X

Zor öğrenen çocukların öğrenme becerileri nasıl geliştirilir?

Her çocuğun farklı bir öğrenme tarzı vardır ve her çocuk birbirinden farklı hız ve sürelerde öğrenir. Bazı çocuklar dinledikleri zaman verilenleri hemen anlayabilirken, bazıları sık tekrara ihtiyaç duyabilir. Bazı çocuklar görsel materyal kullanıldığı zaman daha iyi öğrenirken, bazılarına sadece konuyu anlatmak yeterli olur. Bazı çocuklar ilkokul öncesinde okumayı öğrenmiş olurken, bazıları ise 1. sınıfın ortalarına doğru ancak okumayı çözmüş olurlar.

Kitap okumayı çok seven çocuklar ve okuduğunu anlamayan çocuklar vardır. Matematiği çok iyi kavrayan çocuklar olduğu gibi çarpım tablosunu ezberleyememiş çocuklar da olabilir. Bazı çocuklar anlatılan dersi takip etmekte, dinlemekte ve anlamakta zorlanırken bazıları ise derste anlatılanları hemen arkadaşlarına öğretirler. Ve bir sınıf içinde ne kadar çocuk varsa, o kadar farklı öğrenme tarzı vardır. Peki, o zaman öğretmenler sınıflarındaki her çocuk için ayrı bir öğretme stratejisi mi geliştirecek? Bu pek mümkün değil. Ama aslında öğretmenler öğrencilerinin hepsinin anlamasını sağlamak için çok yaratıcı stratejiler de geliştirebiliyorlar.

Bir sınıftaki çocuklar birbirlerinden farklı şekillerde ve sürelerde öğrenseler bile, çoğu öğrenci öğretilen temel müfredat kapsamında kendine uygun bir yol bularak, o senenin hedeflenen kazanımlara ulaşmış oluyor. Ancak bazı çocuklar var ki temel müfredat kapsamında verilen eğitimi, diğer herkese uygulanan yöntemlerle öğrenmeleri çok zor olabiliyor.

Dersi takip etmekte zorlanan, dikkati çok çabuk dağıldığı için 40 dakikalık dersin son 20 dakikasını kaçıran, okuma ve yazmayı zor öğrenen, yavaş okuyan, okuduğunu anlamayan, uzun okuma parçalarının 2. cümlesinden sonra aklı dağılan, derslerde ve sınavlarda verilen yönergeleri anlamakta zorlanan, matematik işlemlerini yaşıtlarına göre çok daha yavaş öğrenen ve kavramları zihninde tutması zor olan, yazı yazamayan, öğrendiğini çabuk unutan bir sürü çocuk olabiliyor. Kendi kontrollerinde olmayan bu zorluklar, çocukların yaşıtlarına göre akademik olarak geride kalmasına neden oluyor. Geride kaldıkları zaman başaramadıkları, yetersiz oldukları hissine kapılıyorlar ve kaygılı, mutsuz hissedebiliyorlar. Sonucunda da öğrenmekten kaçıyorlar çünkü öğrenemediklerine inanıyorlar. Aslında her çocuğa uygun bir öğretme yöntemi mutlaka vardır.

Çocuğunuzun, yaşıtları ile kıyasladığınız zaman akademik alanda zorlanmalar yaşadığını düşünüyorsanız, bu durumun değerlendirilmesi önceliklidir.

Çocuğunuz öğrenme, bellek ve dikkat becerileri bakımından yaşıtlarına göre nerede ve kendi içinde güçlü ve zayıf olan becerileri nelerdir? Çünkü bu zorluklar çocuğunuzda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ve/ya Özel Öğrenme Güçlüğü olabileceğine dair ipuçları verebilir.

Ciddi düzeyde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu veya Özel Öğrenme Güçlüğü olan çocukların, eğitimleri de onlara uygun bir şekilde düzenlenmelidir. Ülkemizde eğitim herkesin yasal hakkıdır. Buna bağlı olarak da, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sunduğu kaynaştırma/bütünleştirme yolu ile eğitim kapsamında özel ihtiyaçları olan bu çocukların kendi ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulacak bir takım düzenlemeler ile kendi yaşıtları ile birlikte aynı eğitim ortamında eğitim alma hakları vardır. Bu düzenlemelere örnek vermek gerekirse, okuduğunu anlamakta zorlanan bir öğrenci için ödev ve sınavlardaki yönergelerin basitleştirilmesi, soru sayılarının azaltılması, dikkati çok çabuk dağılan bir öğrencinin ayrı bir odada sınava girmesi, el yazısı yazmakta zorlanan bir öğrencinin bilgisayar kullanımına izin verilmesi, bilgilerin değerlendirme yönteminin farklılaştırılması…

Kaynaştırma yolu ile eğitim, ciddi zorluklar yaşayan çocukların, kendi yaşıtları ile birlikte öğrenme ve eğitim alma hakkı tanırken aynı zamanda sosyalleşmeye, farklılıklara farklılıklara rağmen bir arada olabilmeye de imkan tanır. Diğer çocuklara göre çok daha fazla zorluk alanları olduğu için akademik hayatlarına daha gerideki kulvarlardan başlarlarken, onlara özel uygulamalarla yaşıtlarının kulvarlarına yaklaşabilirler. Onlara uygun öğrenme stratejileri ile öğrenme hazzını yaşarlar ve başarılı hissederler. Başarılı hisseden her çocuğun kendine olan güveni de pekişir. Kendine güvenen çocuk ise mutlu hisseder.

Eğitim her çocuğun hakkıdır. Ve her çocuk için mutlaka bir öğrenme yolu geliştirilebilir.

Kaynaştırma Uygulamaları hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Zihnin çalışma tahtası: Çocuklarda çalışma belleği nasıl geliştirilir?

 

Uzman Psikolog Sandy Kohen: Sandy Kohen, Koç Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisans programını tamamladı. Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nde farklı hastanelerde psikolog olarak staj yaptı. 2014 yazında Yale Üniversitesi Çocuk Araştırmaları Merkezi’nde (Yale Child Study Center) psikoeğitimsel ve klinik araştırma, değerlendirme ve uygulama çalışmalarına katıldı. 2011 yılından beri çocuk, ergen ve genç yetişkinlerle kaygı bozuklukları, duygudurum bozuklukları ve dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu üzerine hem Türkçe hem İngilizce olarak psikoterapi ve aile danışmanlığı; yetişkinler ile iş hayatında performans ve odak arttırma üzerine bireysel koçluk çalışmalarını sürdürmektedir. Mevcut olarak, YDY Eğitim Araştırma Danışmanlık Merkezi’nde Bilişsel Davranışçı Terapi yöntemi ile psikoterapi çalışmalarını devam ettirmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale