X

Zihne dayalı terapiyle bel ve sırt ağrılarından kurtulmak mümkün olabilir

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre tam 65 milyon Amerikalı kronik sırt ağrısından şikayetçi. Üstelik bu kişilerin birçoğu ağrılarından kurtulmak için her şeyi denediklerini düşünüyor; fiziksel terapi, ağrı kesiciler… Bilim insanları tarafından yapılan yeni çalışmalar ise acıyla mücadele etmek için zihin gücünü kullanma yeteneği kazandıran meditasyonun sırt ağrılarına iyi geldiğini gösteriyor.

Zihne dayalı stres yönetimi adı verilen bu teknik; meditasyon, beden farkındalığı ve yoganın birleşiminden oluşuyor ve farkındalığı artırma, fiziksel rahatsızlık veya duygusal acı bile olsa kendi deneyimlerini kabul etmeye dayanıyor. Meditasyon tekniğini kullanarak bel ağrısıyla mücadele eden kişilerde ciddi ilerlemeler kaydediliyor. Öte yandan bilişsel davranışsal terapiyi kullanarak bel ağrısıyla mücadele edenlerde ise sadece ağrının azaldığı görülüyor.

Bu konudaki “Kronik bel ağrısı çekenlerin hayatını kolaylaştıracak 5 tavsiye” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Yapılan araştırma kapsamında katılımcılarla sekiz hafta boyunca iki haftalık grup çalışmaları düzenlenmiş. Altı ay sonrasında ise meditasyon yapanların sandalyeden kalkma, merdiven çıkma, çorap giyme gibi eylemleri daha kolay yaptığı ve daha az ağrı çektiği görülmüş. Bir yıl sonrasında yapılan ölçümlerde ise durumlarının daha iyiye gittiği görülmüş.

Zihin temelli stres yönetimi ilk olarak 1970’lerde Massachusetts’ten bir bilim insanı Jon Kabat-Zinn tarafından Budist meditasyon tekniklerinin Amerikan halkı için geliştirilmesiyle ortaya çıktı.

Araştırmanın sonuçları, ağrı kesicilerle ilgili artan endişeler ve yanlış ilaç yüzünden artan ölüm oranları açısından da büyük bir önem taşıyor.

Bu konudaki “Kronik ağrı çeken çocukların ailelerine yardımcı olacak önerileri” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Araştırmanın sonuçlarının yazarlarından John Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Madhav Goyal “Çalışmanın sonuçları gerçekten heyecan verici çünkü bu teknikle herhangi bir ilaç gerektirmiyor ve böylelikle ilaçların yan etkilerinden de bahsedilmiyor” diyor. Dr. Goyal kronik bel ağrısından şikayet eden birçok hastanın tedavi yöntemlerini denediğinde şaşırdığını aktarıyor. Bunun sebebi ise sırt ağrısı çeken bazı kişilerin yogayı acı verici bulması. Dr. Goyal “Bu tedavi yöntemi belki herkese uygun olmayabilir ancak kendi zihinlerini kullanarak kendisi için bir şey yapmak isteyenlere büyük bir güç verebilir” diyor.

Zihin temelli stres yönetimi ilk olarak 1970’lerde Massachusetts’ten bir bilim insanı Jon Kabat-Zinn tarafından Budist meditasyon tekniklerinin Amerikan halkı için geliştirilmesiyle ortaya çıktı. Meditasyon yapanların hedefi, deneyimlerinin ve bu deneyimin onları nasıl etkilediği, bedenlerinin nasıl karşılık verdiği konusunda farkındalıklarını artırmaktır. Bu bir bakıma düşünce şeklini değiştirme anlamına geliyor. Bunu ağrının arkadaşı olma, onu artık stres yaratan bir unsur olarak görmeme olarak da düşünmek mümkün.

Bu konudaki “İnsan vücuduyla ilgili şaşırtıcı 10 gerçek” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Meditasyon tekniğini kullanarak bel ağrısıyla mücadele eden kişilerde ciddi ilerlemeler kaydediliyor.

Zihne dayalı stres yönetiminde dikkat edilmesi gereken en önemli şey, eğitmenlerin bu alanda uzman olmaları. Eğitimli bir uzman bulmak ise her zaman mümkün olmuyor. Ancak bu önemli noktanın, zihne dayalı çalışmalara olan ihtiyacı gölgelediğini düşünmeyin. Sırt ağrısı günümüzde dünya çapında fiziksel engellerin en önemli sebeplerinden biri olarak görülüyor. Sadece ABD’deki fiziksel engellerin ikinci sebebi sırt ağrıları. Üstelik çoğunlukla sırt ağrısının tam anlamıyla tedavi edilebilmesi için belirgin bir sebebi de bulunmuyor. Bu da haftalarca, hatta aylarca sırt ağrılarının ertelenip daha da kötüleşmesine neden oluyor.

Kaynak:
NY Times

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale