X

Dünyayı iyileştirmek, kendini iyileştirmektir: Nereden başlamalı?

Enerji bedenimizi birçok şey etkiliyor. Kendi duygu durumumuz, bedenimizde olanlar bir yana, fanus içinde yaşamadığımız için dış dünyada olanlar, gündem konuları, etrafımızdaki insanlar da bizi etkileyen ana unsurlardan. Dışarıda yaşananlar bizi üzebiliyor, sinirlendirebiliyor ya da hayal kırıklığına uğratabiliyor. Bunların hepsi enerjimizi aşağıya düşürüyor ve iyi olma halimizi negatif etkiliyor.

Size bir kötü, bir de iyi haberim var. Kötü haber ne yazık ki değişikliği yaratmak için iş bize düşüyor. İyi haber de aynı: Değişikliği yaratmak bizim elimizde. Başkasını değiştirmemiz maalesef pek mümkün değil, değişiklik yaratabileceğimiz tek kişi kendimiziz. Sahip olduğumuz enerjiyi değiştiremediklerimize odaklayıp kendimizi yıpratmaktansa, değiştirebildiklerimize harcayarak daha huzurlu bir yaşam sürebiliriz. Ve emin olun ki biz değişince dünya da değişiyor. Oluş halimizle durumları dolaylı yoldan değiştirebilme gücüne sahibiz.

Bunu anlamam benim de uzun zamanımı aldı. Fakat anladıktan sonra dikkatimi kendime daha çok getirmeye ve kendimi dinlemeye başladım. Meğer anlaşılmayı bekleyen ne çok mesaj varmış… Kendi bedensel, zihinsel ve ruhsal sağlığıma yaptığım dokunuşlarla etrafımdaki olaylarda birçok değişiklik gözlemlemeye başlayınca devam etme motivasyonum da arttı. Bu farkındalığımın artmasına yardımcı olan kitaplardan biri olan Tanrılar Okulu’ndan (Stefano D’Anna) alıntıladığım bu söz, yazımı da özetler nitelikte: “Dünyayı iyileştirmek, kendini iyileştirmektir.

Kendimizi değiştirme konusunda anlaştık diyelim, peki nereden başlayacağız? Bunu bilemiyorsanız en güzeli hangi oluş halinde olduğunuzu gözlemlemekten başlamak. Tam şu anda kızgın mıyım, öfkeli miyim, yorgun muyum? Ne hissediyorum? Günün koşuşturmacasında odağımız o kadar çok dışarıda olabiliyor ki kendimizi, ne hissettiğimizi o anda fark edemeyebiliyoruz.

Sonrasında kendimizi bir anda öfkemizi başkasına yansıtırken buluyoruz. O anda biz de şaşırabiliyoruz, ya niye bu kadar tepki verdim diye. Halbuki öfkeli olduğumuzu fark etmiş olsak, onu dönüştürebilirdik. Ama biz anlayana kadar iş işten geçmiş oluyor.
Kendimizi gözlemlemeye alan açarak beden farkındalığımızı artırmak mümkün. Bunun için kendimize her gün birkaç dakika ayırmamız güzel bir başlangıç olacaktır. Bu dakikaları sabah kalktığımızda, gün içinde vereceğimiz bir molada, akşam eve geldiğimizde ya da yatmadan önce sakince oturup dikkatimizi nefesimize getirerek değerlendirmemiz yeterli. Nefesi kontrol etmeye çalışmadan, sadece nasıl alıp verdiğimizi gözlemlemeliyiz. “Sık sık mı alıyoruz, nefes alırken ya da verirken bir yerimizde gerginlik hissediyor muyuz?” gibi soruları kendimize sorabiliriz.

Bu pratiği mindfulness ile yapmak oldukça önemli. Yani dikkatimizi kasıtlı bir niyetle nefese getirerek, olan biteni açık bir şekilde, yargılamadan ve arkadaşça gözlemlemek mindfulness bakış açısının en pratik ve en kapsamlı tanımı. Nefes pratiğini bir adım daha ileri taşımak isteyenler beş dakika ya da tercihlerine göre daha uzun bir süre ayırarak beş aşamalı mindfulness meditasyonunu uygulayabilirler. (İlgili yazıma ya da videoma göz atarak bilgi alabilirsiniz.) Bu çalışmalar ile bedenimizde olup bitenleri gözlemleyerek dış dünyaya verdiğimiz otomatik tepkileri dönüştürebiliriz.

Bir diğer iyileştirebileceğimiz alan nefesin kendisidir. Nefesimiz (solunum sistemimiz) bilinçli olarak kontrol edebildiğimiz tek otonom sistemimizdir. Farklı nefes çalışmalarından yararlanarak sinir sistemimizi regüle edebilir, oluş durumumuzu pozitif yönde etkileyebiliriz. 4-7-8, Nadi Shodhana nefes teknikleri ilk aklıma gelenler. Dengeli bir sinir sistemi ile de aynı ilk çalışmada olduğu gibi dışarıya verdiğimiz tepkilerin dönüşümlerini sağlayabilir ve böylelikle iyileşme sürecini başlatabiliriz.

Üçüncü önereceğim iyileşme yöntemi ise hareket! Hareket hem fiziksel hem de ruhsal (sinir) sistemimizi etkiler. Düzenli olarak yapacağımız spor, yoga hareketleri, pilates, yürüyüş ile her iki sistemimizi de birbiriyle eş zamanlı olarak iyileştirmek mümkün.

Kendimizi iyileştirmenin dünyayı iyileştireceğini bilerek bizi iyileştirecek yolları bulmak ve bunları alışkanlık haline getirmek inanın ki herkes için yapabileceğinizin en iyisi olacaktır. Bedeninizin farkına varmanızı, sinir sisteminizi ve fiziksel sağlığınızı düzenleyecek nefes, meditasyon, hareket pratiklerini deneyerek kendinizi iyileştirmeye bugünden başlayabilirsiniz. Soru ve yorumlarınız için bana Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Uykuya kolaylıkla ve sakin bir zihinle geçebilmeniz için 3 öneri

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale