X

Bedeninizden mesaj var: Periferik sinirler ne yapar?

Periferik sinirler beyni ve omuriliği kaslara, cilde, iç organlara bağlayan karmaşık bir ağ oluştururlar. Bu sinirleri iletişimi sağlayan kablolar gibi düşünebilirsiniz. Temel olarak vücudumuzdaki tüm iletişimi sağlarlar. Bunların fazla uyaranlara maruz kalması veya hasar görmesi beyin ve vücudumuzda olan iletişimi kesintiye uğratacağı için kas hareketlerini zayıflatabilir, vücuttaki normal hisleri önleyebilir veya ağrıya neden olabilir. Bu durum travmatik yaralanmalar (fiziksel ve zihinsel), metabolik veya kalıtsal problemler, farklı birçok durumdan kaynaklanabilir. Bu tarz durumlarda özellikle uzuvlarda yanma, elektriklenme gibi hisler oluşabilir. Bunlar vücudumuzdaki iletişimin yolunda gitmediğinin göstergeleridir.

Genellikle uzun süreli fiziksel ve zihinsel strese maruz kaldığınızda, hayatta kalma dürtüleriniz çalışmaya başlar ve vücut önce hayati bölümü yani organlarınızı korumaya alır. Uzak uzuvlar olan kol ve bacaklarınızda enerji tasarrufuna gitmiş gibi düşünebilirsiniz. Bu tarz yaşadığınız belirgin durumlar var ise bir hekime başvurmanızda fayda olacaktır. Bu durumlar küçük düzeyde ise sizler için çalışma ve farkındalıklardan bahsedeceğim. Mesela egzersiz sırasında veya sonrasında herhangi bir hareketi yaparken, bu tarz küçük uyarılar yaşayabilirsiniz. Uyuşma, karıncalanma, batma, elektriklenme gibi belirtiler, aslında küçük düzey bir iletişim kopmasıdır. Bedeniniz, hareketin veya egzersizin yaratmış olduğu stres fazla geldiyse, size kendini korumaya çalışırken yapmış olduğu işi bildirmiş, sinir sistemi aracılığıyla sinyal göndermiştir. Sizin de buna uygun bir davranış sergilemeniz gerekir. Yoksa devamında komple iletişimi kesmek gibi büyük koruma yöntemlerini devreye sokar. Buna kramp, kopma, yırtılma vb. hisleri örnek olarak verilebilir. Buraya kadar konuştuklarımız genel olarak fiziksel kısmı anlatmaktaydı.

Periferik sinir sistemi, çevresel tüm uyaranlara karşı beyne bilgi gönderir. Dolayısıyla dışarıdan gelen psikolojik uyaranlarda bedenimizde çeşitli tepkimelere yol açar. Bu tepkimelerden size kendi alanımı ilgilendiren, nefes tutma üzerinde daha çok duracağım çünkü gün içerisinde, hatta uyurken bile hepimizin duygusal tepkilere karşı en çok gerçekleştirdiği olumsuz adaptasyon fark etmeden nefes tutmamızdır. Nefes tutma küçük ve büyük boyutlarda yaşadığımız duygusal strese karşı vücudumuzun tamamını kasma refleksi gösterebildiğimiz koruma (savaş) modudur. Bu kişiden kişiye göre değişen boyutlarda ilerleyebilir.

Gün içerisinde ne kadar çok nefes tutma ve kendinizi kasma refleksi gerçekleştirdiğinizi görmek isterseniz, küçük bir farkındalık çalışması yapalım. Birincisi, dişlerinizi bir şeyi ısırır gibi sıkın ve çenenizin sağ ve sol tarafı iki parmağınızla kontrol edin, ne kadar çok diş sıkıyorsunuz? Bunun dışında bir diğeri, boyun kaslarınızın gereğinden fazla gergin ve aktif olma durumunu dokunarak kontrol edebilirsiniz. Kendinizin ne kadar diş sıktığını ve boyun gerginliğini anlamak için bir yakınınızda aynı noktaları deneyerek aradaki farkı görün. Sinir sistemini en hızlı şekilde düzenlemenize yardımcı olabilecek şeylerden biri nefesinizdir. Nefesiniz ile ilgili yapacağınız her türlü nefes tekniği çalışmaları, sizde büyük değişimler sağlayacaktır. Lütfen önceki yazımdaki adaptasyon sürecini unutmayın. Herhangi bir değişimi kalıcı hale getirmek için rutin haline dönüştürmeli ve yeni uyumlanmalar sağlamalısınız.

İlginizi çekebilir: İnsan bedenini ve kendi bedenimizi tanımak

Mert Bağ: Merhabalar, ben Mert Bağ. Erken yaşlarda ilk olarak voleybol branşını hayatıma kattıktan sonra basketbolla tanıştım ve uzun yıllar basketbol ve voleybol branşlarında çeşitli takımlarda oynadım. 2012 yılında aktif sporculuk hayatımı bırakarak, Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği bölümünü bitirdim. Üniversitedeyken pazarlama, iletişim ve psikoloji alanlarında daha çok uzmanlaşmaya çalıştım ve birçok farklı spor branşını da tecrübe etme şansı buldum. Kısa bir süre spor pazarlaması alanında çalıştıktan sonra, 2017 yılından itibaren insan bedeni üzerine egzersiz, nefes, fiziksel ve zihinsel beden travmaları gibi alanlarda yurt içinden ve yurt dışından eğitimler alarak bu alanlarda çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kendi bedensel travmalarımı çözmek adına çıktığım bu yolculukta çok fazla farklı keşiflerin içerisinden geçtim ve insanı anlamaya dair her bilimsel alanın içerisinde dolanmaya çalışıyorum. O yüzden burada yazmaya, sizlerle paylaşmaya çalışacağım şeylerde kendi geçtiğim yollardan, bu yolda karşılaştığım farklı öğrencilerim ve danışanlarımla tecrübe ettiğimiz deneyimlerden, araştırmış olduğum farklı konulardan bahsetmek olacak. Bir gün psikoloji ile ilgili bir yazıya denk gelmişken, bir sonraki yazıda egzersiz, bir sonrakinde biyolojiden, bir başka yazıda nefesten bahsetmiş olabilirim sizlere, insanın işleyişi ve bağlantılı olduğu veya yoldayken karşılaşmış olduğum ne varsa bütün bu deneyimleri sizlerle paylaşacağım. Bu uzun ince karışık bir adamın insanı, işleyişi ve evreni keşfetmek adına çıkmış olduğu bir serüven, bu serüvenin içerisinde durağımız şu anda burası. Burada olmaktan umarım siz de keyif alırsınız.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale