X

Bisiklete binerken ne tür kıyafetler giyilmeli: 6 hayat kurtarıcı tüyo

Bir bisiklet turuna katılmayı planlıyorsunuz, ancak bisiklete binerken ne tür kıyafetler giymeniz gerektiği ile ilgili kafa karışıklığı yaşıyorsanız bu yazımız sizin için.

Bisiklet turunda doğa ile iç içeyken ya da şehrin daha önce görmediğiniz güzelliklerini gözlemlerken kıyafetlerinizin size rahatsızlık vermesi en son isteyeceğiniz şeydir. Günü birlik ya da birkaç günlük turlarda ne tür kıyafetler seçmeniz gerektiği ile ilgili birkaç tüyo verelim…

  • Birkaç günlük bir tura katılacaksanız eğer, yanınıza mutlaka çabuk kuruyan kıyafetler alın. Kalın kumaşlı t-shirtler, taytlar ya da şortlar, bisikletle etrafın keyfini çıkacağınız zamanı, çamaşır kurutmaya ayırmanıza sebep olacaktır.
  • Eğer mümkünse pamuklu kıyafetlerden uzak durun. Bunun sebebi pamuklu kumaşların nemi hapsetmesi, soğuğu da, sıcağı da daha fazla hissetmenize neden olmasıdır.  Sentetik karışımlı kumaşlar bisiklet için en uygun kumaşlardır.
  • Yağmurluğunuzu unutmayın. Tüm gün bisikletinizin üzerinde ve dışarıda olacağınızı düşündüğünüzde, yanınızda ince bir yağmurluğun olması fikri oldukça mantıklı.
  • Pedli şortlar giyin. Pedli şortlar, uzun süre bisiklet üzerinde kalabilmenizi ve sürüşünüzün konforlu olmasını sağlar.
  • Eğer ceplerinize birkaç şey koymak isterseniz, arka kısmında 2 ya da 3 adet cebi bulunan bisiklet formaları kullanmanız idealdir. Elbette yarış formaları gibi çok canlı renklerde olmalarına gerek yok, ama cepleri güneş kremi ve dijital kamera gibi şeyleri taşımanıza olanak sağlar.
  • Sonbaharda ya da kış mevsiminde bisiklet turuna çıkarsanız, mutlaka kat kat giyinin. Bisiklet üzerindeyken, duruyorkenki kadar üşümezsiniz. Bu sebeple ısındıkça üzerinizdeki katları çıkarabilirsiniz.

Bisikletçiler genelde 3 kat giysi giyer. İlk kat, tene yakın ve hava alan bir içlik, ikinci kat vücut ısısının yalıtımını sağlayan bir forma, üçüncü kat ise rüzgarlık ya da yağmurluktur.

Gerekli kıyafetler dışında, bisiklet turunuz için birkaç aksesuar edinmeyi de düşünebilirsiniz. Başınıza bağlayacağınız bir bandana, bisiklet sürerken terinizin yüzünüze doğru akışını engelleyecektir. Parmaksız eldivenler yaz aylarında bisiklet sürerken elinizde oluşacak teri emer. Kış aylarında ise hava geçirgenliği olan kumaşlarla yapılmış bir eldiven, ellerinizin soğuktan çatlamasını önler.

Tüm bu tüyolarla bisiklet turunuzu konforlu ve rahat geçirecek, bisikletinizin üzerinde çevrenin tadını çıkarabileceksiniz!

İlginizi çekebilir: Yeni bir hobi edinebilirsiniz: Dağ bisikleti sürmek için 5 neden

Ali User: Bundan birkaç sene önce Norveç’te bir arkadaşımı ziyaretteydim. O akşam, gel seni güzel bir restorana götüreyim dedi. Sokağa çıktık, sokağın köşesindeki kiralık bisikletlerden, cebinden çıkarttığı kart ile 2 bisiklet kiraladı ve biz de bisikletlere atlayıp restoranın yolunu tuttuk. Yalnızca 15 dakika sürdü varmamız. Hava, ortam, sokaklar müthişti. Geldiğimiz yerde bisikletlerimizi iade edip girdik içeri. Keyifli bir yemek sonrası, çıkışımızda yine benzeri şekilde bisikletleri kaptık ve eve döndük. O gün çok etkilenmiştim. Bundan sonraki her yurt dışı seyahatimde, şehri gezebilmek için bisikleti kullanmaya ve şehrin tadını çok daha keyifli çıkarmaya başladım. İstanbul’da da arkadaşlarımla  yaptığım Tarihi Yarımada bisiklet gezilerinde, şehrin hiç görmediğim sokaklarını, hiç tatmadığım lezzetlerini deneyimlemeye başladım. Bu sayede başladım bisiklet turizmine, keyifle pedallamaya… 10 senedir bisiklete binmek bir hobiydi benim için. Son 2 senedir ise Bisiklet Turizmi yapmak, işim haline geldi. Şimdi UserRides markasıyla keyifle pedallayacağınız günübirlik veya konaklamalı bisiklet turları organize ediyor ve herkesin keyifle pedallamasına katkı sağlıyorum. Konfüçyüs “Sevdiğiniz bir işi seçin, böylece hayatınız boyunca bir gün bile çalışmak zorunda kalmazsınız” demiş. Ben de öyle yaptım, artık çalışmıyorum. Eşim ve iki oğlum ile zaman zaman beraber bisiklete biniyor ve köpeğimiz Oscar’ı da bu turlarımıza dahil ediyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale