X

21. yüzyıl bencillik çağı mı: Tüketim toplumu ve egoizm arasındaki ilişki

Sizce içinde bulunduğumuz yüzyıl, insanları bencil olmaya iten bir yüzyıl mı? Seyrettiğimiz diziler, filmler ve sosyal medya bizi olduğumuzdan daha da bencil insanlar haline mi dönüştürüyor? Biz modern dünya insanları kendimize fazla odaklandığımız hayatlar mı yaşıyoruz? Eriyen buzullar ne kadar umurumuzda? Peki ya günden güne yok olan Amazon ormanları? Ya da Afrika gibi COVID-19 aşılarına yeterince erişimi olmayan yerler ne kadar gündemimizde?

Bencillik, kişisel çıkara odaklanan kişinin, başkalarını görmezden gelerek kendi çıkarlarını her zaman ve her durumda ön planda tuttuğu bir davranış biçimidir (Cullen, Parboteeah ve Victor 2003; CullenR Victor ve Bronson 1993; Akt. Kıral ve Çelik, 2019). Bencillik tarih boyunca birçok filozof ve psikoloğun farklı şekillerde açıklamaya çalıştığı son derece karmaşık bir kavramdır. Kimi filozof bencilliği kötü bir şey gibi algılamış, Ayn Rand gibi bazı filozoflarsa bencilliğe farklı bir bakış açısıyla yaklaşmışlardır. Yirminci yüzyılın önde gelen filozoflarından Rand, Bencilliğin Erdemi isimli kitabında, bencilliği “insanın kendi ihtiyaçlarıyla ilgilenmesi” olarak tanımlar. Rand’a göre kendi çıkarını düşünmek ahlaki bir varoluşun temelidir.

Egoizm türlerinden biri olan psikolojik egoizm, her eylemin kökeninde bencillik olduğunu ve özgecil görünen eylemlerin bile benmerkezci bir motivasyona bağlı olduğunu ileri sürer (Sober, 1989: 129). Yani psikolojik egoizme göre bizim birine yardım etmemizin asıl nedeni, yardım etme eylemi sonucu kendimizi iyi hissedecek olmamızdır. Psikolojik egoizm tartışmalı bir kavramdır. İnsanın tabiatı gereği bencil olduğu fikrine katılmayan düşünürler de mevcuttur.

Gerek reklamlar gerek sosyal medya başta olmak üzere içinde yaşadığımız tüketim toplumu bize sürekli kendi hazzımıza odaklandığımız bir yaşam tarzı empoze etmeye çalışıyor. Bir insanın sadece ve sadece kendi hazzına odaklandığı bu yaşam tarzında bencillik ön plandadır. Hedonizm ve bencillik kavramına göre şekil alan sanayileşme sonucu ortaya çıkan modernleşme, yalnız kendisini düşünen, bencil ve gittikçe yalnızlaşan insan tipini yaratmaktadır (Bulunmaz, 2013, Akt. Kıral ve Çelik, 2019). Bizler duygularımız da dahil olmak üzere her şeyi çok çabuk tüketiyoruz artık. Tüm hayatımızı son derece hızlı bir şekilde yaşıyoruz. Tüm bu faktörler bir araya gelip bizi kendimizden başka kimseye içtenlikle önem vermediğimiz bir hale getirebilir. Bencilliğin insanlar arasında yarattığı güvensiz bağlar, empati eksikliği ve fedakarlıkta bulunmada azalma, toplumsal yapıya büyük ölçüde zarar vermektedir (Gilbert, 2018, Akt.Yılmaz, 2018).

İstek ve ihtiyaçlarımızın farkında olmamız, onları karşılamak için eylemlerde bulunmamız oldukça doğal bir davranıştır. Tüm canlı türlerinde ortak olarak görülen bu durum “rasyonel bencillik” kavramı olarak adlandırılmıştır (Locke, 1988). Ancak artık hepimizin hayatının bir parçası olan sosyal medyaya baktığımızda, bize sürekli tüketim toplumunun haz kültürünün pompalandığını görüyoruz. Herkes fit, herkes güzel yemekler yiyor, güzel kıyafetler giyiyor. Bu görselleri gördükçe aynılarını istiyoruz ve ister istemez odak noktasına kendimizi koyduğumuz hayatlar yaşamaya başlıyoruz.

Tabii ki güzel hayatlar yaşayalım ama bunu yaparken enerjimizin bir kısmını dünyayı daha güzel bir yer haline getirmek için harcayalım. Rasyonel bir şekilde bencil olalım ama kendi çıkarlarımızı her daim başkalarının çıkarlarından üstün görmeyelim. “Amazon ormanları yaşadığım yerden çok uzak” deyip dünyada olan bitene kulak tıkamayalım. Aşıya ulaşamayan ülkeleri görmezden gelmeyelim. Hepimizin ekosistemin bir parçası olduğunun farkına varalım. Mutluluk kaynaklarımızdan biri varlığımızla dünya üzerindeki diğer canlılara iyi gelebilme ihtimalimiz olsun. Hepimize eylemlerimizle diğer insanların, canlıların hayatına değer kattığımız günler diliyorum.

2021 yılını “Kendini Sevme ve Hayatı Güzelleştirme Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşıyorum. Hadi hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye. Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail adresine yazabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Cullen, J. B., Parboteeah, P, K. and Victor, B. (2003). The Effects of Ethical Climates on Organisational Commitment: A Two-Study Analysis, Journal of Business Ethics, 46 (2), 127–141.
Cullen, J. B., Victor, B. and Bronson, J. W. (1993). The Ethical Climate Questionnaire: on Assessment of its Development and Validity, Psychological Reports, Vol 73(2), 667-674.
Ç. Çelik, N., Kıral, B. (2019). Eğitimde Bencillik Ölçeğinin Geliştirilmesi: Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışması. Social Sciences Research Journal, 8 (3), 156-168.
Gilbert, O. M. (2018). Altruism or association? Proceedings of the National Academy of Scien- ces: 201802181; DOI: 10.1073/pnas.1802181115
Locke, E. A. (1988). The virtue of selfishness. American Psychologist, 43(6), 481. http://dx.doi.org/10.1037/0003-066X.43.6.481.a
Sober, E. (1989). ‘’ What is Psychological Egoism?”. Behaviorism, vol.17, no.2, pp. 89-102.
Yılmaz, H. (2018). Bencillik Ölçeği: Bencilliğin Uyumsal, Egosantrik Ve Patolojik Biçimlerinin Ölçülmesi. Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 6, Sayı: 74, Temmuz 2018, s. 45-57.

İlginizi çekebilir: Çevresel psikoloji nedir: Çevreyle etkileşimimiz neden önemli?

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale