X

Kış için sıcak ve sağlıklı bir alternatif: Yeşil çay içmek için 10 neden

Yeşil çay, Camellia sinensis bitkisinin hafifçe buğulanmış yapraklarından elde edilmektedir.

İlk olarak Çin’de İmparator Shennong döneminde demlenerek tüketilmeye başlamış olan bu çayın popülaritesi son 20 yılda gittikçe artmış ve Batı toplumlarında da çokça tüketilmeye başlamıştır. Bunun nedeni ise sağlığa birçok olumlu etkisinin olmasıdır.

Bilimsel araştırmalara göre yeşil çayın faydaları

  1. Epigallokateşin gallat (EGCG) gibi polifenoller de dahil olmak üzere antioksidanlar içerir, bunlar kimyasal olarak reaktif olan ve hücrelere zarar verebilen “serbest radikaller” dediğimiz bileşenleri vücudumuzdan uzaklaştırmaya yardımcı olmaktadır. Avrupa Klinik Beslenme Dergisi‘nde yayımlanan bir çalışmaya göre, yeşil çayda bulunan polifenoller, siyah çayda bulunanların altı katını bizlere sağlar. Bu nedenle beslenmenizde çeşitlilik oluşturması adına siyah çayın yerine yeşil çayı alternatif olarak tercih edebilirsiniz.
  1. Kardiyovasküler ve metabolik sağlığı destekler. Araştırmalar, içeriğindeki EGCG’nin “aşırı yüklenmeye bağlı kalp hipertrofisi”ni veya kalp kaslarının kalınlaşmasını önleyerek kalp sağlığını geliştirdiğini göstermektedir.
  2. Journal of Biological Chemistry‘de yayımlanan bir araştırmaya göre, arterlerdeki yağ birikimini önlemeye yardımcı olur. Araştırmada yeşil çaydan elde edilen EGCG’nin kolesterol seviyelerini azalttığı, sonuçta kardiyovasküler hastalık riskini azaltmada yardımcı olduğu bulunmuştur.
  3. Enerji ve zihinsel odağı artırmaya yardımcıdır. Yeşil çay, Beslenme Bülteni’nde 2008 yılında yapılan bir çalışmaya göre; ruh hali, bilişsel işlev ve fiziksel performansı geliştirebileceği az miktarda kafein içeriği sayesinde gösterilmektedir.
  4. Hızla sakinleştirir ve rahatlatır. L-teanin beyinde dopamin seviyelerini artırarak anksiyete karşıtı etkiler sergiler ve ayrıca kan basıncını düşürür. Gıda Bilimi ve Teknolojisindeki Eğilimler‘de yayımlanan bir çalışmada, yeşil çayın sindirimden sadece 40 dakika sonra uyku hali olmadan rahatlatıcı etkiler yarattığı bulunmuştur. 
  5. Vücut yağının yakılmasını kolaylaştırır. Yeşil çay, vücudun termojenez ve yağ oksidasyonu yoluyla yağ yakma yeteneğini artırır. American Journal of Clinical Nutrition‘da yayımlanan bir çalışmada, polifenoller ve kafein içeren yeşil çayın bir özünden elde edilen sonuçlara göre; enerji harcamalarının plaseboya göre “önemli ölçüde arttığı” sonucuna ulaşılmıştır. 
  6. Cilt hasarı ve kanserin önlenmesine yardımcı olabilir. Mutasyon Araştırma/ Temel ve Mutagenesis Moleküler Mekanizmaları‘nda yayımlanan bir hayvan çalışmasında yeşil çay UVA ve UVB ışığı ile uyarılan cilt papillomları ve tümörlere karşı koruduğu gözlemlenmiştir. Çalışma ayrıca, güneş kaynaklı inflamatuar değişikliklerin çay tüketimiyle “hafifçe azaldığını” da bildirmiştir.
  1. Kemik sağlığını geliştirebilir. Nutrition Research‘te yayımlanan bir çalışmada, yeşil çayın biyoaktif bileşenleri, kemik mineral yoğunluğunu artırarak kırılma riskini azaltmaya yardımcı olabileceği sonucunu göstermektedir.
  1. Bazı kanser türleri riskini azaltabilir. Çalışmalara göre; yeşil çay tüketiminin meme, yumurtalık, mesane, özofagus ve prostat kanseri risklerini azaltmada potansiyel rolü incelenmiştir ve olumlu sonuçlara ulaşılmıştır ancak kesin sonuçlar için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
  1. İnsülin duyarlılığını artırır ve diyabetin korunmasına yardımcı olabilir. Annals of Internal Medicine’de yapılan bir çalışmada yeşil çay tüketimi (siyah çay ve kahve gibi), tip2 diyabet riskinin azalmasıyla ilişkili bulunmuştur.

Sonuç olarak; yeşil çay, günlük diyetinizin bir parçası olabilecek yararlılıkta, lezzetli ve sağlıklı bir içecektir. Sağlığa faydaları, sıcak ve limon dilimleriyle sunulduğunda en iyi şekilde gerçekleşir. Havalar sıcak seyrettiğinde demleyip soğutarak da tüketilebilir.

İlginizi çekebilir: Sağlıklı bir dolaşım sistemi için tüketmeniz gereken 7 besin

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.
İlgili Makale