X

Bizi hayatta güçlü kılan özelliklerimizin keşfi

Mümkün olsaydı hangi süper kahramanın gizli gücüne sahip olmak isterdiniz? İlk olarak gizli güçler dendiğinde izlediğimiz filmlerdeki okuduğumuz kitaplardaki kahramanların etkisinde kalarak sahip olmak istediğimiz gücü düşünürüz. Bununla beraber bu isteğin hayalin arkasında, içinde bulunduğumuz durumda hissettiklerimizin, pişmanlıklarımızın, acılarımızın etkisi de yer almaktadır. Bazen çevrenizdekileri bulunduğu çaresiz durumdan kurtarma isteği bazen de kendimiz için bir şeyler yapma isteğinden kaynaklanır. Çünkü süper kahramanlar güçlerini kullanarak olumsuzlukların, kötülüklerin, imkansızlıkların üstesinden gelebilirler.

Gerçek hayatta da aslında hepimiz gizli güçlere sahibiz. Bizi güçlü kılan özelliklerimiz erdem ve karakter güçleridir. Binlerce yıl öncesinde erdem ve karakter güçlerimiz Aristoteles,
Platon, Sokrates gibi filozoflar tarafından tartışılmıştır. Aristoteles ‘İyi bir yaşamın erdemli davrandığımız bir yaşam olduğunu ve pek çok erdemin, alışkanlıklarla, yani onları yaşamımızda kullandıkça ortaya çıktığını ve geliştiğini’ söyler.

Christopher Peterson ve Martin Seligman pek çok felsefi yapıtı inceleyerek, farklı kültürlerden ve yaş gruplarından insanlar Üzerinde yapmış oldukları bilimsel araştırmada doğuştan getirilemeyen ve yaşamda doyum almayı aracılık eden erdem ve karakter güçlerinin olduğunu ortaya koymuşlardır. Bu erdem ve karakter özelliklerini şöyle sınıflandırmıştır: Adalet, aşkınlık, bilgelik, insaniyet, ölçülülük ve yüreklilik.

Adalet erdemi, adil olma, eşitlik liderlik ve sosyal sorumluluk yani çevremizdekilere faydalı olabilme karakter güçleridir.. Aşkınlık erdemi, evren ve varlıklarla bağ kurabilme ve yaşamda anlam bulabilmeye yönelik, güzelliğin ve estetiğin farkında olma, mizah özelliğine sahip olma, ruhaniyet, umut edebilme ve minnet duyma güçlerimizdir. Cicero ‘Minnet sadece erdemlerin en büyüğü değil diğer hepsinin ebeveynidir’ demiştir.

Bilgelik, bilgi edinmeyi ve bilgiyi kullanmayı destekleyen erdemdir. Bilgelik, açık fikirlilik geniş bakış açısı, merak, öğrenme sevgisi ve yaratıcılık gibi karakter güçleridir. İnsaniyet, başkalarına yardım etme ve iyi insan ilişkileri kurmaya yönelik erdemdir. Nezaket, sevgi sosyal zeka yani kendinin ve başkalarının hislerinin farkında olma, empati yapabilme ve farklı ortamlara uyum gücüdür. Ölçülülük ise aşırıya kaçmayı engelleyici ve koruyucu özelliklerdir. Bunlar alçak gönüllülük, bağışlayıcılık, özdenetim ve tedbirlilik gibi güçlerdir. Yüreklilik erdemi, hedeflere ulaşma yolunda korku ve içsel veya dışsal engeller karşısında gösterilen iradeye yönelik erdemdir.  Azim ve kararlılık, canlılık, cesaretlilik, doğruluk, dürüstlük güçlerimizdir.  Örneğin kimsenin cesaret gösteremediği durumlarda cesaret gösterebilir, böylece yürekli olma gücümüzü ortaya koyabilir buna ek olarak sıklıkla nazik davranışlarda bulunarak nezaket göstermenin çok zor olduğu durumlarda bile nezaket gücümüzü ortaya koyabiliriz. Umut ve sevebilme kapasitesinin büyüklüğü de gizli bir güçtür. Umutlu olmanın zor olduğu durumlarda bile umudunu kaybetmemek ve pes etmemek, her şeyde sevilebilecek bir yan arama gücü kişinin sevebilme kapasitesinin büyüklüğüyle alakalıdır.

Ancak bu tür özelliklerimizi karakter gücümüz diyebilmemiz için, onların çok çeşitli davranış, düşünce ve duygularımızda mevcut olması ve pek çok ortamda ve zamanda kullanabilmeyi gerektirir. Bu güçleri kendimizin ve başkalarının iyiliğine hizmet etmesi ve kendimize, ayrıca başkalarına da zarar vermeyecek şekilde kullanılıyor olması gerekir.  Ve en önemlisi bu güçleri kullandığımızda kendimizi iyi hissetmeliyiz.

Karakter güçleri üzerinde yapılan araştırmalar, bu güçleri yaşantımızın farklı alanlarında kullanmanın yaşam duyumuzu ve mutluluğumuzu arttırdığını gösteriyor. Ayrıca bu güçleri kullanmak, iş yaşamında da performansımızı ve başarımızı arttırıyor. İlişkilerimizde daha mutlu olmamıza yardımcı oluyor.

Peki siz erdem ve karakter özelliklerinize baktığınızda, onların daha somut yansımaları olan güçlerimizden hangilerinin yaşantınızda sıklıkla kullandığınızı düşünüyorsunuz?

Bu güçlerin pek çoğuna sahip olmak bizi mutlu ve başarılı kılabilir. Bununla beraber bunlar, geliştirilebilir ve etki alanı arttırabiliriz. Yeteneklerimizi, bilgimizi, güçlerimizi en iyi şekilde kullanmak hem kendimize hem de bizden başkalarına fayda sağlamak ve dünyanın gelişimine katkıda bulunmak bizim varoluşumuzun temel amaçlarından. Bunun için önce kendimizi geliştirmemiz gerekli, sonra dünyayı.

Margaret Mead’in dediği gibi ‘Düşünceli kendini adamış küçük bir topluluğun dünyayı da değiştirebileceğinden asla şüphe duymayın.’

İlginizi çekebilir: Zor zamanların yol arkadaşı ruhsal rehberlerimizi nasıl buluruz?

Pınar Ezici: Çukurova Üniversitesinde sosyal bilimler davranış alanında yönetim üzerine doktora yapmakta olan, Pınar Ezici, almış olduğu profesyonel koçluk eğitimi ile, koç ve mentor olarak bireylere, yöneticilere ve firmalara koçluk hizmeti veriyor. Bununla birlikte, eğitmen koç olarak, kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, yeni bakış açıları kazandıran bir vizyon ve perspektif gelişimi, değerlerine uygun yaşam kurmalarını ve yaşam amaçlarını bulmalarını sağlayan koçluk eğitimleri veriyor, Points of You yetkinliğinde koçluk ve kişisel gelişim atölyeleri düzenliyor ve gönüllü sosyal yardım projelerinde yer alıyor. Yönetim alanındaki eğitimi, uzmanlığı ve deneyimini birleştiren Pınar Ezici, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor ve kurum içi koçluk uygulamalarında görev alıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale