X

“Crossfit nedir? Herkes crossfit yapabilir mi?” – Fit with Beril

Spor Yaparken En Çok Sorulan Sorular – 16

1970 yılında Jimnastikçi Greg Glassman tarafından, Californiya’da, bir garajda; temel hareketler ve farklı antrenman metotları harmanlanarak geliştirilen ve 30 yılı aşkın bir sürede dünyaya yayılan ve kabul gören, temeli güç ve kondisyon artışına dayalı özel bir antrenman metodudur.

Crossfit; aerobic kapasite, güç, dayanıklılık, kuvvette devamlılık, patlayıcı kuvvet, vücut koordinasyonu, hız, denge, esneklik gelişimini hedefler. Yalnızca bir kas grubunu hedefleyen izole çalışmalara karşın crossfitCrossfit;, birden fazla kas grubunu ve eklemi devreye sokarak kısa süreli ve yoğunluğu yüksek bir çalışma sağlar. Bu denli yoğun tempolu antrenman, daha kısa sürede daha fazla enerji açığa çıkarmanızı sağlar ve sizi hedefinize daha kısa sürede ulaştırır.

Spor Yaparken En Çok Sorulan Sorular – 16

Crossfit, sağlıklı ve özellikle herhangi bir eklem sakatlığı olmayan, belirli bir fitness geçmişi olan bireylere tavsiye edilir. Bu denli yoğun bir çalışmaya başlarken, her zaman öncelikle kendi vücut ağırlığınızla ve doğru fitness duruşlarıyla çalışmanızı öneririm.

Doğru ve güvenli fitness duruşlarını vücut hafızanıza almalısınız ki, ilerleyen antrenmanlardaki ağırlıkla uygulanan powerlifting tarzı hareketlerde sakatlanma riskiniz minimuma insin. Birçok spor dalında olduğu gibi fitness ve benzeri fonksiyonel çalışmalarda da sakatlanma riski her zaman mevcuttur. Bunu en aza indirmek için yapılması gerekenler;

  • Antrenmanlara başlamadan önce, bağ dokunuzu hazırlamak amacıyla tüm vücudunuzu ısıtmak. (12 dakikalık bir tempolu koşu, kürek çekme, yürüyüş tercih edebilirsiniz.)
  • Antrenman esnasında vücudu susuz bırakmamak ve egzersizler esnasında doğru nefes alıp vermek.
  • Her antrenman sonrası tüm vücut esnetmeleri asla ihmal etmemek.

  • Antrenman sonrası en geç 30-45 dakika içerisinde, protein ve kaliteli karbonhidrat içeren, kas iskelet sisteminizi destekleyici bir öğün tüketmek.

Crossfit antrenmanları; itme, çekme, koşma, kürek çekme, çömelme, zıplama hareketlerinden oluşur. Bu hareketleri kendi vücut ağırlığınızla ya da belirli ve dengeli ağırlıklarla uygularsınız. Antrenmanın asıl amacı, antrenman içeriğini mümkün olan en kısa zamanda tamamlamaktır.

Antrenman esnasında fazla ara vermeden, dinlenmeden, yani nabzınızı belirli bir seviyede tutarak ve vücudunuzun soğumasına izin vermeden hareket edersiniz. Hareket kombinasyonları arka arkaya uygulanır. Crossfit’i haftanın her günü uygulamanız dahi mümkündür; yalnız antrenman içeriklerinin bilinçli bir şekilde hazırlanması şarttır. Uzmanların tavsiyesi, haftada minimum 3 ile 5 gün arasında antrenman yapılması yönündedir.

Bu şekilde yoğun tempolu bir çalışma, yüksek derecede motivasyon ve vücut hakimiyeti gerektirir. Gerçekten crossfite gönül verdiyseniz öncelikle vücudunuz bu antrenman sistemine ayak uydurana kadar bir uzman eğitmen eşliğinde, gözetiminde çalışmalısınız. Sporu hayatımıza sokarken, aktivite seçimlerimizi yaparken sağlığımızı tehdit eder nitelikle kararlar vermemeliyiz. Öncelikli hedefimiz sağlık, sonrasında estetik olmalıdır.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Beril Tarakçıoğlu: Personal Fitness Trainer Beril Tarakçıoğlu, lise Sainte-Pulcherie ardından Lise Saint-Benoit ve son olarak Yıldız Teknik Üniversitesi – Fransızca Tercümanlık Bölümü’nden mezun olarak akademik yaşantısını tamamladı. 2013 Yılı Şubat ayı itibarı ile, profesyonel hayatına, ACE ‘American Council on Exercise’ sertifika programını başarıyla tamamlayarak Fitness eğitmeni olarak devam ediyor. Eğitimini aldığı branşlar; Burhanfelek/Cimnastik; Enka/Yüzme; Levent Tenis Kulübü/Tenis.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale