X

Düşük karbonhidratlı mı, az yağlı mı: Kilo vermede hangisi daha etkili?

Birçok insan haşlanmış kabak ve/ veya yağsız salata yiyerek kilo verebileceğini ve yağ yakımını hızlandıracağını düşünse de; araştırmalar, düşük karbonhidratlı bir beslenmenin kilo vermede daha etkili olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda düşük karbonhidratlı diyetler, daha fazla yağ kütlesi kayıpları, açlık hissinin azaltılması ve kan şekeri dengesi gibi birçok yararları ile de etkisini gösteriyor.

Normal bir beslenme düzeninde alınması gereken günlük kalorinin, %45-50’si karbonhidratlardan, % 20’si proteinlerden, % 30’u da yağlardan sağlanmalıdır. 

Beslenme programlarında daha az karbonhidratlı beslenmek isteyenler için ise bu oran genelde %25’lere düşebiliyor. Sıklıkla bahsedilen ketojenik diyetler de düşük karbonhidratlı beslenme programlarının en tipik örneğidir.

Karbonhidrat alımının önemli ölçüde kısıtlanması ile ketozise giren metabolizma, enerji olarak karbonhidrat yerine yağ depolarını kullanır. Karbonhidratı azaltmak adına, şeker, tatlı, fırın ürünleri, şekerli içecekleri tamamen beslenmeden çıkarılırken, diğer sağlıklı görünen karbonhidratlardan yüksek şeker içerikli meyveleri, kurubaklagilleri, nişastalı sebzeleri, bulgur, makarnayı da sınırlandırılır. Eş zamanlı olarak karbonhidratlar azalırken de yumurta, balık, et, süt ürünleri, kuruyemişler gibi protein ve yağ kaynakları da beslenmede daha fazla tüketilir. Böylece daha uzun süre tokluk sağlanırken, proteinlerin sindiriminin zor olması nedeniyle de metabolizma daha hızlı çalışır.

Az yağlı bir beslenmede ise alınan yağ, günlük alınan kalorinin yağdan gelen miktarının %20’den daha azına denk gelir. Avokado, kuruyemişler, tereyağı, zeytinyağı, yağlı süt ürünleri gibi birçok yağ içerikli besin grubunun sınırlandırılır veya beslenmeden çıkarılır. Bunlar yerine meyve, sebze, tam tahıllar, yumurta beyazı, kurubaklagiller gibi yiyecekler beslenmede daha fazla yer alır. Yağı azaltılmış yoğurt, yarım yağlı süt, yağsız et gibi yiyecekler ile minimum oranda yağ alınır. Burada en büyük risk genelde yağı azaltılan yiyeceklerin içeriğindeki karbonhidratın da arttırılmasıdır veya tatlandırıcıların eklenerek daha yüksek karbonhidrat alınmasıdır.

Peki sizin için hangisi doğru?

Birçok çalışma ikisi arasında kıyaslama yaparken, düşük karbonhidratlı diyetlerin az yağlı diyetlere göre daha kısa sürede kilo vermede daha etkili olduğunu savunuyor. Uzun dönemli çalışmalarda her iki diyetin de kilo verme etkisinin birbirine yakın olduğu görüşleri var. Karbonhidratı azaltırken beslenmede iştah kontrolü, şeker dengesi rahatlarken, az yağlı bir beslenme ile de kolesterol seviyeleri azalır, damarlarda kan basıncı düşer.

Özetle, sizin için en doğru diyetin hangisi olacağını ise metabolik durumunuzu da gösteren kan tahlilleriniz olacaktır. Eğer siz kolesterol yüksekliği eğilimi olan, hipertansiyon riski bulunan biriyseniz az yağlı bir diyet programı ile bol meyve ve sebze tüketmelisiniz. Kolesterol yerine diyabet riskiniz, insülin direnciniz veya hipoglisemi atakları yaşıyorsanız düşük karbonhidratlı aynı zamanda proteinden ve yağdan zengin bir beslenme düzeni ile şeker dengenizi kontrol altına alarak kilo kontrolünüzü daha rahat sağlayabilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Pilates kilo vermek için iyi midir: 5 soru, 5 cevap

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale