X

Bildiğimiz ama bir türlü uygulayamadığımız 13 şey

Bir şeyi bilmek ve onu uygulamak, ne yazık ki, çoğu zaman aynı şey değildir. Bazı durumların farkına varmamıza rağmen, hayatımıza adapte etmeyi bir türlü beceremeyebiliriz.

İşte öğrendiğimiz ancak uygulamadığımız yaşam bilgilerinden birkaçı.

Kötü antreman, hiç antremandan iyidir.

1. Bugünün işini yarına bırakma. İşinizi erken bitirdiğinizde, hayatınızı bu bilginin rahatlığıyla geçirebilirsiniz. Ancak birçoğumuz bunun yerine zor olan yolu, yani sürekli ertelemeyi tercih edebilir.

2. Kötü antreman, hiç antremandan iyidir. Buna rağmen, kaç kere kendinizi bugün spor yapamayacağınıza ikna etmeye çalıştınız? Çünkü ya çok yorgundunuz ya da işten geç gelmiştiniz, zaten yapsanız bile verimli bir antreman olamayacaktı değil mi? Halbuki kısacık da olsa egzersiz yapmak, hiçbir şey yapmamaktan iyidir.

3. Telefonunuz sizi ele geçirebilir. Bir bakmışsınız, hayatınızdan 3 saat, Facebook ve Instagram‘da sayfayı kaydırırken akıp gitmiş. Bu durumu önleyebilmek için, düzenli aralıklarla saati kontrol edebilirsiniz.

4. Temiz bir ev üretkenliği artırmaya yardımcı olabilir. Evinizi güzelce topladıktan sonra yaşadığınız tatmini hayal edin. Her şeyin yerli yerinde olması, işleri bir anda gözünüzde kolaylaştırabilir. Çalışmak ve üretmek, temiz bir evde daha çekici bir hal alabilir. Siz de böyle hissediyorsanız, evi düzenli tutmaya çalışmanızda fayda var.

5. Meditasyon zihninizi canlandırır. Kısacık bir meditasyon seansı bile zihninizi açmaya ve sorunların üstesinden daha rahat gelmenize yardımcı olabilir. Ne yazık ki faydalarına rağmen, meditasyon da ihmal edilen bir alışkanlık olabiliyor.

İlham gelmese bile, yaratıcı bir şeyler üretmek her zaman mümkün olabilir.

6. Yaratıcı işler her zaman yapılabilir. İlham gelmese bile, yaratıcı bir şeyler üretmek her zaman mümkün olabilir.

7. Olmak istediğiniz gibi davranmak işe yarayabilir. Bir toplantıya girmeden önce kendinizi mutsuz ve huysuz hissediyorsunuz, ancak bu durumdan çıkmanız mı lazım? Bir süreliğine de olsa “mutluluğu” taklit etmeyi deneyebilirsiniz. Bu sayede moralinizin kısa sürede yükselmesine yardımcı olabilirsiniz.

8. Mutluluk basittir. Mutluluğun %95’inin, bir eve, sağlıklı bir vücuda ve yiyecek bir şeylere sahip olmaktan geçtiğini söylemek mümkün. Aslında bu üç şeye sahip olmanın, mutluluğun büyük bir kısmını oluşturduğunu zaman zaman hepimiz gözden kaçırabiliriz. Ve geri kalan yüzde beşlik dilimde işler iyi gitmediği için, kendimizi üzebilir, mutsuz hissedebiliriz.

9. Her şeyin fazlası zarar. Günümüzün modern dünyasında, fazlasına sahip olmak ve fazlasını yapmak, gözümüze daha çekici görünebilir. Fakat düşündüğümüzde, az eşyamız olursa, olan eşyalarımızdan daha çok faydalanabiliriz. Az görevimiz ve hedefimiz olursa, bu görevleri çok daha özenli yapabiliriz.

10. Gelişmek için zorlanın. Kişisel gelişimimizde bize en fayda sağlayacak şey, zorlandığımız ve sürekli yapmaktan kaçındığımız şeyleri yapmak olabilir. Bu sayede güvenli bölgemizin dışına çıkabilir, sınırlarımızı zorlayabiliriz.

Sürekli ertelenen işleri yapabilmek için, ilk etapta, başlayacak cesareti bulmayı deneyebiliriz.

11. İlk adımı atın. Sürekli ertelenen işleri yapabilmek için, ilk etapta, başlayacak cesareti bulmayı deneyebiliriz. Bir kere işi yapmaya başladığımızda, devamı muhtemelen daha kolay gelecektir. Başarısız olursanız da üzülmeyin. İşi tamamlayana kadar “başlamaya” devam edin.

12. Aslında kişiye değil, duruma sinirlenmiş olabilirsiniz. Bizden yeni şeylerin beklendiği bir duruma girdiğimizde, bu değişikliğin sorumlusu olarak bir başkasını görme eğiliminde olabiliriz. Oysa ki sinirlendiğimiz şey, bizden daha fazlasını talep eden bu yeni durumdur.

13. Uzun vadede iyi ilişkiler, sağlık, ekonomik özgürlük ve kişisel gelişim önemlidir. Bu dört madde, uzun dönem mutluluğunuza geri kalan her şeyden daha fazla katkı sağlıyor olabilir. Bunların dışında kalan şeyler, büyük ihtimalle kısa sürede çözülecek ve uzun dönem mutluluğunuza zarar vermeyecektir.

Kaynak:

Raptitude

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale