X

Bilmeyişin özgürlüğündür: Kendini akışa bırakmaktan korkma

Gökyüzü açık, hafif de rüzgarlı. Ben de kendini hala suda sanan ama havada yüzen bir balinayım. Sakince, boşluktalık hissimle yüzüyorum. İçim biraz endişeli ya hava ile temasa geçersem diye, bilmiyorum ki temastan öte zaten orada nefesleniyor bedenim…
Fakat ben, sudaymış gibi yüzüyorum…

Böyle bir hal havadaki. Burada mıyız? Burası derken kastettiğimiz yer neresi?

Çok üzgünüm (!) ama artık konfor alanlarımızın dışındayız, ister kararla ister zorlamayla çıkarılmış ve çıkmış olalım… Kozamızda değiliz.
Yeni doğmuş bir bebeğin şaşkınlığı gibi, neye tutunacağını bilemeden, gözünün önünü göremeden, dilini bile bilmediğin bu yerde… Mecburen, sessiz bilişimize, yani “ezelden” bildiğimize dönüyoruz.
İçsel sezilerimize.

Kuralların, öğrenilmişlerin bir işe yaramadığı bu yer, içinin rehberliğinde akan bir nehir gibi. Ya da sen ne dersen o, çünkü o dünya senin dünyan. Bana nehir, sana orman…

Bu yüzden biraz boşlukta, biraz tembel, biraz dirençli ve kendini savruluyor gibi hissetmen çok doğal. Savruluyorsun! Yeni hallere, yeni hislere doğru gidiyorsun. Eskiyi tutmak istiyorsun, alıştığını, bildiğin “mutluluk” hissini, “huzur” hissini. Alıştığın dertlerini istiyorsun… Yeni dertler, işte senin şimdiye kadar hayalini kurduğun “şeylerin” dertleri. Kabul edemiyorsun. Çünkü o bilmediğin yerdesin ve buranın “cahilisin.”
Buradaki cehalet kutlanacak bir cehalet, artık dışarıdasın, bir katman daha dışarıda!
Bilmeyişin, özgürlüğündür.
Özgürlük dediğin, şimdiye kadar, alıştığın yerden bakarken başka bir şeydi. Çünkü sen alıştığın frekansın “özgürlük” anlayışını benimsemiştin. Oysa özgürlük bilmediğin yerdeki şimdilik “savrulma” dediğin şey.

Akışta olmak bir cesaret işidir, kendini bırakma işidir. Bir şeyin seni taşımasına izin vermektir. İzin verebilir misin?
Bırakabilir misin?

Değişen her şeye “tamam” diyebilir misin?

Buna çalıştın. Ve artık buradasın.
Bilmezliğini kutlama noktasında, cahilliğini onurlandırıp “öğrenciliğini” idrak etme noktasında.
Yaşam, çarklarını özgürleşmiş “sen” için çeviriyor bu kez, bir üst katta, bilmediğin bu diyarda.
Havada yüzen bir balina gibi, süzülerek ve öğrenerek.
Hoş geldin güzel bebek!

İlginizi çekebilir: Bırakmak ihanet değildir: Kabuğunu kır ve yürümeye devam et

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.
İlgili Makale