parçası haline geldiyse bir ara vermenin zamanı gelmiş demektir. Çünkü ardı sıra çıkılan randevular, sizin karşılaştığınız kişileri birbiriyle kıyaslamanıza ve kurulacak ilişki bağını mekanikleştirmenize neden olabilir. Bu yüzden bu tip randevuları, hayatınıza renk getirecek bir sosyal olay olarak konumlandırmanızda fayda var.

Emek harcayın

İster 2 aydır görüştüğünüz biri olsun, ister 2 senelik ciddi bir ilişkiniz her koşulda karşınızdaki insanın ruhuna hitap etmek için emek harcamanız gerekir. Aksi halde tüm ilişkiler zaman içinde yok olup gitmeye mahkumdur. Eğer randevularınız boşa gitsin istemiyorsanız, buluşmalarınıza ve karşınızdaki kişiye karşı daima özenli olun ya da birbirinizi tanıma sürecinde sorunlar yaşarsanız, bu sorunların çözümünü ille de karşıdan beklemeyin ve adım atın.

Flört ettiğiniz kişiyle yola çıkmak onu daha iyi tanımanıza imkan sağlar

Güçlü ve zayıf yanlarınızı iyi analiz edin

Geçmiş ilişkilerinizde yaşadığınız her tecrübeyi bir yeni ilişkileriniz için size yön verecek bir rehber gibi algılayın ancak flörtünüz boyunca karşınızdaki kişiyi asla eski sevgilinizle kıyaslamayın. Geçmişteki hayal kırıklıklarınızın, sizi bugün daha güçlü yapan dersler olduğunu düşünün ve olayların üstesinden nasıl geldiğinizi kendinize sık sık hatırlatın. Bunu kendinize hatırlatmanız, yeni problemlerle yüzleşmekten korkmamanıza yardımcı olacaktır.

Sorunları konuşup tartışmaktan kaçınmayın

 

Kaynak:

tinybuddha.com

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

Uzun ve sağlıklı ilişkiler için bilimsel araştırmalara dayanan 11 öneri

Ruh ikizinin ‘doğru’ kişi olduğunu anlamanızı sağlayacak 17 öneri

Arkadaş mı kalmalı? Romantik ilişkiye yelken mi açmalı?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale