X

Uzman onaylı 7 yöntemle cildinizi sıkılaştırın

Kırışıklıklar uzun bir ömür yaşandığının işareti olsa da bu yaşlılık belirtisi cildin sarkık gözükmesine ve öz güvenin düşmesine yol açabiliyor. Bu nedenle, pek çok insan cildin daha genç görünmesini sağlayan yöntemlerin arayışına giriyor. Bu yöntemler arasında hem invaziv hem de invaziv olmayan teknikler ön plana çıkıyor. Bu yazımızda, gözünüze korkutucu gelmeyecek cilt sıkılaştırma yöntemlerini sizler için kaleme aldık.

Yüz neden sarkar?

Yaşlandıkça yanak, alın, şakak ve çene kemiklerinin etrafındaki hacim yavaşça kaybolabiliyor. Dermatolog Kseniya Kobets, bu durumun cildi, yağı ve kolajeni tutan altyapımız ile ilgili olduğunu söylüyor.

Yüzdeki hacmin azalmasıyla yanaklarda, göz altlarında ve şakaklarda çöküklük açığa çıkabiliyor. Ayrıca, yaşlanmayla birlikte çenenin alt kısmı ve ağzın kenarları da sarkmaya ve gevşemeye başlıyor.

MMSkincare’ın kurucusu dermatolog Ellen Marmur, yaşlanma sürecinde cildin sarkmasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda, Marmur sağlıksız beslenme, güneşe maruz kalma ve uykusuzluk gibi faktörlerin de cildin sarkmasına yol açtığını vurguluyor.

Dermatologların açıklamalarını incelediğimiz zaman, cilt yaşlanmasının ve yüz sarkmasının doğal bir süreç olduğunu ve bu süreçten kaçınılamayacağını fark edebiliyoruz. Bununla birlikte, yetersiz uyku, sigara, kronik stres ve sağlıksız beslenme gibi faktörlerin de bu süreci desteklediğini algılayabiliyoruz.

Cildinizi sıkılaştırmak için ne yapabilirsiniz?

Eğer yüzünüzde yaşlılık belirtilerinin öne çıktığını düşünüyorsanız aşağıdaki yöntemleri göz önünde bulundurabilirsiniz.

Microcurrent uygulayın

7E Wellness’ın kurucusu ve bütünsel cilt bakım uzmanı Pooja Johari, microcurrent’in vücudun doğal darbelerini taklit eden çok küçük bir elektrik akımı olduğunu söylüyor. Bu yöntem, insan beyninin nörolojik yollar aracılığıyla iletişim kurmak için akımları kullanmasını ve sürekli sinyaller göndermesini somutlaştırıyor. Microcurrent, beynin kullandığı akımları taklit ederek onları yüz kaslarına iletiyor. Bir başka deyişle, bu yöntem cilde kolajen ve elastin üretimini tetikleyen elektrik akımları gönderiyor.

İnsan vücudu, yenilenmek ve daha fazla kolajen ve elastin gibi maddeler üretmek için ATP olarak bilinen bir molekülü kullanıyor. Microcurrent cihazları, vücutta doğal olarak üretilen ATP’nin üretimini artırarak yüz kaslarını güçlendiriyor. Bu sayede, yüz hatları ve cilt tonu iyileştirilirken kırışıklıklar da azaltılıyor.

Microcurrent araçları tutarlı bir şekilde kullanıldığı zaman fazlasıyla etkili olabiliyor. Evde kullanılabileceğiniz bir microcurrent cihazı satın alarak onu günlük rutininizin bir parçası haline getirebilirsiniz.

Günlük menünüze kolajen ekleyin

Dermatolog Jeannette Graf, kolajenin cildimize sıkı ve gergin bir görünüm verdiğini fakat yaşlandıkça doğal kolajeni kaybetmeye başladığımızı vurguluyor. Bu nedenle, doğal kolajen üretimini artırmak için kolajen takviyesi almayı değerlendirebilirsiniz. Kolajen takviyesi seçerken kaliteden ödün vermemelisiniz.

Graf’ın önerisi doğrultusunda, hidrolize kolajen peptitlerin arayışına girebilirsiniz. Çeşitli araştırmalar, en umut verici sonuçların bu kolajen takviyesi formundan doğduğunu kanıtlıyor. Bu takviye, dermal kolajen yoğunluğunu ve cilt elastikiyetini destekleyebiliyor.

Gua sha kullanın

Geleneksel Çin tıbbında yaygın bir şekilde kullanılan gua sha, yüz masajı işlevine sahip küçük bir taş olarak karşımıza çıkıyor. Gua sha masajı, cilt hücrelerine iletilen besin ve oksijen miktarını artırabiliyor ve hücrelerin yenilenmesini destekleyebiliyor.

2018’de yürütülmüş bir çalışma, her gün sadece beş dakikalık bir gua sha uygulamasının yüzdeki kan akışını iyileştirdiğini vurguluyor. Yüzdeki kan akışının iyileşmesiyle de daha pürüzsüz bir cilt açığa çıkabiliyor. Aynı zamanda, gua sha uygulayan insanların çoğu bu uygulamadan sonra daha sıkı ve esnek bir cilde sahip olduklarını hissettiklerini belirtiyor.

Eğer bu pratiği uygulayacaksanız gua shanın bir defalık bir eylem olmadığını fark etmelisiniz. Yaşlanmayı tersine çeviren sonuçları kucaklamak istiyorsanız bu uygulamayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Gua shayı yanlış bir şekilde kullanmamak için YouTube’tan bu uygulamada profesyonel olan insanların videolarını izleyerek yola çıkabilirsiniz.

Microneedling yaptırın

Microneedling, cildi küçük ve steril iğnelerle delme işlemi olarak tanımlanıyor. Dermatolog Michelle Henry, bu işlemin yaraların iyileşme sürecini, hücre yenilenmesini ve kolajen ve elastin üretimini desteklediğini söylüyor.

Kseniya Kobets, microneedlingin cilt sıkılaştırma için değerli bir teknik olduğunu belirterek bu yöntemin bir profesyonel tarafından uygulanması gerektiğini vurguluyor. Evde dermaroller kullanmak yerine bir uzmana danışarak daha büyük ve etkili sonuçlar alabilirsiniz.

Retinol kullanın

Son dönemlerin en çok konuşulan bakım ürünlerinden biri olan retinol, sarkan cildi canlandırmak için bir diğer seçenek. Retinol, kolajen üretimini artırarak hücre yenilenmesini destekliyor. Buna ek olarak, A vitaminin bir türü olan bu madde çizgi ve kırışıklık gibi yaşlılık belirtilerini azaltıyor ve sivilceleri iyileştiriyor.

Sayısız faydası bulunan retinolün farklı versiyonlarından hangisinin size en uygun olduğunu cilt tipinizi ve hedeflerinizi baz alarak tespit edebilirsiniz. Bu noktada, bir dermatologdan retinol tercihi için yardım almanızı önermekteyiz.

Işık terapisi cihazı satın alın

Konu cilt sıkılaştırma olduğu zaman göz önünde bulundurabileceğiniz bir diğer yöntem ise LED ışık terapisi. Bu yöntem, kolajen yoğunluğunda somut bir şekilde hissedilebilir bir artışı beraberinde getiriyor.

2014’te yayınlanmış bir çalışma, yüzlerine haftada iki defa toplam otuz seans kırmızı ışık terapisi alan kişilerin cilt renginde, pürüzsüzlüğünde ve kolajen yoğunluğunda iyileşme deneyimlediğini kanıtlıyor. Kırmızı ışık terapisinin kolajen üretimindeki rolünün açıklanması için fotobiyomodülasyon mekanizmasına işaret ediliyor.

Kseniya Kobets, LED ışık terapisi cihazlarını evinizin rahatlığında kolajen uyarımı için kullanabileceğinizi vurguluyor. Güvenilir bir cihaz bulmak için mutlaka araştırma yapmanızı öneriyoruz.

Uykuyu önceliklendirin

Uyku, her yaşta cilt sağlığını korumak için kritik bir öneme sahip. Uykusuzluk, zaman içinde kolajeni parçalayabilen kortizol yani stres hormonunun seviyesini artırıyor. Uzmanlar, yeteri kadar uyumayı yaşlanma karşıtı bir cilt rutininin hayati bir parçası olarak değerlendiriyor. Bu nedenle, her gece 7-9 saat arası uyumaya özen göstermelisiniz.

Sonuç olarak, bazı dönemlerde canınızı sıkabilen sarkık cilt görüntüsüyle başa çıkmanızı kolaylaştırabilecek birçok yöntem bulunuyor. Yukarıdaki pratikleri günlük rutininize dahil ederek cildinizi sıkılaştırabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: ‘Face taping’ ile kırışıklıklara veda etmek mümkün mü?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale