X

Beyin sağlığımız için nasıl beslenmeliyiz?

Yediğimiz şeylerin tek işlevinin bizi doyurmaktan ibaret olmadığını uzun süredir biliyoruz. Beslenmenin cilt sağlığından ruh sağlığına kadar ruhen ve fiziksel olarak sahip olduğumu her şeyi etkilediği bir gerçek. Hatta son yıllarda yapılan araştırmalar, sağlıklı beslenerek depresyon belirtilerini azaltabileceğimizi bile söylüyor.

İlginizi çekebilir: Sağlıklı beslenme depresyon riskini de azaltıyor

Durum böyleyken, beslenme ile beyin sağlığı arasında da bir ilişki olduğunu tahmin etmek güç değil. Peki aldığımız gıdaların beynimiz üzerinde nasıl bir etkisi olabilir? Bu sorunun cevabını bulabilmek için halen sürdürülen onlarca araştırma mevcut. Ancak biz bu yazıda, Türkçeye ‘Tahıl Beyin’ şeklinde çevrilen Grain Brain kitabının yazarı nörolog David Perlmutter’ın konuyla ilgili görüşlerine yer vereceğiz:

Gluten ve beyin sağlığı arasındaki ilişki

Gluten alımının mide mikrobiyotası üzerinde önemli bir tehdit oluşturmadığını ifade eden Perlmutter, yakın zamanda Harvard’da yapılan bir araştırmanın sonuçlarına dikkat çekiyor. Bu araştırmaya göre; glutenin içinde bulunan gliadin isimli bir protein mide geçirgenliğini arttırıyor. Bu, sağlık açısından olumsuz bir durum, çünkü mide geçirgenliğinin artması vücutta iltihabın çoğalmasını tetikliyor. Vücutta bulunan iltihap, veya bir diğer deyişle yangı ise, serbest radikallerin harekete geçmesi ve bunların hücrelerinize zarar vermesi anlamına geliyor.

Öte yandan Perlmutter, bundan sadece çölyak hastalarının veya gluten duyarlılığı olan bireylerin etkilenmediğini, aksine hepimizin gliadin proteininden bu şekilde olumsuz etkilendiğimizi ekliyor. Bu açıdan gluten alımını sınırlandırmak hem genel sağlık, hem de beyin sağlığı için atılacak oldukça faydalı bir adım.  

İlginizi çekebilir: “Şekeri bırakma eğitimi” Uplifers deneyimi

Sağlıklı yağlar, beyin sağlığı için de oldukça önemli.
Yağ ve beyin sağlığı arasındaki ilişki

Perlmutter’a göre yağ, oldukça etkili bir enerji kaynağı. Enerjisini yağdan sağlayan bir vücutta daha az serbest radikallerin oluşacağını söyleyen ünlü nörolog, eski bilgilerin aksine beynimizin çalışmak için glikoza değil yağa ihtiyaç duyduğunu, nitekim beynin yüzde 70’inin de yağdan oluştuğunu belirtiyor. Dolayısıyla Perlmutter’a göre, nöron üretebilmemiz için lazım olan enerjiyi yağlardan karşılamamamız gerekiyor. Ancak burada bahsedilen yağların niteliği çok önemli. Perlmutter avokado, sağlıklı yemişler ve tohumlar, Hindistan cevizi yağı, yumurta ve kırmızı etin bu açıdan oldukça faydalı olduğunu ifade ediyor.

Aşağıdaki videoda dünyaca ünlü nörolog David Perlmutter’ın konuyla ilgili görüşlerini bulabilir; kolesterol ve sporun beyin sağlığı üzerindeki etkilerini öğrenebilirsiniz.

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

İlginizi çekebilir: Akıl ve ruh sağlığının doğal şifası: Klasik yoga uygulamaları

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale