X

Güçlü bağışıklık sistemi için faydalanmanız gereken yardımcı kuvvetler: Vitamin ve mineraller

Bilim adamları, yanlış ve eksik beslenen insanların bulaşıcı hastalıklara daha açık olduklarına inanıyor. Beslenme ve bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiye dair bazı çalışmalar mevcut. Bu çalışmalardan birisi fareler üzerinde yapılmış. Araştırmacılar bu çalışmada proteini oldukça düşük olan bir beslenme programı üzerinde çalışmışlar ve protein ne kadar düşükse bağışıklık sistemi hücrelerinin ürettiği antikorların da o kadar düştüğü gözlenmiş. Bir başka deneyde mikronutrient adı verilen çinko, selenyum, demir, bakır, folik asit, A-B6-C ve E vitamininden yoksun beslenen hayvanlardaki bağışıklık sistemi gözlenmiş. Protein eksikliğine kıyasla net olmayan bir değişim gözlenirken insan bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri hakkında kesin bulgular yok.

Peki, ne yapabilirsiniz? Beslenme düzeninizde mikronutrientlere az yer verdiğinizi düşünüyorsanız, örneğin sebze tüketmiyor ve beyaz ekmek ağırlıklı besleniyorsanız, günlük vitamin ve mineral desteğiyle bağışıklık sisteminin de ötesinde diğer bütün sistemler için sağlıklı bir adım atabilirsiniz. Fakat bu vitamin ve mineral desteklerinin doz ayarı çok önemli. Fazlası yararlı olmaktan daha çok zararlı olabilir.

Selenyum

Araştırmalar, vücudunda düşük selenyum bulunan kişilerin göğüs, bağırsak, akciğer ve prostat kanserine yakalanma risklerinin daha fazla olduğunu gösteriyor. Halen yürütülen bir araştırmada, selenyum ve E vitaminin yardımıyla prostat kanserine çözüm bulunması amaçlanıyor.

A vitamini

Uzmanlar, A vitamininin bulaşıcı hastalıklarda kilit rol oynadığını uzun zamandır biliyorlar. Bunun yanı sıra A vitamini eksikliği bulunan ama sağlıklı insanlar üzerinde yapılan deneyin sonuçlarına göre, A vitamini eksikliği yaşayan fakat sağlıklı insanlarda bu eksikliğin bağışıklık hücreleri üzerinde çoğaltma ya da azaltma gibi bir etki göstermediği izlenmiş.

B2 vitamini

B2 vitamini bulunan yiyecekler

B2 vitamininin, farelerde bakteriyel enfeksiyonlara karşı vücudun direncini arttırdığı izlenmiş. Yine de bağışıklık sisteminin B2 vitamininin artışına verdiği tepki net olarak ölçülebilmiş değil.

B6 Vitamini

Bir çok çalışma B6 vitamini eksikliğinde lenfositlerin T ve B bağışıklık hücrelerine dönüşmesinin zorlaştığını kanıtlıyor. Eksikliği giderecek kadar B6 vitaminini dışarıdan almak bağışıklık sistemine katkıda bulunabilir fakat fazlası tümörlerin büyümesine bile neden olabilir.

C Vitamini

C vitamini turunçgillerde bulunur.

C vitamini hakkında tartışmalar süredursun, anlaşmaya varılan tek nokta C vitamininin tek başına alınmasının etkisi yok denecek kadar az, mutlaka mikronutrientlerle desteklenmeli.

D vitamini

Yıllardır D vitamininin tüberküloza iyi geldiği bilinmekte ve sebepleri araştırılmaktaydı. Sonunda cevap bulundu. Vücudun güneş ışığıyla karşılaşması sonucu deride üretilen D vitamini, tüberkülozla savaşacak Mycobacterium tuberculosis hücrelerini üretmede yardımcı oluyor. D vitamininin diğer hastalıklarda etkisinin ne olduğu ve dışarıdan ek olarak alınmasının yararlı olup olmadığına kesin bir cevap verilemiyor.

E Vitamini

65 yaş üstü hastaların düzenli olarak günlük E vitamini alımlarının arttırılması sonucu, aşılama sonrasında hepatit B ve tetanoz için üretilen antikorların sayısında olağandan fazla artış izlendi. Fakat bu artış difteri ve pnömokok aşısından sonra gözlenmedi.

Çinko

Çinko, bağışıklık sisteminde görev alan T hücrelerinin ve diğerlerinin görevlerini tam anlamıyla yapması için gereken eser elementtir. Günlük beslenme döngünüzde yaklaşık 15-25 mg çinko almanız gerekmekte. Bilinçli tüketmek gerekiyor, fazlası bağışıklık sisteminin fonksiyonunu tamamen bozabilir.

Bitkilerin, sıcaklığın, stresin ve egzersizin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerini sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Kaynak:

Harvard Health Publications

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Bağışıklık sistemini güçlendirmede dikkat edilmesi gereken noktalar

Şaşırtıcı ama doğru 12 sağlık önerisi

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale