X

Çikolata yemek için iki nedeniniz daha var

Evvel zaman iken, deve tellal iken, saksağan berber iken… Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. İp koptu, beşik devrildi. Anam kaptı maşayı, babam kaptı meşeyi, döndürdüler dört köşeyi. Dar attım kendimi dışarı…

Çikolata insanın ruhuna masal gibi gelir. Peki ya bedenine?

Cazibenin tarihi

Bundan yaklaşık 2 bin yıl önce Amerika’nın tropikal ormanlarında keşfedilen kakaoyu besin olarak tükettiği bilinen ilk insan topluluğu Mayalar.  Kakao çekirdeklerini çeşnilerle karıştırarak acı ve baharatlı içecekler elde ediyor ve bu içeceğin sağlık iksiri olduğuna inanıyorlardı. Mayalar için kakao çekirdekleri yaşamı ve doğurganlığı sembolize ediyordu. Kakao çekirdekleri dini ritüeller ve evlenme törenlerinde Tanrı’nın yiyeceği olarak takdim edilirdi. Aztekler ise besleyici, kuvvetlendirici ve afrodizyak özellikleri olduğu için kakao meyvesini yediklerinde bilge ve güçlü olacaklarına inanıyorlardı.

Mayalar için kakao çekirdekleri yaşamı ve doğurganlığı sembolize ediyordu.

Gelelim günümüze. Son yapılan çalışmalar, çikolatanın özellikle iki noktada faydalarının öne çıktığını gösteriyor. Bunlardan biri bağırsak sağlığı, diğeri ise kilo kaybı.

Mikrobiyota ve çikolata

Yapılan son çalışmalar, kakaonun prebiyotik olarak işlev görebileceğini ve bağırsak bakterilerinin aktivitesini ve gelişimini teşvik ettiğini gösteriyor. Buna göre kakao içeriğindeki flavanoller ince bağırsakta çok az miktarda emiliyor ve kalın bağırsağa geçiyor. Kalın bağırsaktaki bakteriler ile etkileşim içerisine giriyor.

Bu çerçevede yapılan bir araştırmada, dört haftalık bir süre boyunca yüksek miktarda kakao flavanolleri içeren beslenme programı, çalışmaya katılanların bağırsak bakterilerinde değişikliklere yol açtığını gözlendi. Kakao flavanollerinin bağırsak sağlığını koruduğu bilinen yararlı bakteriler Lb. acidophilus ve bifidobakterileri artırdığı görüldü. Ayrıca metabolik aktivitesi nedeniyle bağırsağa zarar verme potansiyeli olan clostridium bakterisinde de azalma görüldü.

Kilo kaybı ve çikolata

Yapılan araştırmalar sonucunda kakaonun içeriğindeki flavonidlerin (flavonidlerin alt gruplarından olan oligomerik proantosiyanidinlerin) obezite karşıtı özellik gösterdiği ve kilo kaybı ile bağlantılı olduğu tespit edildi ve bu bulgular Journal of Aagricultural and Food Chemistry’de yayımlandı. Buna göre bitter çikolata ve doygunluk duygularıkilo kaybı ile bağlantılı olduğu tespit edildi ve bu bulgular Journal of Aagricultural and Food Chemistry’ yeme arasında bir korelasyon olabilir.

Günde 40 gram (en az yüzde 70 kakao içeren ) çikolata tüketmek yeterli.

Kakaonun diğer faydalarını ise şöyle sıralamak mümkün:

  • Kakaodaki flavonidler antioksidan görevi yapıp serbest radikallere karşı vücudu korur.
  • Kalp krizi, inme ve diyabet riskini azaltır (Henüz kanıtlanmamış olmasına rağmen birçok çalışma pozitif korelasyon gösteriyor).
  • Endorfin üretimini uyarır ve keyif hissi verir.
  • Bir anti-depresan olarak hareket eden serotonin içerir.
  • Teobromin ve kafein uyarıcı diğer maddeler içerir.
  • Stresi azaltarak beyin sağlığını destekler.
  • Tadı sayesinde damakta bir şölen havası yaratır.

Günde 40 gram (en az yüzde 70 kakao içeren ) çikolata tüketmek yeterli.

Selin Şahin: Araştırmayı, içimdeki öğrenme ateşini hep canlı tutmayı, okumayı, kalemimi kağıtla buluşturmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi kendine görev edinmiş bir diyetisyenim. Psikoloji, felsefe, moda, spor, farklı tatlar, doğa ve hayvanlar ise ilgi alanlarım arasında. Üretmeyi ve üretim deviniminin içinde yer almayı seviyorum. Üniversite eğitimimden sonra sektörün önde gelen sağlık gruplarından birinde stajımı tamamladım. "Leptin Direnci ve İnsülin" alanında yazdığım tezimle mezun oldum. Şu anda ofisimde sağlıklı beslenme ve diyet danışmanlığı yapıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale