X

80 yaşınızdan mektup var: Size ne yazmasını isterdiniz?

Yepyeni bir yıla daha başladık. Hepimizin yüksek ihtimalle bir yapılacaklar listesi, yeni yıl hedefleri, yazıya dökmese de kafasında vardır. Benim de var elbette. Ben de pek çoğunuz gibi listemi hazırladım ve yeni yılı karşıladım. Ve güzel haberi vermeliyim ki, minik adımlarla listeyi uygulamaya başladım bile.

Bu tip listeler, hayata daha da sıkı sıkıya tutunmamızı sağlıyor bana göre. Umudun olduğunu, dahası yaşama daha da “değer” kattığını gösteriyor.

Peki, değer ne demek? Türk Dil Kurumu’nun kelime karşılıklarından biri: Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet.

İşte, bu bilgi ışığında tam da kelime anlamının hakkını veren, koçluk yolculuğunda tanıştığım harika bir teknikten bahsetmek istiyorum sizlere; “Değerler” Çalışmasından.

Ben yapmış olduğumuz bu çalışmadan oldukça etkilenmiştim, çünkü değerlerimizi bilmemizin yaşam gayemizi ortaya çıkarmada, yaşamımızın anlam arayışında ne kadar da güçlü bir araç olduğunu keşfettim.

Yapmış olduğumuz uygulama neticesinde, benim en önemli 3 değerimle tanışma şansım oldu. Vicdan, Huzur ve Mutluluk.

Uygulamanın başında bunların dışındaki diğer soyut ve yine önemsediğim kavramların ilk 3 olacağını sanmıştım. Oysa ki yanılmışım!

Üzerine epeyce düşündükten sonra kavradım ki kesinlikle bu 3 önemli kavram birebir benimle örtüşüyordu. Birinden biri olmazsa ben kendimi rahat hissedemiyordum.

Ve uzun bir zaman huzursuz günler yaşamış bir kadın olarak, huzurun ne demek olduğunu kaybedip yeniden bulunca çok iyi öğrendim. Ve tüm bu yaşanmışlıklar bana gerçekten huzur veren insanların yanında olmam gerektiğini öğretti. Şimdi bu değerlerin farkındalığıyla hayatıma yeni bir yön vermiş, geleceğimi de bu huzur ve mutluluk üzerine inşa etmeye başlamış bulunmaktayım.

İşte tüm bunların ışığında, 2019 yılında gerçekleştirmeyi hedeflediklerimin yanında ben biraz daha uzaklara gitmek, geleceğimden kendime mektup yazmak istedim. Böylece, 80 yaşıma geldiğimde beni nasıl bir kadın karşılayacak onu görmek ve şimdiden o basamakları bunun bilinci ile çıkmak istedim.

Ve geleceğim bana diyor ki;

Merhaba 80 yaşım!

Seni çok sağlıklı, dinç, mutlu ve sevgi dolu gördüm. Etrafın çok kalabalık. Tam da istediğin gibi sevdiğin, yaşamına keyifle bakan onlarca insanla hala berabersin. Hepsi seni takdir ediyor, çok şanslısın. Kilo da almamışsın. Evin bahçeli verandasında kuş sesleri eşliğinde sabahları uzun ve sağlıklı kahvaltını yapıp, yürüyüşüne çıkıyorsun. Tebrikler! Tam da istediğin gibi, güne koşturmadan, hayal ettiğin gibi başlıyorsun.

Tüm bunlar için şükür dolusun.

Nasıl yaptın bunları? Nasıl kurdun bu saltanatı?

80 yaşım cevap verdi:

Kendimi hep sevdim.  Ona ve başaracaklarıma inancım hiç bitmedi. “Nasıl olacak?” yerine hep “neden olmasın?” diye sordum. Hep denedim, olmadığında pes etmedim. Sevmediğim ortamlardan hep kaçtım. Bana negatif enerji veren herkesle yollarımı ayırdım. Beni gerçekten seven, bana inanan, kalbi ile dinleyen herkese kucak açtım. Ailemi korudum. Onları gerektiğinde özgür bırakmayı bildim. Onlara da kendime de “sen bir bireysin, isteklerin ne ise peşinden git” dedim.

Hedeflerimi gerçekleştirmek için çok çalıştım, hiç yılmadım. Yorulduğumda, tıkandığımda durdum biraz, nefes aldım. Ama kaldığım yerden hep devam ettim. “Şükür” ü hiç eksik etmedim.

Sabahları ilk “günaydın”ı hep önce kendime verdim. Aynada ilk kendime güldüm. Güldükçe dünyanın daha da güzelleştiğini gördüm. Hep mutlu kalmaya çabaladım.

Nefes aldığım her gün benim için keşfedilecek yeni bir gün.  

Ve ben o günü sevgi ile karşılamayı kabul ettim…

Ve işte bana geleceğimden mektup bunları söyledi.

Yeni gelen bu güzel yılı hedeflerle, umut dolu beklentilerle karşılarken, bir yandan da daha da ileriye hazırlanmak, minik minik hedeflerle bezeli yaşam yolculuğumda daha da ileride nerede olacağımı görmek için bu gelecekten gelen mektup benim için çok önemli bir pusula.

Değerlerimizin rehberliğinde yol alırken, kaybolmamak için böyle bir mektubun hepinize ışık olmasını dilerim.

Ve şimdi hadi kağıt kalemlerimizi alalım, 80 yaşımıza kulak verelim, bize ne diyor? Bizi nasıl bekliyor?

Yeni yılın hepinizin beklentisini karşıladığı, yapılacaklar listesini tamamladığı harika bir yıl olması dileğiyle…

İlginizi çekebilir: İsteklerimizi gerçekleştirmek için en renkli adım: Hayal kurmak

Pınar Tümkaya: Selamlar, ben Pınar Tümkaya. 1984 senesinde sevimli bir Akdeniz kenti olan İskenderun’da doğdum. Çukurova Üniversitesi İktisat Bölümünden 2007 senesinde mezun olmadan hemen önce hep hayalini kurduğum İK alanında İşe Alım Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Ama maalesef, kısa bir süre sonra rüzgar beni Mersin’e getirdi. Şuanda Mersin’de, uluslararası bir şirkette Finansal Kontrolör olarak görev almaktayım. Kendimi bildim bileli sıkıntımı, derdimi en çok yazarak anlatmayı sevdim. Ancak, yazar olmak hiç hayalim olmadı. Hayalim her zaman, insanlarla etkileşimde olarak, onların sorunlarına destek ve çözüm ortağı olmak oldu. Her ne kadar çalışmakta olduğum alan insanlardan çok rakamlarla ilgili olsa da kişisel gelişim aşkım hiç bitmedi. Geçtiğimiz Mart ayında bunu artık daha profesyonel bir hale getirmem gerektiğine karar vererek House of Human’dan Profesyonel Yaşam Koçluğu programını tamamlayarak Yaşam Koçu oldum. Bu platform sayesinde yaşayıp aştığım, her tökezlediğimde kendimce ürettiğim çarelerin başka insanların da çözümü olmasına vesile olmak, yazılarımla sesimi duyurabilmek en büyük mutluluğum olacaktır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale