X

Coronavirüsün psikolojik etkileriyle baş etmenize yardımcı olacak 10 öneri

Ülke olarak çok karışık ve üzücü, ve hatta korkutucu olaylara maruz kaldığımız dönemlerden geçiyoruz. Son aylarda yaşadığımız üzücü olayları psikolojik olarak henüz sindirememişken şimdi bir de bütün dünyayı sarsan bir virüs tehdidi ile karşı karşıyayız ve maalesef hiç tahmin etmediğimiz kadar hayatımızda köklü değişiklikler yapmak durumunda kaldık.

Öyle bir duruma geldik ki zaman zaman yaşadıklarımızın bir rüya ya da bir bilim kurgu filmi olduğu yanılgısına bile kapılabiliyoruz. Bir anda sosyal hayatımızı durdurmak zorunda kalmak, ekstra hijyen ihtiyacı, hastalığa yakalanma korkusu, sevdiklerimizi enfekte etme, hatta onları kaybetme korkusu, belirsizlik hissi, “Acaba ben de bir taşıyıcı mıyım?” şüphesi, ekonomik sıkıntı yaşama endişesi, sevdiklerimize daha az temas etme zorunluluğu ve özel hayatımıza dair daha birçok kaygı…

Maalesef bu virüs bizi birçok engelle yüzleştirdi. Peki bu psikolojik engellerle başa çıkmak için nelere dikkat etmeliyiz? Sanırım günümüzde cevaplanmaya en çok ihtiyaç duyulan sorulardan biri bu. Gelin bu soruya cevaben günlük hayatımızda neler yapabiliriz, bir bakalım… 

  • Bütün gün farklı kaynaklardan haber okumak yerine, günün belli saatinde güvenilir tek bir kaynaktan haber okuyabilirsiniz.
  • Her ne kadar sosyal hayatınız kısıtlanmış olsa da günlük rutininizi mümkün olduğunca evden sürdürmeyi deneyin. Örneğin; iş yerinde içtiğiniz sabah kahvesini aynı saatte evinizde içmeyi de ihmal etmeyin.
  • Evde bütün gün pijamayla oturmayın, içinde kendinizi iyi hissettiğiniz kıyafetler giyin, hatta biraz makyaj bile yapabilirsiniz. Emin olun kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.
  • Kişisel bakımınızı ihmal etmeyin, unutmayın kişisel temizlik hem ruhsal hem de bedensel sağlığın en önemli adımlarından biri. Bol bol su içmeyi de unutmayın.
  • Sosyal medya kullanımınızı sınırlandırın. Böylelikle hem vaktinizi daha verimli kullanmış, hem de olası sürü zihniyetlerine düşmekten kaçınmış olacaksınız.

  • Hareketsiz kalmayın; mümkün olduğunca egzersiz yapın. Bunlar büyük hedefler olmak zorunda değil; hafif tempolu bir yürüyüş ya da 20 dakikalık bir yoga bile yeterli gelebilir. Hareketi sadece spor olarak algılamayın, evinizi temizlemek bile hareketinizi artıracak bir aktivite. Tabii bu hareketleri yaparken nefes almayı da unutmayın.
  • Sosyal hayatınız her ne kadar kısıtlanmış olsa da elinizdeki teknolojik aletleri iyi değerlendirin ve onları birer sosyalleşme aracı olarak kullanın; ailenizle ve arkadaşlarınızla bol bol görüntülü sohbetlerde bulunun. Bu sohbetlerin tek temasının da virüs olmamasına dikkat edin.
  • Sağlığımız için bir diğer vazgeçilmez faktör de iyi ve kaliteli bir uykudur. Uyumanızı kolaylaştırmak için uyumadan 1 saat önce evinizdeki bütün ışık kaynaklarına veda edebilirsiniz. Stres seviyenizi en aza indirmek için kahve, tarçın gibi yatıştırıcı etkisi olan kokulara ya da bitki çaylarına başvurabilirsiniz.
  • Hobilerinize ve varsa evcil hayvanlarınıza vakit ayırın. Kendinizi daha sosyal ve iyi hissedeceksiniz.

  • Son ve belki de en basit tavsiye; gülümseyin. Yapılan araştırmalara göre sahte bir gülümseme bile beyninize iyi ve mutlu olduğunuz sinyallerini göndermek için yeterlidir. Günlük gülme oranınızı artırmak için komik videolar izleyip, mizah dergileri okuyabilirsiniz.

Umarım tüm bu öneriler bu süreçle başa çıkmanızda ve kendinizi daha iyi hissetmenizde, hatta belki arkadaşlarınıza ve ailenize destek olmakta faydalı olur. Tüm bu önerileri denemenize rağmen kendinizi iyi hissetmezseniz, gerek duyduğunuz durumlarda profesyonel destek almaktan çekinmeyin. Unutmayın, beden sağlığınız için ruh sağlığınızı da korumanız çok önemli.

Daha fazla paylaşım için Instagram hesabımı da takip edebilirsiniz.

Web sitemi ziyaret etmek için hemen tıklayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: İçinden çıkamadığınız duygular mı var: 4 adımda üstesinden gelebilirsiniz

Cansu Varol: Boğaziçi Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji Programı’nda yüksek lisansını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamalarında Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Şema Terapi ekollerini kullanmaktadır. Ağırlıklı olarak travma, stres, depresyon, panik bozukluk, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları ve ergenlik dönemi sorunları üzerinde çalışmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale