X

Az çalışıp çok başarmak mümkün mü: “Akıllı” çalışmanın 6 ilginç yolu

Daha fazla şey başarmak için daha fazla vakit ayırmak gerektiğiniz düşünüyorsunuz değil mi? Birçoğumuz günde 10 saat çalışarak, 7 saat çalışan iş arkadaşlarımızdan daha fazla şey başaracağımızı düşünüyoruz. Daha fazla çalışma, daha fazla başarı demek.

Aslında gerçekler pek de öyle değil. Akıllıca çalışmak, çok çalışmaktan daha iyi sonuçlar almanızı sağlar. Hatta bazen çok fazla çalışmak, elde edebileceğiniz başarıya bile zarar verebilir. Bunun için daha az çalışıp daha fazla başarı elde etmeniz gerekir. Ancak az çalışıp başarılı olmak sanıldığı kadar kolay değil. Bunun için öncelikle yaratıcı düşünüp etkin çalışma yolları bulmalısınız. İşte daha az çalışıp daha başarılı olmanızı sağlayacak yöntemlerden bazıları:

1. 80/20 kuralı

80/20 kuralı basitçe daha küçük girdilerle, daha büyük çıktılar elde etme prensibine dayanıyor. Yani verimsiz geçen yüzde 80’lik zaman dilimini kesip, yüzde 20’lik kısmı bırakabilirsiniz. Hayatta gereksiz gördüğünüz her şeyi silip atamazsınız. Bazen, gereksiz de olsa bazı işlerin yapılması gerekir. 80/20 kuralında ise başarınıza daha az etkisi olan şeylere ayırdığınız zamanı kısıtlamak için daha acımasız olmanız gerekir. İşte bunun için birkaç öneri:

  • Büyük projelere daha fazla vakit ayırabilmek için e-maillere harcadığınız zamanı azaltabilirsiniz.
  • Size değer katmayan sözler vermenizi isteyen insanlara hayır demeyi öğrenebilirsiniz.
  • Meselenin özünü ve kilit noktalarını anlamak için daha fazla çaba harcayın, önemsiz detaylarla ilgilenmeyin.
Kendinize katı zaman çizelgeleri yapabilirsiniz ve sadece o işi yapılacaklar listenizden çıkarmaya değil, tamamlamaya odaklanabilirsiniz.
2. Parkinson yasası

Parkinson yasasına göre, bir işi ona ayırdığınız zamandan önce ya da sonra değil, tam olarak o işe ayırdığınız zaman içinde bitirmelisiniz. Yani işi yapmaya değil, tamamlamaya odaklanın. Kendinize katı zaman çizelgeleri yapabilirsiniz ve sadece o işi yapılacaklar listenizden çıkarmaya değil, tamamlamaya odaklanabilirsiniz. Örneğin elinizde ufak bir iş varsa, 90 dakika sonrasına alarm kurun. Alarm çaldığında daha fazla devam edemeyeceğinizi kabul edin. 90 dakikada hızlıca düşünüp o işi tamamlayabilir, vakit kaybetmekten kurtulabilirsiniz. Bir başka öneri de büyük projeleri ufak bölümlere ayırmak olabilir. Böylelikle dev bir proje üzerinde amaçsızca çabalamak yerine, ufak hedefleri tamamlayarak sonuca ulaşabilirsiniz.

3. Enerji yönetimi

Enerji yönetimi bazen zaman yönetimiyle karıştırılıyor. Ancak enerji yönetiminde bir iş için harcanan zamanı değil, harcanan enerjiye odaklanmak gerekiyor. Yoğun bir çalışmayla kısa sürede bir şeyi tamamlayarak günlerce, yorgun ve dikkati dağınık bir şekilde çalışmaktan kurtulabilirsiniz. Bunun için bir şeye tümden dikkatinizi vermekle, tümden dinlenmek arasında bir gidip gelebilirsiniz. Ancak bunların herhangi birinde takılıp kalmamaya özen gösterin. Birkaç saatinizi alacak görevleri günlere yaymayın. Koltuğunuza oturun, görevinizi kısa süre içinde tamamlayın. Böylelikle işinizin esiri olmamış olursunuz. Hem iş hem eğlence hem de sağlığınız için yeterince vakit ayırabilirsiniz.

4. Sadece keskin araçlar kullanın

Eski bir oduncu hikayesi vardır; iki oduncu ağaç kesme yarışına girmiş. Odunculardan ilki, ormana dalmış ve önüne gelen ağacı kesmeye başlamış. Diğer oduncu ise neredeyse yarışmanın son dakikalarına kadar baltasını keskinleştirmiş, sonra da kalkıp en büyük ağacı kesmiş. Körelmiş araçlar kullanarak başarılı olamazsınız. Bu şekilde vakit kaybetmek yerine önce sahip olduğunuz araçları keskinleştirin veya bunu sizin için yapabilecek birilerinden yardım isteyin.

5. Sayılara güvenin

Zaman kaybının en büyük kaynağı, varsayımlardır. Dünyaya dair beklentileriniz gerçeklerle uyuşmadığı zaman başarılı olamazsınız. Yanlış varsayımlarla mücadele etmenin tek yolu, sayısal verilere güvenmekten geçer. Yapacağınız bir testin sonuçları, sizi saatlerce sürecek bir zaman kaybından kurtarır.

Bir işi başarmak için harcadığınız emek ve vakit, elde ettiğiniz sonuçları karşılamıyorsa üzerinde çalışmayı bırakmalısınız
6. Niteliklerin ayrıcalığına güvenin

Mükemmeliyetçi olmak mı daha iyi, baştan savma olmak mı? Biri hiçbir zaman projeleri tamamlayamazken, diğeri çok fazla vakit harcar. Aslında bu ikisinden de kurtulmanın yolu oldukça basit: Bir işi başarmak için harcadığınız emek ve vakit, elde ettiğiniz sonuçları karşılamıyorsa üzerinde çalışmayı bırakmalısınız. Bunu anlamak için harcanan zaman farklılıklarını kıyaslayabilirsiniz. Örneğin gün içinde 30, 60 veya 90 dakikada bir maillerinizi kontrol edin. Hangisinde daha başarılı sonuçlar elde ettiğinizi kıyaslayın.

İlginizi çekebilir: Başarılı kadınların 10 ortak özelliği

Kaynaklar:
Lifehack
Tinybuddha

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale