X

Beyaz çay mı, yeşil çay mı: Beyaz çay içmek için 3 neden

Çay tüketimi konusunda oldukça iddialı bir ülkeyiz. Hatta bu iddiamız tescillenmiş ve geçtiğimiz yıllarda Dünya Çay Raporuna göre yılık kişi başı çay tüketiminde Türkiye 3,5 kilogramla birinci sırada yer almış. Elbette yoğun olarak tüketmeye alışkın olduğumuz, geleneklerimizin de göz bebeği olan siyah çay. Yıllar yeşil çay içme alışkanlığımızı da geliştirdi ve ona da alıştık. Şimdi bir de özellikle son yıllarda popülerliği artan beyaz çay var.

Beyaz çayın faydaları

Aslında bu üç çay çeşidi de camellia sinensis isminde tek bir çeşit bitkiden elde ediliyor. Bu bitkinin farklı işleme yöntemlerine tabi tutulmasıyla değişik lezzetteki bu çaylar elde edilebiliyor. Beyaz çay, bu üç çay içinde en az işlenenidir diyebiliriz, bu nedenle de antioksidan kapasitesinin çok yüksek olduğu düşünülür. Fakat beyaz çay, yeşil çay ve siyah çay kadar popüler olmadığı için hakkında yapılan araştırma sayısı da onlar kadar çok değil. Gelin beyaz çay içmek için 3 nedene birlikte bakalım:

1. Antioksidan içerir

Araştırmalar, beyaz çayın da yeşil çaya benzer şekilde antioksidan kapasitesinin yüksek olduğunu söylüyor. Beyaz çay da diğer çaylarda olduğu gibi kateşin adı verilen bir tür polifenol içeriyor. Beyaz çayın antioksidan içeriği yeşil çaydan daha az ama siyah çay oolong çaydan da daha yüksek. Polifenoller, vücudu serbest radikallerin zarar görmesine karşı koruyarak kronik inflamasyonun azaltılmasına yardımcı olurlar.

2. Kalbini korur

Beyaz çay içerdiği polifenollerle kan damarlarının genişlemesine yardımcı olur. Aynı zamanda bağışıklık sisteminin desteklenmesine ve kötü kolesterol seviyelerinin dengelenmesine de yardımcı olabilir. American Clinical Nutrition’da yayınlanan bir çalışmaya göre; günde üç bardak veya daha fazla çay içen insanlar % 21 daha düşük kalp hastalığı riskine sahipler.

3. Kilo vermeye yardımcı olabilir

Yapılan bazı çalışmalar beyaz çayın metabolizma hızını artırarak kilo kaybına yardımcı olabileceğini söylüyor. Ayrıca yeşil çayda bulunan ve kilo kaybına olan katkılarıyla araştırmalara konu olan EGKG isimli antioksidan madde, beyaz çayda da bulunur.

Beyaz çay, siyah ve yeşil çay kadar gündemde olan bir çay çeşidi değil. Dolayısıyla onunla ilgili yapılan çalışmalar da diğerleri kadar anlamlı ve çok değil. Beyaz çay içmenin ve uzun süreli kilo kaybının etkileri üzerine daha fazla araştırmaya ihtiyaç olsa da, yeşil çaya alternatif olarak tüketilebileceği bir gerçek.

Beyaz çay nasıl içilir?

Konu çay olunca tavsiyem sıcak olarak içmen konusunda. Havalar ısındıkça soğuk çay içme fikri de güzel gelebiliyor ama demlenmiş sıcak çayın polifenol içeriğinin daha yüksek olduğunu unutma. Buzlu çaylarda polifenol içeriği azalıyor.   

 

İlginizi çekebilir: Önleminizi alın: Yetersiz D vitamininin 5 belirtisi

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale