X

Dekorasyonlarıyla içinde yaşama isteği uyandıracak banyoların 7 püf noktası

Evlerin içinde yer alması çok yakın bir tarihe dayanan banyolar, günümüzde modern dokunuşlarla artık estetiğini fonksiyonelliğiyle yarıştırır durumda. Bazen öyle tasarımlara ev sahipliği yapıyor ki, adeta bu rüya gibi banyoların içinde yaşamak istiyoruz. Alanın geniş olması her zaman bir artı olsa da bu günümüz şehir evlerinde maalesef çok da sık rastlanan bir durum olamıyor. Hatta doğal havalandırma ve aydınlatma için bir penceresinin olması çoğu zaman lüks bile sayılabiliyor. Doğru havalandırma koşullarına sahip olmayan bu banyolarda da genellikle bitmek bilmeyen rutubet problemleri ve dolayısıyla da kötü koku ve hoş olmayan görüntüler meydana geliyor.

Peki büyük ve aydınlık bir banyonuz olsaydı onu nasıl dekore ederdiniz? Aşağıda rüya gibi banyolardan ufak bir seçki yaptık. Belki küçük banyonuzu sevimli bir hale getirmek için size de minik tüyolar vermiş oluruz.

1. Bitmeyen tutku: Seramik
Banyo dekorasyonunda yenilik ve farklılık isteyenlerin ilk tercihi seramikler!

Özellikle küçük alanlarda mucize etkiler yaratan seramik kullanımı, yenilik isteyen herkesin ilk elini atması gereken malzeme oluyor. Dikkat edilmesi gereken nokta ise abartıya kaçmamak ve fazla gözü yormamak. Sadece zeminde kullanıp kalan her yeri beyaz bırakabilir, duşun içinde tek bir duvarda ya da tuvalet arkasında tercih edebilirsiniz.

2. Rustik görünümler
Çok basit değişikliklerle banyonuzun havasını değiştimek mümkün.

Daha çok yazlık evler veya dağ evlerinde tercih edilse de şehirdeki evinizin banyosuna da ahşaplar ve hasırlar kullanarak rustik bir hava katabilirsiniz. Duvara yaslayacağınız ahşap bir merdiveni havluluk olarak kullanmak fikri bile ortamı değiştirmeye yeterli olabilir.

3. Beton etkisi
Beton etkisini en iyi şekilde kullanabilmek için aksesuarların da uyumu çok önemli.

Daha modern ve endüstriyel bir görünüm için ise duvarlarda beton görünümlü sıvalar ile zeminde bu tonlara yakın renk ve dokularda taş veya seramik malzemeler tercih edebilirsiniz. Ortama ayak uyduracak bakır ya da siyah mat aydınlatmalar ve armatürlerle de bir bütünlük yakalamak mümkün olacaktır.

4. Küvet aşkı
Geniş bir alanınız varsa küvet tasarımlarına mutlaka göz atmalısınız.

Bahsettiğimiz geniş alanlara sahip olan ev sahiplerinin en büyük şansı banyolarında küvet keyfi yapabiliyor olmaları belki de. Fazla detaya gerek yok. Banyonun ortasına düşen minimal dokunuşlu bir küvet banyoda büyük söz sahibi olacaktır.

5. Siyah – beyaz tonlamalar
Risksiz ve zarif tasarımlar için siyah ve beyaz tonlardan yararlanabilirsiniz.

Monokrom tonlar her zaman şık ve sade bir görüntü yakalamak için risksiz çözümler sunar. Siyah-beyaz renklerin hakim olduğu bir banyo her daim modası geçmeyen bir klasiktir.

6. Şakacı duvarlar 

Duvarlara eğlenceli posterler asarak banyonuzu eğlenceli bir mekana dönüştürebilirsiniz.

7. Manzara faktörü
Rüya gibi banyoların olmazsa olmazı müthiş manzaralar…

Küvetinizin durduğu yerden bir ormana ya da masmavi bir deniz manzarasına bakıyor olsaydınız? İşte rüya banyolar dediğimizde tam da bundan bahsediyorduk.

 

İlginizi çekebilir: Şık, fonksiyonel ve keyifli bir dekorasyon için mutfak tezgahı seçiminin püf noktaları

Gülin Keskin: 1985 yılında İstanbul’da doğdum. 2005 yılına kadar İstanbullu sonrasında hem İstanbul hem Milanolu oldum. İtalyan Lisesi’nden mezun olduktan sonra, pılımı pırtımı toplayıp mimarlık öğrenmek için İtalya’ya yerleştim çünkü bence bu işi en yapan adamlar hep ordaydı. Politecnico di Mllano’da hem lisans hem yüksek lisans eğitimimi tamamlarken, bolca seyahat ettim ve mimarlığı en çok da gezerken öğrendim. Bu sırada farkında olmadan İtalyan kültürünün de bağımlısı oldum. 2012 yılında İstanbul’a dönerek kariyerime burada devam ettim ve 2016 yılında kendi mimarlık ofisim GKMO’yu kurdum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale