X

Bitter çikolata antrenman performansını artırıyor

Gün geçmiyor ki bitter çikolatanın bir faydası daha keşfedilmesin! Salgılattığı serotonin ve dopamin hormonları sayesinde mutluluk ve enerji veren bitter çikolatanın, limitli tüketilmesi koşulu ile kalp krizi riskini azalttığı da uzun yıllardır bilinmekte idi. Uplifers olarak bu yazımızda, bu tadına doyulmaz mutluluk deposunun bambaşka bir faydasından bahsedeceğiz:

İlginizi çekebilir: Çikolatanın mutlulukla bir ilgisi olmalı

Bitter çikolata tüketmek nefes verimliliğini artırıyor    

Londra’da bulunan Kingston Üniversitesi’nin 2015 yılında yaptığı bir araştırma yakın zaman önce New York Times’da yayınlandı ve oldukça ses getirdi. Bu araştırmaya göre antrenman öncesinde küçük bir parça bitter çikolata tüketmek, sporcuların anaerobik yeteneklerinin artmasına yardımcı oluyor.

Araştırma kapsamında gerçekleştirilen kontrollü deneylere iki farklı bisikletçi grubu katılıyor ve deney boyunca gruplardan biri günde 40 gr bitter çikolata tüketirken, diğer grup günde 40 gr beyaz çikolata tüketiyor ve her iki grup da deney boyunca rutin antrenman programlarına devam ediyorlar. Deney sonunda ortaya çıkan tablo ise son derece çarpıcı: beyaz çikolata tüketen grupta hissedilir bir performans artışı gözlenmezken; bitter çikolata tüketen grubun anaerobik yeteneklerinin arttığı gözlemleniyor. Yani bu gruptaki bisikletçiler aldıkları nefesi daha verimli kullanarak enerjiye dönüştürme konusunda daha yetkin hale geliyorlar. Bu durum bilim insanlarınca, bitter çikolatanın içerdiği epicatechin maddesinin, hücrelere oksijen taşıyan nitrik oksit üretimini tetiklemesi olarak açıklanıyor.

İlginizi çekebilir: Birbirinden leziz 4 sporcu öğünü

Özellikle bisiklet gibi kardiyovasküler egzersizleri tercih ediyorsanız, günde 40 gr’ı geçmemek ve en az %60 kakao içermek kaydıyla bitter çikolata tüketmek performansınızı geliştirmenize yardımcı olabilir.

İlginizi çekebilir: Çikolata yemek için iki nedeniniz daha var

 

Kaynak:

Popsugar.com

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale