Dünyayı iyileştirmek, kendini iyileştirmektir: Nereden başlamalı?

Enerji bedenimizi birçok şey etkiliyor. Kendi duygu durumumuz, bedenimizde olanlar bir yana, fanus içinde yaşamadığımız için dış dünyada olanlar, gündem konuları, etrafımızdaki insanlar da bizi etkileyen ana unsurlardan. Dışarıda yaşananlar bizi üzebiliyor, sinirlendirebiliyor ya da hayal kırıklığına uğratabiliyor. Bunların hepsi enerjimizi aşağıya düşürüyor ve iyi olma halimizi negatif etkiliyor.

Size bir kötü, bir de iyi haberim var. Kötü haber ne yazık ki değişikliği yaratmak için iş bize düşüyor. İyi haber de aynı: Değişikliği yaratmak bizim elimizde. Başkasını değiştirmemiz maalesef pek mümkün değil, değişiklik yaratabileceğimiz tek kişi kendimiziz. Sahip olduğumuz enerjiyi değiştiremediklerimize odaklayıp kendimizi yıpratmaktansa, değiştirebildiklerimize harcayarak daha huzurlu bir yaşam sürebiliriz. Ve emin olun ki biz değişince dünya da değişiyor. Oluş halimizle durumları dolaylı yoldan değiştirebilme gücüne sahibiz.

Bunu anlamam benim de uzun zamanımı aldı. Fakat anladıktan sonra dikkatimi kendime daha çok getirmeye ve kendimi dinlemeye başladım. Meğer anlaşılmayı bekleyen ne çok mesaj varmış… Kendi bedensel, zihinsel ve ruhsal sağlığıma yaptığım dokunuşlarla etrafımdaki olaylarda birçok değişiklik gözlemlemeye başlayınca devam etme motivasyonum da arttı. Bu farkındalığımın artmasına yardımcı olan kitaplardan biri olan Tanrılar Okulu’ndan (Stefano D’Anna) alıntıladığım bu söz, yazımı da özetler nitelikte: “Dünyayı iyileştirmek, kendini iyileştirmektir.

Kendimizi değiştirme konusunda anlaştık diyelim, peki nereden başlayacağız? Bunu bilemiyorsanız en güzeli hangi oluş halinde olduğunuzu gözlemlemekten başlamak. Tam şu anda kızgın mıyım, öfkeli miyim, yorgun muyum? Ne hissediyorum? Günün koşuşturmacasında odağımız o kadar çok dışarıda olabiliyor ki kendimizi, ne hissettiğimizi o anda fark edemeyebiliyoruz.

Sonrasında kendimizi bir anda öfkemizi başkasına yansıtırken buluyoruz. O anda biz de şaşırabiliyoruz, ya niye bu kadar tepki verdim diye. Halbuki öfkeli olduğumuzu fark etmiş olsak, onu dönüştürebilirdik. Ama biz anlayana kadar iş işten geçmiş oluyor.
Kendimizi gözlemlemeye alan açarak beden farkındalığımızı artırmak mümkün. Bunun için kendimize her gün birkaç dakika ayırmamız güzel bir başlangıç olacaktır. Bu dakikaları sabah kalktığımızda, gün içinde vereceğimiz bir molada, akşam eve geldiğimizde ya da yatmadan önce sakince oturup dikkatimizi nefesimize getirerek değerlendirmemiz yeterli. Nefesi kontrol etmeye çalışmadan, sadece nasıl alıp verdiğimizi gözlemlemeliyiz. “Sık sık mı alıyoruz, nefes alırken ya da verirken bir yerimizde gerginlik hissediyor muyuz?” gibi soruları kendimize sorabiliriz.

Bu pratiği mindfulness ile yapmak oldukça önemli. Yani dikkatimizi kasıtlı bir niyetle nefese getirerek, olan biteni açık bir şekilde, yargılamadan ve arkadaşça gözlemlemek mindfulness bakış açısının en pratik ve en kapsamlı tanımı. Nefes pratiğini bir adım daha ileri taşımak isteyenler beş dakika ya da tercihlerine göre daha uzun bir süre ayırarak beş aşamalı mindfulness meditasyonunu uygulayabilirler. (İlgili yazıma ya da videoma göz atarak bilgi alabilirsiniz.) Bu çalışmalar ile bedenimizde olup bitenleri gözlemleyerek dış dünyaya verdiğimiz otomatik tepkileri dönüştürebiliriz.

Bir diğer iyileştirebileceğimiz alan nefesin kendisidir. Nefesimiz (solunum sistemimiz) bilinçli olarak kontrol edebildiğimiz tek otonom sistemimizdir. Farklı nefes çalışmalarından yararlanarak sinir sistemimizi regüle edebilir, oluş durumumuzu pozitif yönde etkileyebiliriz. 4-7-8, Nadi Shodhana nefes teknikleri ilk aklıma gelenler. Dengeli bir sinir sistemi ile de aynı ilk çalışmada olduğu gibi dışarıya verdiğimiz tepkilerin dönüşümlerini sağlayabilir ve böylelikle iyileşme sürecini başlatabiliriz.

Üçüncü önereceğim iyileşme yöntemi ise hareket! Hareket hem fiziksel hem de ruhsal (sinir) sistemimizi etkiler. Düzenli olarak yapacağımız spor, yoga hareketleri, pilates, yürüyüş ile her iki sistemimizi de birbiriyle eş zamanlı olarak iyileştirmek mümkün.

Kendimizi iyileştirmenin dünyayı iyileştireceğini bilerek bizi iyileştirecek yolları bulmak ve bunları alışkanlık haline getirmek inanın ki herkes için yapabileceğinizin en iyisi olacaktır. Bedeninizin farkına varmanızı, sinir sisteminizi ve fiziksel sağlığınızı düzenleyecek nefes, meditasyon, hareket pratiklerini deneyerek kendinizi iyileştirmeye bugünden başlayabilirsiniz. Soru ve yorumlarınız için bana Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Uykuya kolaylıkla ve sakin bir zihinle geçebilmeniz için 3 öneri

Sibel Okan
Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum ve şu anda özel sektörde pazarlama alanında çalışıyorum. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce ... Devam