X

Zengin ve başarılı insanların alışkanlarını taklit etmek başarıyı getirmiyor

Her gün internette, başarılı ve zengin insanların sabah rutinleri, günlük davranışları ya da çalışma ortamı tercihleri gibi kişisel alışkanlıkları ile ilgili onlarca bilgiye maruz kalıyoruz. Elon Musk’ın akşam yemeği tercihleri, Steve Jobs’ın ev dekorasyonunda başvurduğu yöntemler, Richard Branson’ın fitness alışkanlıkları derken insanlar arasında sanki “Bunları uygulamazsak başarılı olamayız” gibi bir algı oluştu. Ancak işin aslı çok da böyle değil. Çünkü bu tip alışkanlıkların birebir taklit edilmesi, üretkenliği arttırmak bir yana tam tersi sonuçlar doğurabilir.

İlginizi çekebilir: Hedeflerinize odaklanmanızı kolaylaştıracak öneriler

Oran – nedensellik ilişkisi

İşte zengin, güçlü ve başarılı insanlardan öğrendiğimiz bazı şeyler:

  • Sabahları ekstra erken uyanın
  • Bir yapılacaklar listeniz olsun
  • İnsanları doğum günü ve özel günlerde arayın
  • Networking yapın
  • Bol bol okuyun

Bu gibi öğütler kulağa ne kadar da hoş geliyor değil mi? Ancak bu öğütlerin bir de arka planı var. Yani zaten zengin ve güçlüyseniz ve paraya çok da ihtiyacınız yoksa, sırf istediklerinizi yapabilecek ekstra zamanı yaratmak için biraz daha erken kalkabilirsiniz. Özetle bu üretken ve güçlü insanların alışkanlıklarının sıradan insanlara da öğütlenmesi, onlara bir anlığına motivasyon aşılasa da; yeterince zamanınız veya maddi gücünüz yoksa insanların doğum günlerini kutlamaktan bile çekinebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Motivasyonunuzu kazanmanıza yardımcı olacak küçük öneriler

Kişisel bütçe yönetimi “kişisel” olmalıdır

Bu tip makalelerde öğütlenen şudur: “Listelediğimiz alışkanlıkları siz de benimserseniz Silikon Vadisi’nde fırtınalar estiren bir teknoloji şirketinin genel müdürü kadar zengin ve başarılı olabilirsiniz. Yani o parasını nasıl yönetiyorsa siz de aynen o şekilde yönetmelisiniz” Ancak işin aslı çok farklıdır. Çünkü kişisel finans yönetimi, adı üstünde son derece “kişisel” bir konudur. Çünkü her insanın parayla ilişkisi, ihtiyaçları, yaşam tarzı ve öncelikleri bambaşkadır. Dolayısıyla hiç tanımadığınız ve muhtemelen hiç ortak noktanız olmayan birinin bütçe yönetim kurallarını uygulamak sizde muhtemelen işe yaramayacaktır.

Bu konuda girişimci, dijital göçmen ve yazar Chris Gillebaeu’nun sözlerine kulak verebilirsiniz:

“Her çağda başarılı, güçlü, zengin ve lider özellikli girişimciler ve iş adamları vardır. Ancak “Hey işte Warren Buffett’ın yaptığı her şeyin günlük listesi burada. Eğer sen de aynısını yaparsan, sen de onun gibi olabilirsin” gibi bir yanılgıya düşmemek gerekir. Çünkü günümüzde pek çok insan, bu ilham verici insanların sahip oldukları kaynaklara ve imkanlara sahip değiller. Yani bizim etrafımızda 100’lerce çalışanımız veya banka hesaplarımızda milyonlarımız yok. Dolayısıyla Warren Buffett’ta işe yaradıysa bende de işe yarar demek yerine “Bende ne işe yarar?” diye sormakta fayda var”

Demek istediğimiz, ilham veren kanaat önderlerinin iyi alışkanlıklarını örnek almamanız değil. Sadece onlara ait alışkanlıkları, kendi karakterinizi / yaşamsal standartlarınızı hesaba katmadan kopyalamak yanlıştır.

İlginizi çekebilir: Her zaman daha iyi bir yol vardır: Zak Ebrahim’in ilham veren seçimi

Çoğu “alışkanlıklar listesi” rastgele ve aşırı basit öğütler içerir

Bu tip yazılarda çoğunlukla “Çok okuyun. Haftada 500 sayfa okuyun” gibi yuvarlak ifadeler yer alır. Ancak Warren Buffett örneğinden ilerleyecek olursak, onun okuduğu finansal kaynakların herkese fayda sağlayacağı beklenemez değil mi? Yani “Çok okuyun” ya da “Ekstra erken kalkın” ifadeleri genelde faydasızdır. Çünkü burada asıl verilmesi gereken tavsiye, konulara göre fayda sağlayabilecek kitap ve kaynak önerilerinin yanı sıra; örneğin sabahları yapılan ve üretkenliği arttıran meditasyon önerileri gibi nokta atışı bilgileri içermelidir.

 

Kaynak:

lifehacker.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale