X

Acı çekmek kötü olmayabilir: Acıyı nasıl olumlu bir deneyime dönüştürebiliriz?

Mutluluğun peşinde koşup durduğumuz bu hayat boyunca kendimizi her tür sıkıntıdan, üzüntüden ve acı çekmekten korumaya çalışırız. Oysa acı çekmek, ille de korkunç bir deneyim olmayabilir. Bizi mutsuz eden etkenleri bile isteye etrafımızda tutmaya gerek yok elbette, ancak acıların ve sorunların evrensel ve evrimsel bir karşılığı olduğunu bilmek içinize su serpebilir. Dahası, bunları daha güçlü, iyi, dengeli olmak için kendi yararınıza kullanmayı öğrenebilirsiniz de.

Acı neden var?

Acı çekmedeki olumlu tarafı görebilmek için önce acının hayatımızda nasıl bir karşılığı olduğunu bilmek gerekir. Aslında acı, ileride yaşanacak daha büyük sorun ve sıkıntılardan bizi korumak üzere kolektif bir hafıza oluşturmaya yarar. Buna ilkel insanlardan dahi örnek verebiliriz: Bir mağara adamı elini ateşe ilk uzattığı an yaktığı, yani fiziksel bir acı duyduğu için, bir daha ateşle karşılaştığında ona dokunmamayı akıl edecektir.

Günümüzde ise acının elimizi yakmaktan daha ağır, daha zor öğrenebilen ve içselleştirilebilen bir karşılığı var. Çocukken, oyun oynamak istediğimiz zamanlarda ödev yapmak gibi, örneğin. Bu, yani sorumlulukla tanışma, o yaşlar için en büyük sıkıntı kaynağı olarak görülür. İlerleyen yaşlarda ise büyük bir kayıp, sevilen bir kişiden ya da yerden ayrılık gibi daha büyük sorunlar ortaya çıkmaya başlar. Bunların hepsini psikolojik acılar olarak sınıflandırabiliriz.

Bir mağara adamı elini ateşe ilk uzattığında yaktığı için, bir daha ateşle karşılaştığında ona dokunmamayı akıl edecektir.
Acı çekmek, mutluluğun zıttı değildir.

Başarısızlığın başarının tam zıttı olmaması gibi, acı çekmek de mutlu olmanın karşıtı değildir. Bu iki konseptin arasında ne denli yakın bir ilişki olduğu, yine oldukça basit bir fiziksel örnekle açıklanabilir. Koşucuların fiziksel sınırlarını zorladıkları koşu deneyimleri genelde “koşucu coşkusu” (runner’s high) adı verilen öforik bir duygu durumuyla sonlanır. Bunun nedeni, vücudun acı ve ağrıya karşı salgıladığı opioid adlı nörokimyasallardır.

İşin aslı şu ki, hayallerimizi gerçekleştirmeye giden her yol, çocukluğumuzda ödev, yetişkinliğimizde iş olarak kodladığımız sıkıntılarla dolu. İyi bir yazar olmak için farklı ülkelerin edebiyatına hakim olmak, araştırma yapmak, çok okumak ve çok yazmak gerekmesi gibi. Bu tip sıkıntılardan kaçmak da bir seçenek elbette. Bu zamanı arkadaşlarla zaman geçirerek, uyuyarak, televizyon izleyerek ya da zamanı öldürmek için hangi yolu kullanıyorsanız onunla geçirebilirsiniz de. Ancak bu, sizi hayalinize yaklaştırmaz.

İşin sırrı, sıkıntıyı fırsata çevirmekte

Psikolog Sonja Lyubomirsky yaptığı bir araştırma sonucunda mutluluğun sadece yüzde 50’sinin genetik faktörlere bağlı olduğunu, diğer yarısının ise çevremiz ve davranışlarımızla inşa edildiğini öne sürdü. Bunu göz önüne alarak ve dünya üzerinde bir çeşit acı çekmeyen hiçbir insan olmadığını bilerek, sorunları kabullenmeye kendinizi daha kolay alıştırabilirsiniz. Şimdi çektiğiniz sıkıntıyı, bundan öğrenecek bir şeyiniz olduğunun işareti olarak görebilirsiniz. Ateşe elini uzatan adam örneğinde olduğu gibi: Sizin yaptığınız bir şey varsa, bir daha yapmayacağınızın bilincinde olursunuz. Buddha’nın ikinci ok öğretisini hatırlayıp, sizi yaralayan her neyse üzerine kendinizi bir kez daha yaralamamak üzere…

İlginizi çekebilir: Kötümser düşüncelerle savaş: Buda’nın ikinci okunu atan siz olmayın

Kaynaklar:
Life Hack
Everyday Health
Book of Joy

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale