X

Corona günlerinde zihinsel öz-bakım: Stres seviyenizi azaltacak 4 ipucu

Öz-bakım, Dorothea E. Orem tarafından 1959 yılında geliştirilerek “Bireyin sağlığını, yaşamını ve iyilik halini korumak için gerekli becerileri doğru zamanlamayla başlatması ve uygulaması” olarak tanımlanmaktadır (Akduman, Bolışık, Sönmez, 2004). Kişinin öz bakımı çocukluktan yetişkinliğe doğru bir gelişim göstermektedir. Orem’in kuramına göre öz bakım kişisel özelliklerden, çevresel faktörlerden, demografik özelliklerden ve sağlık durumundan etkilenir (Orem 1991). Öz-bakım kategorilerinden biri olan zihinsel öz-bakım zihninizi boşaltmaya ve stres seviyenizi aşağı çekmeye yardımcı olan aktiviteleri içermektedir. Peki Corona günlerinde zihinsel öz-bakımınız için neler yapabilirsiniz?

1- Geçmişin muhasebesini yapmayın

Çoğumuzun evde oturduğu bu günlerde zihnimiz bizi geçmişin tozlu koridorlarına çekip, yaptığımız ya da yapmadığımız şeylerin pişmanlıklarını önümüze serebilir. Eğer siz de bugünlerde kendinizi geçmiş günlerin muhasebesini yaparken yakalarsanız durun ve dikkatinizi bu ana verin. Yaşadığımız günler zaten yeterince stresli, o yüzden kendinize bir de geçmişin muhasebelerini yaparak ekstra stres vermeyin. Şimdi geçmiş ya da geleceğe değil bu ana, şimdiye odaklanmamız gereken günlerden geçiyoruz. Zihinsel ve bedensel enerjimizi kendimize iyi bakmak için harcamalıyız.

2- Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın

Malum sosyal medya yüzünden kendimizi başkalarıyla kıyaslama huyumuz arttı. Diyelim sosyal medyada takip ettiğiniz insanlar karantina zamanlarını her gün durmadan online yoga ya da pilates derslerine katılarak geçiriyorlar ve siz onlar gibi düzenli egzersiz yapmadığınız için kendinizi suçluyorsunuz. Eğer bu durumdaysanız kendinizi suçlamaktan hemen şimdi vazgeçin.

İçinden geçtiğimiz bu günlerde suçluluk en son ihtiyaç duyduğumuz hislerden biri. Şu an hepimiz daha önce hiç deneyimlemediğimiz bir süreçten geçiyoruz. Bu süreci kimi daha çok egzersiz yaparak geçiriyor, kimi film seyrederek. Siz kendinizi başkalarıyla kıyaslamaktan vazgeçip size en iyi gelecek olan aktiviteleri yapmaya odaklanın.

3- Kendinize sık sık rahatlama molaları verin

Stres seviyemizin yüksek olduğu bu zamanlar zihnimize sık sık rahatlama molaları vermeliyiz. Zihnimizi olan bitenden uzaklaştırıp onu sakinleştirmenin yollarından biri de bitkilerle uğraşmaktır. Audrey Hepburn’ün dediği gibi “bitki ekmek yarına inanmaktır”. Balkonunuz varsa balkonunuzda, yoksa evinizin içinde bitkiler yetiştirebilir, kendinizi Covid-19 stresi altında bulduğunuzda bitkilerinizin bakımıyla uğraşarak zihninizi sakinleştirebilirsiniz.

4- Duygularınıza saygı gösterin

Sürekli Coronavirüs hakkında haberler duyduğumuz bu zaman diliminde her türlü duyguya sahip olmamız son derece normal. Gün içinde kendimizi üzgün hissedebiliriz, öfke duyabiliriz, korkabiliriz, ya da hiçbir şey hissetmiyor olabiliriz. Bunların hepsi normal tepkiler. Duygularınızı onları değiştirmeye çalışmadan kabullenin ve onları hissetmek için kendinize izin verin. Bunu yapmanın en iyi yöntemlerinden biri günlük tutmaktır. Bırakın bütün duygularınız serbest bir şekilde kağıda aksın. Duygularınızı yazarak ifade ettikçe kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Eğer duygularınızla kendi başınıza başa çıkamayacak gibi hissederseniz hizmetlerine online devam eden psikologlardan ya da psikiyatristlerden destek almayı ihmal etmeyin.

Evet, şu an hepimiz zor bir dönemden geçiyoruz. Unutmayın şimdi kendimize ve birbirimize daha iyi bakma zamanı. Hepimize sağlıklı günler diliyorum. Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. WhatsApp ya da FaceTime üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz. Hayatı güzelleştirmeyle ilgili psikoloji egzersizlerini ise @ranakutvan Instagram hesabımdanrsolaker@gmail.com  paylaşıyorum.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Akduman, S., Bolışık, B., Sönmez, S. (2004). Sağlıklı ergenlerin öz-bakım güçlerinin incelenmesi. Hemşirelik Forumu Dergisi, 7(1), 17-21.
Bıçakçı, H. (2010). Doğum sonrası annelerin öz-bakım gücünün hastane taburculuğuna hazır oluşluklarına etkisi. Yüksek Lisans Tezi
Orem DE, Savannah GA (1991). Nursing concepts of practice. Fourth Edition, Mosby Year Book, 117-130

İlginizi çekebilir: Belirsizlik girdabında kaybolmamak için 10 öneri

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale