X

40 yaşından sonra saç sağlığı nasıl değişir?

Yaş almak, insan bedeninde yaşanan birçok değişimi de beraberinde getiriyor. 40’lı yaşlarda öncelikle göz çevresindeki birkaç kırışıklık ya da birkaç beyaz tel şeklinde başlayan yaşlanma sinyalleri, genellikle dış görünüş üzerinden okunuyor. Halbuki işin arka planında özellikle kadın bedeninde yoğun olarak hissedilen hormonal değişimler yer alıyor. Doğal sürecin bir parçası kabul edilen tüm bu değişim, bedenin sadece girdiği yeni dönemi tanımlamakla kalmıyor aynı zamanda bundan sonraki ömrü yaşama şekli ile ilgili de farkındalık kazandırıyor. Cilt ve saç bakım rutinleri nasıl ki kişisel gereksinimlere ya da mevsim şartlarına göre değişiyorsa, bu ihtiyaçları en iyi şekilde karşılamak için beden yaşını da göz önünde bulundurmak gerekiyor. 

Eğer siz de saçlarınızın eski ışıltısını ve canlılığını kaybettiğini düşünüyorsanız, 40’lı yaşlardan sonra bu bakım adımlarını uygulayabilirsiniz:

1. Saç telleri zamanla incelir

40 yaşından sonra saç tellerinin yapısında yaşanan en büyük değişim incelmedir. Zamanla daha küçük hale gelen saç kökleri, eskisinden daha narin saç telleri üretir ve bunun sonucunda saçlar hacmini, yoğunluğunu kaybetmiş gibi görünür. Özellikle tepe ve şakak çevresindeki seyrek görünüm bu incelmenin sonucudur. Ayrıca saç ayrım çizgisi etrafında da seyrelme başlar. Aslında bu süreç genellikle hormon seviyelerindeki değişimlerin yanı sıra genetik yatkınlık ile ilgilidir ve hem kadınlarda hem erkeklerde görülebilir. Fakat androjen duyarlı saç foliküllerini miras almak saç tellerindeki incelme hızını artırabilir.

Bu dönemde saç tellerine ağır ürünler uygulamak yerine daha hafif formüllerle temizlemek, saçların daha da ağırlaşarak kopmasını önleyebilir. İnce saç telleri, elastikiyetini kaybetmiş yapıda olduğundan fırçalama ve toplama esnasında uygulanan hareketlerden daha çok etkilenirler. Bu nedenle saçlara daha hassas davranmak, saçın iç yapısını besleyen saç kremlerinden faydalanmak ve saç tellerindeki bağları güçlendiren maskeler kullanmak, incelen telleri doldurarak saçlarınıza kaybettiği dolgunluğu geri verebilir.

2. Saç dökülmesi artar

Normal şartlarda günde 50 ila 100 adet saç teli kaybetmek ortada belirli sorun olduğunu göstermez. Ancak 40’lı yaşlardan sonra hızlanan saç dökülmesi, temelde premenopoz evresinde gözlenen hormonal değişimlerden kaynaklanır. Bu evrede, saç sağlığından da sorumlu olan östrojen hormonunda belirgin bir düşüş yaşandığından östrojen ve testosteron arası dengeler değişir. Testosteronun daha baskın olduğu durumlarda, saç folikülleri daha kısa bir uzama döngüsüne girer ve dökülmeye yatkın hale gelir. Yaşanan hormonal değişiklikler kişiden kişiye farklılaştığından saç dökülme yoğunluğunda belirli bir standart yoktur. Yine de belirli bir yaştan sonra saç tellerinde gözlenen incelme ve dökülme, genel olarak östrojen seviyelerinin düşmesiyle ilgilidir.

Vücuttaki genel değişimi gözeten bir temizlik ve bakım rutini geliştirmek, 40 yaş sonrası saç sağlığını korumada altın kuraldır. Saçları sert şekilde değil de nazik hareketlerle şampuanlamak, saçın doğal sebum seviyesini besleyen içerikler kullanmak ve kimyasal formüllerden uzak durmak, bu süreci en az şiddetle atlatmaya yardımcıdır. Bitkisel proteinler, gliserin ve hyaluronik asit gibi nemlendirici odaklı şampuanlara geçmek saç sağlığınızı destekleyebilir. Ayrıca duşa girmeden önce saç derisine ve uçlara doğal yağlar ile bakım yapmak da şampuanın ve sıcak suyun oluşturacağı yıpratıcı etkiye karşı koruma sağlayarak dökülme hızını yavaşlatabilir.

3. Saç yapısı değişir

40 yaş sonrasında saçların sadece yoğunluğu değil, yapısı ve dokusu da değişir. Örneğin; önceleri düz olan saç telleri zaman içinde hafif dalgalı hale gelebilir veya tam tersine düzleşebilir. Bu değişimlerin birçoğu, saç köklerindeki dönüşümler ve hormonal dalgalanmalarla ilgilidir. Ayrıca saç derisindeki sebum dengesinde yaşanan değişimler de saç dokusunu farklılaştırabilir. 

Saç yapısının değişmesi durumunda, bu sürecin karşısında durmaktansa yeni dokuyu kabul etmek ve buna göre yeni bir bakım rutini oluşturmak gerekir. Eğer saçlarınız kuru hale gelmeye başladıysa nemlendirici ürün kullanımında güncellemeler yapabilir, dalgalanmaya başlayan saçlarınız için bukle sağlığını koruyan bakım adımları geliştirebilirsiniz. İncelen ve nemsiz kalan saçlarınızı şekillendirirken aşırı ısı kullanımından kaçınır, fön ve kurutma aşamalarında ısı koruyucu sprey kullanırsanız, saçlarınızdaki bu değişimi daha kolay yönetebilirsiniz.

4. Beyaz saçlar görünür hale gelir

Saçlardaki ilk beyazların görünmesi genellikle 30’lu yaşlarda başlar ve bunda endişelenecek bir durum bulunmaz. Genetik yatkınlığa bağlı olarak erken yaşlarda başlayan beyazlama, normal karşılanan bir durumdur ve normal şartlarda 40’lardan sonra yaşlanma işareti olarak algılanır. Saçlardaki beyazlamanın temel nedeni, saç tellerine renk veren melanin üretiminin azalmasıdır. Saç köklerinin zamanla daha az melanin üretmesi, saça rengini veren pigmentin kaybolmasına neden olur. Melanin yaşla birlikte azalan bir pigment olduğundan bu süreci geri çevirmek için uygulanabilecek herhangi bir yöntem yoktur. Ancak beyaz saçlar genellikle daha sert ve kuru yapıda çıktığından, bu sertliği ortadan kaldırmak için nem takviyesine başvurulabilir. Bu nedenle beyazların artmasıyla birlikte nemlendirici bakım ürünlerini dikkatli seçmeniz her zaman size avantaj sağlar.

5. Saç derisi değişir

40 yaşından sonra sadece saç telleri değil, saç derisinde de çeşitli değişiklikler gözlenir. Bu süreçte saç sağlığını en çok etkileyen faktör deri tarafından üretilen sebum yani yağ miktarının değişmesidir. Genetik özelliklere ve hormon dengesine bağlı olarak kuruluk, hassasiyet ve pullanma gibi sorunlar artabilir. 

Bu sorunu ortadan kaldırmada uygulanan bakım stratejileri büyük öneme sahiptir. Örneğin; saç derisine hassas bakım yapmak, nazik temizleyiciler kullanmak ve doğal nem maskeleri kullanmak, deri bazlı problemleri azaltabilir. Ayrıca saç derisindeki kan akış hızını artırmak için saç tipinize özel serum ve peeling ürünlerinden faydalanmanız da etkili bir yöntemdir. Fakat her koşulda ürün içeriklerini okuma stratejisi geliştirmeniz ve “sağlıklı” etiketiyle sunulan ürünlerdeki gizli kimyasallara karşı tetikte olmanız çok önemlidir.

6. Saç uzama döngüsü yavaşlar

Saçlar, gençlik yıllarında daha hızlı uzarken 40 yaşından sonra daha geç çıkmaya başlar. Saç döngüsündeki doğal yavaşlama, yeni çıkan saç tellerinin uzama evresinde daha kısa, dinlenme ve dökülme evrelerinde daha uzun süre kalmasına neden olur. Böylece yeni saç oluşumu ve saç uzama hızı yavaşlarken, çıkan saçlardaki dökülme süreci hızlanır. Bu süreçte saç sağlığını koruyan, kökleri güçlendiren bakım adımları uygularken sabırlı olmak ve gerekirse bireysel öneriler almak için sağlık uzmanına başvurmak gerekir.

Çıkan saçların daha güçlü ve sağlıklı olması sadece dışarıdan uygulanan bakım ürünleriyle sağlanmaz. Besleyicilik yönünden zengin ve dengeli bir yaşam alışkanlığı geliştirerek doğal sürecin etkilerini en aza indirebilirsiniz. Örneğin; protein, çinko, demir ve vitaminler açısından zengin bir beslenme planı uygulayarak saç tellerini içten besleyebilirsiniz. Üstelik saç dökülmesi ve stres arası yakın ilişki sebebiyle bu süreçte uyku düzenine dikkat etmeniz, zihni rahatlatan meditasyon ve günlük tutma gibi rutinler geliştirmenize de saç sağlığını destekleyebilir.

Kaynak: self

İlginizi çekebilir: 40 yaş üstü kadınlar için bağırsak sağlığının önemi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!
İlgili Makale