X

Boston’ın simgelerinden Charles Nehri’nin güzelliği

Bir şehri anlamlı kılan en önemli şeylerden biri olan yeşille mavinin buluşması; farklı coğrafyalarda, farklı çeşitlerde karşımıza çıkıyor. Bazen Batum’daki botanik bahçesinin yeşiliyle buluşan Karadeniz’inKaradeniz’ mavisi, bazen Hamburg’daki Alster Gölü‘nü çevreleyen Alster Parkı, bazen de uzun Charles Nehri’ne eşlik eden şehrin merkezine renk katmış Boston’daki kent parkı

Boston kent parkındaki Hatch Shell

129 kilometre uzunluğunda ve tam 22 şehrin sınırlarına giren Charles Nehri, Boston’ın en önemli simgelerinden biri. Eğer benim gibi Boston’a bir mayıs gününde ayak basarsanız, parkın keyfini çıkarabilirsiniz. Ilık esen rüzgar ve insanı henüz yakmayan mayıs güneşi sayesinde hem parkın tadını çıkarabilir hem de şehrin güler yüzlü insanlarıyla etkileşime geçebilirsiniz.

Charles Nehri, 129 kilometre uzunluğunda ve tam 22 şehrin sınırlarına giriyor.

Böyle geniş parklar, hiç durmayan şehrin karmaşasına “dur” diyerek içinde kaybolduğunuz o koşuşturmacaya bir mola verme fırsatı sağlıyor. Belki sabah sporu, belki akşam iş çıkışı yapacağınız hafif bir yürüyüş, belki öğle yemeği üzerine kısa bir kahve molası, belki de hafta sonu temiz hava almak için rotanızıgeniş parklar, hiç durmayan şehrin karmaşasına “ buraya çevirebilirsiniz.

Boston’un sakin ve huzurlu havasının sebeplerinden birisi de Charles Nehri

Bisiklet parkurları, uzun yürüyüş yolları, nehir üzerinde her an görebileceğiniz yelkenliler, konser alanındaki Hatch Shell, yürüyüşünüze eşlik edecek ve sizi asla yadırgamayacak olan sincaplar, Cambridge’i bulunduğunuz yere bağlayan Longfellow Köprüsü‘nün mütevazı duruşu… Tüm bunlar Charles Nehri boyunca şahit olacağınız kareler arasında yer alıyor. Boston’un sakin ve huzurlu havasının sebeplerinden birisi de Charles Nehri…

Gökçen Gökyer: Gökçen Gökyer - Gündüzleri bir Yüksek Şehir Plancısı, geceleri ise bir blogger, bir köşe yazarı. İYTE'de lisans, ODTÜ'de master, HafenCity Universitat'da Erasmus yaptı. Birçok ülke, birden fazla kıta gördü. Hayatta tat alınması gereken her şeyi itinayla araştırır, bulur, bulduğunu da duyurur; yazar.. Network kurmak ise temel hayat duruşudur. Senin de gelmen o yüzden önemlidir, beklerim: gokcengokyer.blogspot.com ;)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale