X

2024 yılının en çok okunan Parent Up yazıları

Anne-baba olmak, çocuk yetiştirmek, aile içi dengeler gibi pek çok önemli konuda yazılar yayınladığımız Parent Up kategorimizin bu yıl en çok okunan yazılarını sizler için derledik. Geride bıraktığımız yıl, ebeveynlerin, anne-babaların ve ailelere ilham vermek isteyen herkesin yoğun ilgisiyle, bu derin ve anlamlı konular üzerine yazılmış pek çok yazımız geniş bir kitleye ulaştı. Hazırsanız işte 2024’ün en çok okunan Parent Up yazıları:

Sakin çocuk yetiştirme rehberi: Ebeveynlere yol gösterecek ipuçları

Ebeveynlik yolculuğunda her anne-baba için sakin çocuk yetiştirmek, önemli bir hedef olabilir. Son zamanlarda sık sık çocuklarının hiç de sakin olmadığı hakkında serzenişlerde bulunan ebeveynler olduğunu görüyorum. Peki, ne demek sakin olmayan çocuk? ‘Yaramaz’ mı ‘hareketli’ mi ‘sinirli’ mi ‘yerinde durmayan’ mı? Aslında hiçbiri. Doğrusu; duygularını kontrol edemeyen. Sakin bir çocuk demek; yaygın kanının aksine hiç sesi çıkmayan, kendi kendine oturan, asla ‘yaramazlık’ yapmayan çocuk demek değil.

Yazarlarımızdan Ecem Şenyurd Efecan’Ecem Şenyurd Efecan’ın kaleme aldığı yazının tamamını okumak için tıklayın.

Doğum felsefeleri: Aktif doğum

Aktif doğum, ilk olarak Janet Balaskas tarafından tanımlanan bir felsefedir ve özellikle İngiltere ve Avrupa genelinde büyük ilgi görmüştür. Bu doğum yaklaşımı, kadının doğum sürecinde sağlık personeli tarafından yönetilen pasif bir alıcı olmaktan ziyade kendi vücudunu aktif bir şekilde yönetmesini vurgular. Doğumun bebek ve anne arasında bir dans gibi düşündüğümüzde harekete alan açmanın ne kadar önemli olduğunu görebiliriz.

Yazarlarımızdan Tanca Çivik’Tanca Çivik’in kaleme aldığı yazının tamamını okumak için tıklayın.

Yeni anne olmuş birine sorulmaması ve söylenmemesi gerekenler

Yeni anneler yeterince stres faktörü ile başa çıkmaya çalışırken bir de çevrelerindeki insanların ‘iyi niyetli’ olsa da kendilerine ‘asla iyi gelmeyen’ yorumlarına maruz kalabiliyorlar. Biz de bu konuyu ele almak ve yeni doğum yapmış bir anneye söylenmemesi gerekenleri hatırlatmak istedik. İşte yeni annelerin duymaya ihtiyaçlarının olmadığı, onlara asla sorulmaması ve söylenmemesi gerekenler…

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Doğum izninden sonra işe dönüş: Ne yapmalı, ne yapmamalı?

Doğum izninin ardından işe geri dönmek bir parça zorlayıcı olabilir. Sonuçta bu süreçte haftalar veya aylardır ofis akışının dışında kaldınız ve yeni önceliklerle, endişelerle farklı biri olarak işe geri döneceksiniz. Bu nedenle işe geri dönme fikri bile sarsıcı ve genellikle bunaltıcı gelebilir. Peki acaba ofise geri döndüğünüz ilk birkaç haftayı, nasıl sorunsuz hale getirebilirsiniz? Eğer bu konuda seçme şansına sahipseniz işe yavaş mı yoksa hızlı mı dönmek daha iyi? Patronunuz ve iş arkadaşlarınızla ilişkilerinizi nasıl yönetmelisiniz? Belki de en önemlisi, bu süre zarfında ihtiyacınız olan duygusal desteği ve cesareti bulmak için neler yapabilirsiniz?

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Emzirme ile ilgili en yaygın mitler ve gerçekleri

Emzirme, anne ve bebek arasında özel bir bağ kurulmasını sağlamanın yanı sıra, bebeklerin yeterli beslenmesi ve sağlıklı gelişimleri için de son derece önemli. Ancak, ne yazık ki emzirme konusunda hem toplumumuzda hem de dünya genelinde pek çok doğru bilinen yanlış var ve tüm bu mitler, annelerin emzirme sürecinde karşılaştıkları zorlukları, yaşadıkları kaygı ve stresi artırabiliyor. Biz de bu yazımızda emzirmeyle ilgili yaygın mitleri ve gerçeklerini ele almak istedik.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Ebeveynlik ve nörolojik dönüşümler: Anne beyni (mommy brain) nedir?

Annelik, pek çok güzellik ile birlikte büyük değişimleri de beraberinde getiren önemli bir dönüm noktası. Ve şüphesiz ki bir kadının hayatındaki en önemli dönüşümlerden biri. Yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik, duygusal ve nörolojik değişimleri de içerisinde barındıran bu dönüşüm, annelik ile birlikte kadınların beyin yapısında ve işlevlerinde de değişimler yaşamasına zemin hazırlıyor. “Mommy brain” veya Türkçe’si ile “anne beyni”, bebek sahibi olmanın getirdiği sorumlulukların, yeni yaşam dinamiklerinin ve değişen hayat tarzının annenin beyninde yarattığı değişiklikleri anlatan önemli bir kavram.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Doğum çantası nasıl hazırlanır?

Doğum, her anne-baba adayı için hayatının en önemli ve en heyecan verici anlarından biri. Bu özel günün rahat, konforlu, sağlıklı ve kontrollü geçmesi için önceden hazırlıklı olmak şart, özellikle de anne ve bebek için. Doğum çantası da bu hazırlık aşamasının en kritik unsurlarından biri; çünkü hem annenin hem bebeğin hastanede rahat etmesi ve ihtiyaçlarını karşılayabilmesi çok önemli. Özellikle aniden başlayabilme ihtimali olan ve zamanı yaklaşan doğumlarda, gerekli her şeyin anne/babanın elinin altında olması, stresi azaltmaya ve hastanede ilgilenecek kişilerin işlerini kolaylaştırmaya çok büyük yardımcı. Dolayısıyla hastane veya doğum çantası hazırlamak için ne kadar erken hazırlıklara başlanırsa o kadar iyi.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

‘Yaşından olgun çocuk’ olmak ne demek, hayatın akışını nasıl etkiliyor?

Siz de aile büyüklerinin ‘o yaşından çok olgun bir çocuk’ dediği bir çocukluk mu geçirdiniz ya da bugün hala anne babanızın ‘bizim kız/oğlan çocukken çok olgundu’ dediği biri misiniz? Ve bu tür söylemler hep bir övgü olarak mı söyleniyordu size? Belki de hala ‘yaşının gerektirdiğinden daha olgun olmak’ pek çoğumuz için büyük ve önemli bir iltifat, kıymetli bir takdir gibi… Peki ama gerçekten öyle mi, yaşından olgun davranan bir çocuk olmak güzel bir durum mu, faydalı mı, yaşamın ilerleyen yıllarına katkı sağlıyor mu?

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Mizah anlayışı gelişmiş ebeveynler, çocuk yetiştirmede daha mı başarılı?

Çocuklarınızla şakalaşan, türlü türlü komiklikler yapan, en zorlayıcı anların içerisinden bile kahkahalarla çıkmayı başaran bir ebeveyn olduğunuzu düşünüyor musunuz? Yoksa disiplini hiçbir zaman elden bırakmayan, ciddiyetini her zaman koruyan bir ebeveynlik tarzına mı sahipsiniz? Ebeveynlik, hiç şüphesiz ki keyifli ve mutluluk dolu olduğu kadar çoğu zaman yorucu bir iş ve pek çok zorlukla dolu. Ancak, bu yorucu yolculuğu daha eğlenceli hale getirmek ve üstelik bunu yaparken çocukların gelişimine de katkı sağlamak mümkün. İşin sırrı; mizah anlayışınızda.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Çocuklarda istenmeyen davranışlarla başa çıkmak için ebeveynlere tavsiyeler

Çocuk yetiştirme süreci, her ne kadar keyifli ve neşe dolu bir süreç olsa da şüphesiz ki birçok zorluğu da beraberinde getirebiliyor. Bu zorluklardan biri de istenmeyen davranışlarla başa çıkmak. Özellikle toplum içindeyken istediği bir şey olmadığında çığlık çığlığa bağıran çocuklar, yemek esnasında sergilenen uygunsuz davranışlar, anne-babaya karşı hoş olmayan tutumlar ve daha nice örnek verilebilecek saygısız davranışlar, ebeveynleri zor durumda bırakabiliyor. Peki, bu tür davranışları kontrol altına almak ve önlemek nasıl mümkün olabilir?

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

İlginizi çekebilir: 2023’ün en çok okunan Parent Up yazıları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale