X

En iyi diziler: Tüm zamanların en etkileyici yabancı dizilerini keşfedin

Son yıllara damgasını vurmuş, gelmiş geçmiş en iyi diziler, evde zaman geçirdiğiniz zamanı daha keyifli bir hale getirebilir. Eğer siz de kendinizi kaptırıp günlerce etkisinde kalacağınız dizi önerileri arıyorsanız bu yazı tam size göre. Yayınlandığı dönemde tüm dünyada ses getiren en iyi yabancı dizileri sizin için mercek altına aldık. En iyi bilim kurgu dizileri, en iyi dönem dizileri, en iyi gençlik dizileri ve çok daha fazlası yazımızda. İşte mutlaka izlemeniz gereken en iyi yabancı diziler:

En iyi aksiyon dizileri

Obliterated (IMDb: 6.6)

Aksiyon, macera, biraz da komedi arayanlar için hepsini bir arada sunan en iyi aksiyon dizilerinden biri Obsession. Birbirinden tehlikeli görevleri gerçekleştirmekte usta olan ajanlardan oluşan özel bir grup, hiç de uygun olmayan bir zamanda yeniden göreve çağrılır ama bu kez başarıp başaramayacaklarını kestirmek çok zor.

Breaking Bad (IMDb: 9.5)

İzlenmesi gereken diziler listelerinin vazgeçilmezi Breaking Bad, kanser olan bir kimya öğretmeninin ailesine para bırakabilmek adına uyuşturucu yapımına başlaması ve öğrencisi Jesse ile beraber atıldığı maceraları konu ediniyor.

Dexter (IMDb: 8.6)

Gelmiş geçmiş en iyi diziler arasında yer alan Dexter, Miami Metro Polis Departmanı’nda kan sıçrama analisti olarak çalışan, aynı zamanda seri katil olarak gizli bir yaşam süren Dexter Morgan’ın hayatını anlatıyor.

Prison Break (IMDb: 8.3)

En iyi yabancı dizilerden bir diğer Prison Break, haksız yere idam cezası alan ağabeyini kurtarmak için tüm yasal yolların tükendiğini fark eden Michael Scofield’in yaptığı kaçırma planı üzerine kuruluyor. onlarla bir maceraya atılmak isterseniz 5 sezonluk bu diziyi mutlaka izleyin.

Homeland (IMDb: 8.3)

Hatufim (Savaş Mahkumları) dizisinden esinlenen Homeland, bir politik gerilim dizisi. Bir CIA draması olarak tanımlayabileceğimiz bu diziyi, gerilim severler kesinlikle kaçırmamalı.

La Casa De Papel (IMDb: 8.3)

Yayınlandıktan kısa bir süre sonra en iyi yabancı diziler arasına giren La Casa De Papel, başarılı bir İspanyol yapımı. Bir suç dizisi olarak tanımlayabileceğimiz bu yapımda, klasik bir soygun, son derece sürükleyici ve bağlayıcı bir anlatımla ele alınıyor. En iyi Netflix dizileri arasında gösterilen La Casa De Papel’i hala izlemediyseniz mutlaka bir şans verin deriz.

The Walking Dead (IMDb: 8.2)

Bol ödüllü bir çizgi roman uyarlaması olan The Walking Dead, geçirdiği bir kaza sonrası girdiği komadan beklenmedik şekilde uyanan ve artık tüm dünyaya zombilerin egemen olduğunu keşfeden şerif yardımcısının hikayesini konu alıyor. The Walking Dead, zombi mitini seven ve yabancı diziler konusunda iddialı herkesin mutlaka listesinde olmalı.

En iyi bilim kurgu & fantastik dizileri

Game of Thrones (IMDb: 9.3)

En iyi yabancı diziler listesi yapılır da Game of Thrones’a yer vermeden olur mu? Tüm dünyayı ele geçiren ve etkileyici senaryosu ile uzun yıllar adından söz ettiren Game of Thrones’u, dünyadan soyutlanmak isteyenler mutlaka izlemeli.

Dr. Who (IMDb: 8.8)

2005 yapımı Dr. Who, dünyanın en uzun soluklu dizilerinden olan ve 1963-1989 yılları arasında devam eden klasik Doctor Who’nun maceralarının devamı. Dizinin pilot bölümü, Londra’da tezgahtarlık yapan Rose’un Doktor’la tanışması ve ona katılıp maceradan maceraya koşmaya karar vermesiyle başlıyor. Dizi sürükleyici konusuyla mutlaka izlenmesi gereken diziler arasında.

Black Mirror (IMDb: 8.8)

İlk sezonun üzerinden yıllar geçmesine rağmen Black Mirror halen en iyi diziler arasında. Her bölümü birbirinden bağımsız olan seri, içinde bulunduğumuz teknoloji çağının bilinen ama rahatsızlık veren korkutucu sonuçlarını konu alıyor.

Stranger Things (IMDb: 8.7)

Mutlaka izlenmesi gereken diziler arasında radarımıza takılanlardan bir diğeri, Stranger Things. 80’li yıllarda geçen bu bilim kurgu dizisi, Will ismindeki bir çocuğun ansızın ortadan kaybolması ile başlıyor. Will’i bulmak için tüm kasaba çabalarken Eleven isimli bir kızın ortaya çıkması ile olaylar gelişiyor.

Dark (IMDb: 8.7)

En iyi yabancı diziler denince ilk akla gelenlerden olan Dark, yetişkinler için Stranger Thing olarak tanımlanıyor. Dizi oldukça karmaşık bir olay örgüsüne sahip. Bu yüzden kafa dağıtmak için kısa diziler arayanlara uygun olmadığını belirtelim.

Westworld (IMDb: 8.6)

Yapay zekanın doğuşu hakkında karanlık bir macerayı konu edinen Westworld de size önerdiğimiz en iyi diziler arasında. İlhamını 1973 yılında çekilen bir filmden alan dizi, üzerine kafa yorulacak kadar ustalıkla işlenmiş bir senaryo örgüsüne sahip.

Supernatural (IMDb: 8.6)

En iyi yabancı dizilerden Supernatural, insanların gerçekte varolmadığını düşündüğü hayalet, şeytan, yaratık gibi türlerin avcılığını yapan kardeşlerin maceralarını anlatıyor. Dean ve Sam isimli iki kardeşin başından geçen duygusal, dramatik, komik ve bazen de korku dolu maceralar eminiz sizi de çok etkileyecek.

Fringe (IMDb: 8.5)

En iyi yabancı diziler arasında gösterilen Fringe, tüm yolcuları ve mürettabı ölmüş olan bir uçağın Boston Logan Havalimanı’na inmesiyle başlar. Bu gizemli olayı araştırmak üzere ise bir FBI ajanı görevlendirilir. Soluksuz izleyeceğiniz bir dizi arıyorsanız zamana meydan okuyan bu diziyi mutlaka izlemenizi öneririz.

Lost (IMDb: 8.4)

2004-2010 yılları arasında yayınlanan Lost, hala en iyi diziler arasındaki yerini koruyor. Oceanic Hava Yolları’nın Sidney- Los Angeles seferini yapan uçağı, okyanus üzerinden geçerken manyetik alana kapılarak büyük bir adaya düşer. Sıradan bir tropik ada gibi görünen bu kara parçası, kazazedelerin her birinin hayatını farklı biçimde değiştirir…

Sense 8 (IMDb: 8.4)

En iyi Netflix dizileri arasında gösterilen Sense 8, bir bilim kurgu dizisi. Dizinin konusu, dünyanın 8 farklı noktasındaki 8 farklı insanın ansızın birbirlerini hissedebilmesi ile başlıyor. Karakterlerin bir araya gelmeye çalışması ve Homo Sapiens ırkının ezeli düşmanı Whispers’a karşı mücadelelerini anlatıyor.

The Witcher (IMDb: 8.2)

En iyi yabancı diziler arasında sayabileceğimiz The Witcher, yüzyılı aşkın süredir birlikte yaşayan insanlar, cüceler, elfler arasındaki barışın sona ermesi ve yeni bir ırklar arası savaşın çıkmasıyla başlıyor. The Witcher adıyla anılan acımasız suikastçı Geralt of Rivia, dünyanın dengesini değiştirecek güce sahip bir çocuğun doğumunu bekliyor.

Lucifer (IMDb: 8.1)

Şeytan, yaverlerini toplayıp dünyaya gelse, hem de melekler şehri Los Angeles’a, nasıl olurdu? Komedi, drama, polisiye, neredeyse her türü içerisinde barındıran başarılı fantastik dizi Lucifer, şeytanın dünyada aşkı bulmasını, tanrının akıl almaz işlerini eğlenceli ve sürükleyici bir şekilde ele almayı başarıyor.

En iyi dönem dizileri

Peaky Blinders (IMDb: 8.8)

Yabancı diziler benden sorulur diyorsanız Peaky Blinders, listenizde mutlaka yer almalı. I. Dünya Savaşı sonrası Birmingham’ında geçen dizide Peaky Blinders isimli bir çetenin hikayesi anlatılıyor. Shelby ailesinin yükseliş hikayesi, izleyenleri son ana kadar heyecan ve merakta bırakıyor.

The Crown (IMDb: 8.7)

En iyi dizilerden The Crown, bir Netflix dizisi. Adından da anlaşılacağı gibi İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’i konu alıyor. Dizide kraliçenin gençliği, evlenmesi, tahta geçmesi gibi tarihe kazınmış önemli olaylar işleniyor.

Vikings (IMDb: 8.6)

En iyi diziler arasında gösterilen Vikings, 8. yüzyıl İskandinavyası’nda geçiyor. Basit bir çiftçiyken cesur bir savaşçıya dönüşen Ragnar Lothbrok ve ailesinin öyküsünü izleyeceğiniz dizide Vikingler’in ilgi çekici kültürüne tanık olacaksınız.

Bridgerton (IMDb: 7.3)

Biraz da güncel dizilere değinelim. Bridgerton, son zamanların en fazla konuşulan dizilerinden. Daha şimdiden en iyi Netflix dizileri arasında gösterilen dizide, Bridgerton ailesinden birbirine sıkı sıkıya bağlı 8 kardeşin Londra yüksek sosyetesinde aşkı ve mutluluğu arayışı anlatılıyor. Julia Quinn’in romanından esinlenen dizi, güzel zaman geçirmek için oldukça ideal.

En iyi dram dizileri

You (IMDb: 7.7)

Akıl almaz olaylarla dolu, saplantılı bir aşkın nasıl ölümlere sebep olduğunu anlatan, sürükleyici, gizemli, korku ve heyecan dolu bir yapım olan You’nun tüm sezonlarını bir seferde bitirmek isteyeceksiniz. Sürükleyici cinayetlerin başında kimlerin olduğunu tahmin bile edemeyeceksiniz.

Fargo (IMDb: 8.9)

Coen kardeşlere ait bu yapım sezonluk hikayelerden oluşuyor. Dizide gerçek cinayetler, kurgulanmış karakterlerle anlatılıyor. Dizinin müziklerinin senaryoyla ilişkisi ise oldukça çarpıcı.

House of Cards (IMDb: 8.8)

En iyi Netflix dizileri arasında gösterilen House of Cards’da, hırslı politikacı Francis Underwood’un başkan olmak için her yola başvurması, bu uğurda çevrilen dolaplar, yaşanan entrikalar ve bunların halka olan etkisi işleniyor.

House (IMDb: 8.7)

En iyi diziler dendiğinde mutlaka akla gelecek bir diğer önerimiz ise House. Medikal dramanın en iyi örneklerinden olan dizide tanıların imkansızlıklarını mantık ile eleme yöntemi ile araştıran, ilaç bağımlısı bir doktor başrolde. Birbirinden bağımsız bölümlerden oluşan dizinin tüm bölümleri oldukça sürükleyici.

Mr. Robot (IMDb: 8.7)

Dizi önerileri arıyorsanız Mr. Robot’u da radarınıza almayı unutmayın. Dizinin baş karakteri olan Elliot, gündüzleri siber güvenlik şirketinde çalışan bir programcı, geceleri ise siber intikam peşinde koşan bir hacker’dır. Bu asosyal gencin yolu bir gün yeraltı hack grubunun gizemli lideri ile kesişir ve olaylar gelişir…

This Is Us (IMDb: 8.7)

Kendinizi iyi hissetmek ve kafanızı boşaltmak istediğinizde izleyebileceğiniz bu harika dizi, oldukça başarılı bir karakter kurgusuna sahip. Hayatın içinden sahnelerle dolu This Is Us’ı izlenmesi gereken diziler listenize almayı unutmayın.

Anne With An “E” (IMDb: 8.7)

Anne With An “E”, en iyi Netflix dizileri arasında gösteriliyor. Anne With Green Gables isimli kitaptan uyarlanan dizide anne ve babasının ölümü ile kimsesiz kalan bir kızın hikayesi anlatılıyor. Yaşadıklarından sonra yaşamına bir yön vermeye çalışan küçük kız, iyi kalbi ve zekası ile zorluklarından üstesinden gelmeye çalışıyor.

Better Call Saul (IMDb: 8.7)

Breaking Bad hayranları buraya! Better Call Saul, Breaking Bad kadrosundaki karakterlerin önceki hayatlarında birbirlerini henüz tanımadıkları dönemleri konu alıyor. Yabancı diziler içinde ciddi ilgi çeken bu yapımı henüz izlemediyseniz mutlaka göz atın.

Six Feet Under (IMDb: 8.7)

En iyi diziler arasında yer alan Six Feet Under, ailesinden uzakta yaşam süren Ned Fisher’ın babasının ölümünün ardından aile mirası cenaze evini işletmek zorunda kalmasıyla başlıyor. Her bölümde başka bir ölüm hikayesi gördüğünüz dizinin gerçekçi anlatımı ölüm ve hayata dair ne varsa yüzünüze çarpıyor.

Hannibal (IMDb: 8.6)

Will Graham, bir seri katilin peşindeki yetenekli bir suçlu profili çıkarma uzmanıdır. Son derece karmaşık bir zihne sahip katili bulabilmek için ülkenin önemli psikiyatrlarından biri olan Dr. Lecter’dan yardım ister. Will ve Hannibal mükemmel bir ortaklık oluştururlar… Yayınlandığı andan itibaren en iyi yabancı diziler arasındaki yerini koruyan diziyi hala izlemediyseniz mutlaka listenize dahil edin.

Succession (IMDb: 8.6)

Succession, gelmiş geçmiş en iyi drama dizilerinden biri olarak gösteriliyor. Dizide Roy Ailesi’nin üyelerinin sahip oldukları şirket için birbirlerine karşı verdikleri mücadelenin beklenmedik sonuçları ele alınıyor. Müzikler de en az hikaye kadar güzel ve dikkat çekici.

Big Little Lies (IMDb: 8.5)

İzlenmesi gereken dizilerden bir diğeri Big Little Lies, California Monterey’de, zengin bir kasabada gerçekleşen gizemli bir ölümle başlıyor. Dizide farklı karakterlerdeki güçlü kadınların gündelik yaşamları ve hayata bakışları farklı bir yönden izleyiciye sunuluyor. Her bölümde karşınıza çıkan ipuçları ile dizi sona erdiğinde adeta bir puzzle’ı tamamlama hissi yaşamaya hazır olun.

Mad Men (IMDb: 8.6)

Kült dizi Mad Men, 60’ların New York’unda; yani reklamcılık sektörünün altın çağında geçiyor. Yayınlandığı sekiz sezonla onlarca ödül alan dizi, televizyon tarihinin “en iyi dönem hikayesi” sıfatıyla anılıyor. İzlenmesi gereken dizilerden Mad Men’de siz de değişen sosyal dengeler, sektörde kurulan ilişkiler gibi pek çok şeyi gözlemleme şansı bulacaksınız.

Shameless (IMDb: 8.6)

En iyi yabancı diziler arasındaki yerini yıllardır koruyan Shameless, Chicago’nun fakir bir semtinde yaşayan Gallagher ailesinin hikayesini konu alıyor. Bir türlü düze çıkamayan ailenin hikayesi trajikomik ve eğlenceli bir şekilde anlatılıyor.

The Handmaid’s Tale (IMDb: 8.4)

Son zamanların en iyi dizilerinden The Handmaid’s Tale, çevresel felaketler ve doğurganlık oranının hızla düşüşü sonrası kurulan Gilead isimli bir distopyada geçiyor. Bir Margaret Atwood kitabından uyarlanan diziyi karamsar havasına rağmen mutlaka izlemenizi öneririz.

13 Reasons Why (IMDb: 7.6)

Jay Asher’ın aynı isimli kitabından uyarlanan 13 Reasons Why, liseli bir gencin okuldan eve döndüğünde odasında bulduğu gizemli bir kutudan çıkan kaseti dinlemesi üzerine yaşananları konu alıyor. Clay’ın bulduğu kasette iki hafta önce intihar eden ve hoşlandığı kız olan Hannah intihar etme kararının altındaki 13 nedeni açıklıyor. İlginç konusuyla dikkat çeken dizi, çıktığı andan beri en iyi yabancı diziler listesindekini yerini koruyor.

Revenge (IMDb: 7.8)

Monte Kristo Kontu isimli kitaptan esinlenerek oluşturulmuş, adı gibi bol intikam içeren Amerikan drama dizisi Revenge, sürpriz gelişmelerle geçmişle bugünün bağlantısını kurmayı başarıyor. Başladıktan sonra merakla diğer bölümlerine geçecek ve bitirmeden ekran karşısından kalkmak istemeyeceksiniz.

Behind Her Eyes (IMDb: 7.3)

Bir mini dizi olan Behind Her Eyes da yeni Netflix dizilerinden. Ancak öyle çok sevildi ve konuşuldu ki, şimdiden en iyi yabancı diziler listesindeki yerini aldı. Dizinin baş karakteri Louise bekar bir annedir. Evli olan patronuyla olan ilişkisi ve onun karısıyla kurduğu arkadaşlık; hepsinin hayatını sonsuza dek değiştirecektir…

Sex And The City (IMDb: 7.1)

Neredeyse her kadının mutlaka izlemiş olduğu efsanevi dizi Sex and the City’de dört yakın arkadaşın Manhattan’daki yaşantıları anlatılıyor. Tahmin edeceğiniz üzere başrolde aşk, seks, ilişkiler ve arkadaşlıklar var. Eğer hala izlememişseniz en iyi diziler listesinde ilk sıralarda yer alan bu kült diziye mutlaka bir bakın deriz.

Emily in Paris (IMDb: 7.1)

En iyi Netflix dizileri arasında yer alan Emily in Paris de güncel dizilerden diyebiliriz. Dizi, yeni bir iş fırsatı için Paris’e taşınan 20’li yaşlardaki Emily’nin hayatını ve ilişkilerini konu alıyor. Eğer çıtır bir dizi arıyorsanız şimdiden bol bol Paris görmeye ve eğlenmeye hazır olun.

Riverdale (IMDb: 6.9)

Küçük bir kasaba olan Riverdale’ın altında yatan karanlığa odaklanan dizinin merkezinde Archie çizgi romanlarının ana karakterleri Archie, Betty ve Veronica bulunuyor. Dram gerilim türündeki dizi, ilginç konusu ile mutlaka izlenmesi gereken diziler arasında gösteriliyor.

En iyi mini diziler

Obsession (IMDb: 5.1)

İngiliz yapımlarını seviyorsanız, Netlix’in en iyi mini dizi serilerinden biri olan Obsession, tam size göre. Erotik ve dram dolu bir hikayede, yasak aşkın etrafında şekillenen olayları takip etmekte zorlanabilirsiniz ama kesinlikle sürükleyici kurgusu sayesinde bir oturuşta son bölüme geleceksiniz.

Chernobyl (IMDb: 9.4)

1986’da Ukrayna’da Çernobil nükleer santralindeki patlama ve sonrasında yaşananları konu alan mini dizi Chernobyl, en iyi diziler listesinde hala ilk sıralarda. Tüm dünyada iz bırakan bu korkutucu olayın ardındaki gerçekler, eminiz çok dikkatinizi çekecek.

Sharp Objects (IMDb: 8.1)

Psikolojik gerilim ve dram türündeki Sharp Objects, mutlaka izlenmesi gereken diziler arasında yer alıyor. Dizi gazeteci Camille Preaker’ın çocukluğunun geçtiği kasabaya kayıp iki kızı araştırmak ve haber yapmak için gönderilmesiyle başlıyor.

En iyi komedi/sitcom dizileri

Friends (IMDb: 8.9)

Üzerinden 25 yıl geçen bu dizi hala en iyi diziler arasında gösteriliyor. New York’ta yaşayan 6 arkadaşın neşeli hayatını konu alan dizi ayrıca özlemini duyduğunuz 90’lı yıllara dönmenizi sağlıyor.

The Office (IMDb: 8.9)

En iyi Netflix dizileri arasında gösterilen The Office, tam dokuz sezonluk bir komedi dizisi. Amerikan kırsalındaki bir kağıt şirketinin ofisini konu alan dizide kara mizaha ve orijinal esprilere doyamayacaksınız.

Seinfeld (IMDb: 8.8)

“Hiçbir şey hakkında bir dizi.” Bu cümle ile başlayan dizi, komedyen olan iki yapımcının günlük hayata dair gözlemlerinden esinleniyor. Gelmiş geçmiş en iyi komedi dizileri arasında gösterilen Seinfeld’i hala izlemediyseniz hemen başlayın deriz.

Brooklyn Nine-Nine (IMDb: 8.4)

Altın Küre ödüllü Brooklyn Nine-Nine, adından da anlaşılacağı gibi Brooklyn 99. Bölge Karakolu’ndaki dedekteflerin ve polis şefinin hikayesini konu alıyor. Polisiye komedi türünün en iyi örneklerinden olan dizi, sizi çok güldürecek ve izlerken iyi hissettirecek.

Modern Family (IMDb: 8.4)

Üç çocuklu tipik bir Amerikan ailesi; genç bir Latin kadınla evlenen bir büyükbaba; aynı büyükbabanın eşcinsel oğlu ve onun partneri… İşte modern aile tam da böyle olur. Bu sevimli ailenin yaşamını oldukça komik bir şekilde ele alan Modern Family, mutlaka izlenmesi gereken dizilerden.

How I Met Your Mother (IMDb: 8.3)

9 sezon süren ve en iyi kısa diziler listesinde başı çeken HMYM, 2030 yılında başrol Ted Mosby’nin çocuklarına, anneleri ile tanışma hikayesini anlatmasıyla başlıyor. Geçmişe 2005 yılına dönerek başlayan Ted, keyifli arkadaş grubu ile benzersiz hikayelere tanık olmanızı sağlıyor.

The Big Bang Theory (IMDb: 8.1)

Ev arkadaşı bir deneysel fizikçi ve teorik fizikçi, garson/oyuncu adayı komşuları, uzay mühendisi iş arkadaşları ve aynı yerde çalışan astrofizikçinin aralarındaki komik ilişkiyi konu alan The Big Bang Theory, en iyi yabancı diziler arasında yer alıyor. İzlerken eğleneceğiniz bir dizi arıyorsanız, bu dizi tam size göre.

En iyi polisiye/suç dizileri

The Wire (IMDb: 9.3)

Dünyaca ünlü dergiler tarafından “en iyi dizi” seçilen The Wire, Baltimore’nin görülmemiş yerlerini ekrana taşıyor. Dizide şehrin arka sokaklarında polisin uyuşturucuya açtığı savaş anlatılıyor.

The Sopranos (IMDb: 9.2)

En iyi diziler arasında başı çeken The Sopranos, tamı tamına beş Altın Küre ödülü sahibi. Dizide Amerikan-İtalyan bir mafya ailesinin babası Tony Soprano ile diğer fertlerin yaşantısı anlatılıyor. Dizi suç, drama, ilişkiler ve aile kavramını muhteşem biçimde işliyor.

Narcos (IMDb: 8.9)

Narcos, mutlaka izlenmesi gereken diziler listemizin bir diğer önerisi. Meksikalı ajan Javier Pena, ünlü uyuşturucu kaçakçısı Pablo Escobar’ı yakalamak için ABD tarafından Kolombiya’ya yollanır. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan dizi, dünya çapında ün salmış bir uyuşturucu şebekesini engellemeye çalışan kolluk kuvvetlerini konu alıyor.

OZ (IMDb: 8.7)

1997- 2003 yılları arasında yayınlanan OZ, en iyi diziler listesinde olmayı sonuna kadar hak ediyor. Dizi, Oswald State Correctional Facility adlı Amerikan hapishanesindeki neo-Nazilerin, Afrika kökenli Amerikalıların, Sicilya mafyasının ve diğer mahkumların etrafında dönen bir hikayeyi anlatıyor.

The Sinner (IMDb: 7.9)

En iyi diziler arasında gösterilen The Sinner de yine bir Netflix dizisi. Dizide genç bir annenin içine düştüğü nedensiz öfke ve şiddetin temelini araması anlatılıyor. Bu yolculukta dedektif ile birlikte genç kadın, geçmişiyle bolca yüzleşmek zorunda kalıyor.

Lupin (IMDb: 7.5)

Fransız roman karakteri Arsen Lüpen’in maceralarını biliyor musunuz? Eğer bilmiyorsanız öğrenmek ve hayranlıkla şaşkınlık arasında izleyeceğiniz bir seriye hazır olun. İntihar eden babasının intikamını almak için çok değerli bir kolyenin peşine düşen Assane Diop, zeki numaralarıyla peşindekilerden kurtulabilecek mi?

En iyi gençlik dizileri

Gillmore Girls (IMDb: 8.2)

Hem başarılı bir gençlik hem de başarılı kadınların dizisi. Genç yaşta anne olan bir kadının kızına ilham olan hayat hikayesini ve kızının hayatta istediklerini başarmak için ne kadar çok çalıştığını anlatan, sizi geçmişe götürecek, içinizi ısıtacak harika bir yapım.

Gossip Girl (IMDb: 7.5)

Önce lise sonra üniversite yıllarında arkadaş olan bir grup gencin, hayatlarında olup biten entrikaları, ailelerinin sorunlarını, gece hayatlarını ve çarpık ilişkilerini konu alan, sırlarla dolu yaşamların lüks mücadelesini izleyebileceğiniz bir gençlik dizisi: Gossip Girl.

Ginny & Georgia (IMDb: 7.5)

Genç bir kızın hayatını ve annesinin sırlarla dolu geçmişini anlatan sürükleyici bir gençlik dizisi olan Ginny & Georgia, başta aile teması olmak üzere yaşamın farklı alanlarına ilişkin tüm konuları ele alıyor. Severek izleyeceğinizden emin olabilirsiniz.

True Beauty (IMDb: 8.0)

Kore yapımlarını ve gençlik dizilerini seviyorsanız, tam size göre bir seri: True Beauty. Zorbalığa uğramış bir gencin, makyaj yapma konusunda büyük başarılar elde etmesiyle popülerleşmesini anlatan ama bir yandan da içinde kopan fırtınaları gizleme çabasını gösteren bu yapımı çok seveceksiniz.

Elite (IMDb: 7.2)

Sıra dışı hikayelerle şekillenen lise hayatını anlatan Elite dizisi, sürükleyici yapısı ile sizi içine çekebilir. Bir devlet lisesinin çöküşünden hemen sonra zarar gören imajlarını toparlamak isteyen kişiler, seçtikleri öğrencileri özel bir okula göndererek iyi bir popülerlik kazanmaya çalışırlar. Ancak, işler karışmaya başlar. Gençlik hikayelerini sevenler için etkileyici bir yapım.

En iyi gerilim dizileri

How to Get Away with Murder (IMDb: 8.1)

Gerilim dizilerini seviyorsanız ve henüz izlemediyseniz, bu diziyi kaçırmayın! How to Get Away with Murder, başarılı bir avukatın kazanılması imkansız görünen davaları nasıl çözdüğünü ve öğrencilerini pek çok işinde nasıl kullandığını anlatan sürükleyici bir gerilim serisi. Suç ve polisiye işleri de seviyorsanız, bu dizi tam size göre.

Into the Night (IMDb: 7.1)

Bilim kurgu öğeleriyle döşenmiş gerilim yapımlarını sevenler ve olası felaket senaryolarının sürükleyici hikayelerine kendini kaptıranlar için harika bir yapım. Into the Night, bir grup insanın dünyayı saran gizemli felaketten uçakla kaçışlarını anlatıyor.

Squid Game (IMDb: 8.0)

Dünya genelinde çok ses getiren ve izleyen herkesi etkisi altına alan, sıra dışı hikayesiyle herkesi şaşırtan bir gerilim dizisi: Squid Game. Bir grup insanın, gizemli oyunlarla dolu, adeta kendilerini paralel evrende buldukları, bir tür hapishanede hayatlarına mal olabilecek riskleri alıp almama kararını gözler önüne seren bu diziyi bir oturuşta bitirmek isteyebilirsiniz.

En iyi yetişkin animasyon dizileri

The Simpsons (IMDb: 8.7)

En sevilen ve en eski yetişkin animasyon dizilerinden biri: The Sİmpsons. Son yıllarda dünya genelinde olan yıkıcı gelişmeleri seneler öncesinden tahmin edip etmediği ile ilgili birçok teoriyi süsleyen bu dizi, Simpson ailesinin etrafında olan olayları, mizahi bir üslup kullanarak pop kültür, toplum, politika ve aile ilişkileri gibi birçok konu ile ilişkilendirerek ele alıyor.

Rick and Morty (IMDb: 9.1)

Bilim kurgu, macera ve mizah öğelerini içeren harika bir yetişkin animasyon dizisi: Rick and Morty. Dahiyane, ancak sorumsuz ve alkolik bir bilim adamı olan Rick’in, torunu Morty ile atıldığı eğlenceli maceraları konu alan bu seriyi henüz izlemediyseniz, kahkaha dolu dakikalara hazır olun.

BoJack Horseman (IMDb: 8.8)

İnsanları ve hayvanları bir araya getiren, eğlenceli bir animasyon serisi olan BoJack Horseman, hem mizahi hem de derinlemesine dramatik unsurları içeren yapısı ile dikkat çekiyor. Bir zamanlar ünlü olan, ancak şu anda düşüşte olan bir oyuncunun Hollywood’da kariyerini yeniden canlandırmaya çalışırken aynı zamanda içsel sorunlarıyla yüzleşmesini anlatan bu karışık hikaye sizi ekrana kilitlemeyi başaracak.

Love, Death & Robots (IMDb: 8.4)

Love, Death & Robots, farklı türlerdeki hikayeleri ve animasyon tekniklerini birleştiren bilim kurgu, fantastik, aksiyon ve korku gibi birçok türü kapsayan bir antoloji dizisi. Hem animasyon tekniklerine hem de sıra dışı hikayelere ilgi duyuyorsanız, bu dizi tam size göre.

İlginizi çekebilir: En iyi Türk dizileri: Netflix’te izleyebileceğiniz en iyi Türk dizileriEn iyi Türk dizileri: Netflix’

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Tutkularınızı anlayan yapay zeka: Samsung Vision AI TV

Tutkularınızı anlayan yapay zeka: Teknoloji, sizi anlamaya başladığında evde geçirdiğiniz zaman da değişiyor.



Bir zamanlar televizyonlar yalnızca izlediğimiz şeydi. Sonra akıllandılar; uygulamalar geldi, sesli komutlar geldi, internet geldi. Şimdi ise yeni bir döneme giriyoruz. Artık teknoloji sadece ne izlediğinizi değil, o an neye ihtiyaç duyduğunuzu da anlamaya çalışıyor.

Belki kulağa biraz iddialı geliyor ama düşündüğümüzde günlük hayatımız tam da bunun üzerine kurulu. Çünkü gün içinde sürekli farklı rollere giriyoruz.

Sabah haberleri açıyoruz. Öğlen mutfakta tarif bakıyoruz. Akşam çocuklarla animasyon izliyoruz. Sonra arkadaşlarımız geliyor, bir futbol maçı açılıyor. Gece ise iyi bir filmle günü kapatıyoruz.

Aslında aynı ekranı kullanıyoruz ama beklentimiz her seferinde bambaşka oluyor.

İşte Samsung Vision AI TV‘nin en ilgi çekici tarafı tam burada başlıyor. Çünkü televizyon artık yalnızca görüntü veren bir ekran olmaktan çıkıp, izlediğiniz içeriğe ve kullanım alışkanlıklarınıza uyum sağlayan akıllı bir yardımcıya dönüşüyor.

“Bir ayar vardı ama neredeydi?” derdini ortadan kaldıran teknoloji

Hepimizin tanıdığı bir senaryo var. Film açıyoruz. Bir süre sonra “görüntü çok karanlık” diyoruz.

Menüye giriyoruz.

Parlaklık…

Kontrast…

Ses…

Sonra bir oyun açılıyor ve bu kez her şeyi yeniden değiştirmek gerekiyor.

Samsung Vision AI TV‘nin yapay zeka destekli optimizasyon sistemi tam olarak bu noktada devreye giriyor. İzlediğiniz içerik ve bulunduğunuz ortama göre görüntü ve ses ayarlarını otomatik olarak optimize ediyor. Siz ayarlarla uğraşmak yerine yalnızca izlemeye odaklanıyorsunuz.

Aslında iyi teknoloji biraz da böyle hissettirmiyor mu?

Varlığını sürekli göstermeyen ama işleri sessizce kolaylaştıran…

Eski videoları yeniden izlemek neden bu kadar keyifli geliyor?

Telefonlarımızda yıllardır duran videolar var.

İlk tatil…

İlk yürüyüş…

Çocuğunuzun ilk doğum günü…

Belki çözünürlükleri bugünkü standartlara göre çok yüksek değil ama değeri hiçbir zaman azalmıyor.

Yapay zeka destekli görüntü yükseltme teknolojisi sayesinde eski içerikler daha net ve daha detaylı hale geliyor. Böylece yıllar önce çekilmiş görüntüler bile büyük ekranda çok daha canlı hissedilebiliyor.

Bazen teknoloji yeni anılar üretmiyor.

Var olan anıları daha güzel hatırlamamızı sağlıyor.

Evde sinema keyfi bazen sadece doğru renkleri görmekten ibaret

Bir doğa belgeseli açtığınızı düşünün.

Yeşiller gerçekten yeşil.

Gökyüzü tek bir mavi tonundan oluşmuyor.

Gün batımındaki turuncular neredeyse pencerenin dışındaymış gibi görünüyor.

Aslında etkileyici bir görüntüyü yalnızca parlaklık belirlemiyor. Renklerin birbirine ne kadar doğal geçtiği ve sahnelerin gerçek hayattakine ne kadar yakın göründüğü de izleme deneyimini doğrudan etkiliyor.

Samsung’un Micro RGB AI Engine Pro teknolojisi renkleri ve kontrastı yapay zekâ ile analiz ederek sahnelerin daha doğal ve derin görünmesini sağlıyor. Böylece doğa belgesellerinden sinematografisi güçlü filmlere kadar pek çok içerikte renk geçişleri daha gerçekçi, detaylar ise daha belirgin hissediliyor. Özellikle film izlemeyi sevenler için bu küçük gibi görünen farklar, izleme deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyabiliyor.

Çünkü bazen hikâyeyi etkileyen şey senaryo değil, onu nasıl gördüğünüz oluyor.

Oyun oynayan biri varsa evde bunu iyi bilir

“Bir dakika ayar yapıyorum.”

Belki oyuncuların en sık kurduğu cümlelerden biri.

Her oyun farklı ayarlar istiyor.

Yarış oyunu başka.

FPS başka.

Macera oyunu başka.

Vision AI’ın AI Oyun Optimizasyonu özelliği, oynanan oyunun türünü algılayarak görüntü ayarlarını otomatik optimize ediyor. Böylece menüler arasında kaybolmadan doğrudan oyunun içine girebiliyorsunuz.



Özellikle aynı televizyonu evde birden fazla kişi kullanıyorsa bu küçük kolaylık günlük hayatın içinde oldukça fark yaratıyor.

Bazen televizyon sadece televizyon olmak zorunda değildir

Evde hiçbir şey açık değilken bile ekran sürekli siyah kalmak zorunda mı?

Samsung Vision AI TV‘nin yapay zeka ile oluşturulan duvar kağıtları bu fikri biraz değiştiriyor. Evinizi bir sanat galerisine çevirebiliyor.

O gün nasıl hissettiğinize göre daha sakin, daha enerjik ya da doğadan ilham alan görseller oluşturabiliyor. Böylece televizyon yalnızca içerik izlediğiniz bir cihaz değil, yaşam alanının bir parçasına dönüşüyor.

Bu belki küçük bir detay gibi görünüyor.

Ama günün sonunda ev dediğimiz yer zaten küçük detayların toplamı.

Teknoloji, görünmez olduğunda gerçekten iyi çalışıyor

Yapay zekâ denince çoğu zaman aklımıza çok büyük değişimler geliyor.

Oysa günlük yaşamı kolaylaştıran şey çoğu zaman küçük dokunuşlar.

Filmin sesini daha net duyabilmek.

Eski bir videoyu yeniden keyifle izlemek.

Oyunda ayarlarla vakit kaybetmemek.

Evin içinde daha estetik bir atmosfer yaratabilmek.

Samsung Vision AI TVnin yaklaşımı da tam olarak buna odaklanıyor. Televizyonu yalnızca daha akıllı yapmak yerine, onu yaşam tarzınıza uyum sağlayan bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor.

Evde maç izlemek bazen sadece maçı izlemek değildir

Maç izleyenler bilir.

Gol pozisyonunda herkes aynı anda ayağa kalkar.

Birisi “ofsayttı” der.

Diğeri “top çizgiyi geçti” diye ekranı geri sardırır.

Ama tam da o anlarda görüntü akıcılığı bozulduğunda ya da top bulanıklaştığında, heyecanın bir kısmı da kaybolur.

Samsung Vision AI TV, spor karşılaşmalarını analiz ederek hızlı hareket eden nesneleri daha net ve akıcı göstermeye yardımcı oluyor. Özellikle futbol gibi tempolu karşılaşmalarda topun hareketini takip etmek, oyuncuların pozisyonlarını daha net görmek ve aksiyonun içinde kalmak çok daha kolay hale geliyor.

Bir de işin ses tarafı var.

Stadyum atmosferi, tribünlerin coşkusu, spikerin heyecanı… Yapay zekâ destekli ses optimizasyonu sayesinde yalnızca ses yükselmiyor; o anın atmosferi de daha gerçekçi hissediliyor. Dilerseniz spikerin sesini kısabiliyor, stadyumun sesini yükseltebiliyor dilerseniz tam tersini yapabiliyorsunuz.

Belki tek başınıza izliyorsunuz, belki arkadaşlarınızla salonu küçük bir tribüne çeviriyorsunuz…

İyi bir maç deneyimini belirleyen şey sadece skor değil, o heyecanı ne kadar hissettiğiniz oluyor.

Televizyon bazen dekorasyonun en görünür parçası olabilir

Evimizi dekore ederken her detayı düşünüyoruz. Duvar rengi, aydınlatma, tablolar, raflar…

The Frame TV tam bu noktada farklı bir bakış açısı sunuyor. Televizyon yalnızca içerik izlediğiniz bir cihaz olmaktan çıkıp yaşam alanının estetik bir parçasına dönüşüyor. Art Mode sayesinde kullanılmadığı zamanlarda sanat eserlerini, sevdiğiniz fotoğrafları ya da dekorasyonunuza uyum sağlayan görselleri sergileyerek duvarda bir çerçeve gibi yerini alıyor.

Samsung Vision AI TV ile birleştiğinde ise bu deneyim daha da kişiselleşiyor. Günün atmosferine ve yaşam alanının ruhuna uyum sağlayan görseller sayesinde ekran, dikkat çeken bir teknoloji ürünü olmaktan çok evin doğal bir parçası gibi hissettiriyor.

Çünkü bazen iyi tasarım, bulunduğu ortama uyum sağlayabilen tasarım oluyor.

Teknoloji yaşam alanının ritmine uyum sağladığında

Bugün televizyon izlemek, müzik dinlemek ya da evde vakit geçirmek birbirinden tamamen ayrı deneyimler değil.

Samsung’un Movingstyle ekran çözümleri de bu esnekliği destekliyor. Ekranı yalnızca salonda değil; mutfağa, çalışma köşesine ya da balkona taşıyarak günün farklı anlarına uyum sağlayan daha özgür bir kullanım sunuyor.

Müzik bazen görüntü kadar önemlidir

Evde geçirilen zamanın büyük bir kısmı yalnızca ekran izleyerek geçmiyor. Bazen yemek yaparken, bazen çalışırken, bazen hiçbir şey yapmadan sadece müzik dinlerken…

Music Studio hoparlör ise ses deneyimini daha kişisel hale getiren özellikleriyle televizyonu yalnızca izlediğiniz değil, dinlediğiniz anların da bir parçasına dönüştürüyor. Farklı müzik modları ve ses deneyimi seçenekleriyle evin atmosferine uyum sağlayan daha zengin bir dinleme deneyimi sunuyor.

Belki de yeni nesil televizyonların en büyük farkı tam olarak burada. Sadece daha akıllı olmaları değil evin içindeki farklı anlara, farklı ihtiyaçlara ve farklı yaşam tarzlarına uyum sağlayabilmeleri.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır.



Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.



Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.



Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 



İlgili Makale