X

Zayıflama sürecinde unutmamanız gereken 8 gerçek

Zayıflamak istiyorsunuz fakat bir türlü diyete başlayamıyor musunuz veya her seferinde başlayıp sonunu göremeden hatta belki de yolu yarılamadan bırakıyor musunuz? O zaman artık bu engellerle yüzleşmenizin tam zamanı…

Zayıflamak bir eylemdir

Zayıflama sürecinde en çok unuttuğunuz şey, zayıflamanın da hayatın diğer alanlarında olduğu gibi zorlayan, sabır gerektiren, yaşamınız ve sağlığınız için olması gereken bir eylem olduğu… Yani hayatınızda çoğu amacınızı gerçekleştirmek için uğraştığınız gibi, zayıflarken de çabalamalı ve istediğiniz sonucu elde edene kadar bırakmamalısınız. Başka amaçlarınız için çabalarken kendinizi nasıl motive ediyorsanız, diyet sürecinde de kendinizi motive etmelisiniz. Diyet yapmak motivasyon ister. O motivasyonu kendiniz sağlamalısınız. Elbette ki hayatımızda amaçladığınız çoğu şey gibi bir süre sonra motivasyonunuzu kaybedebilirsiniz. İşte bu noktada ne için başladığınızı ve neyi hedeflediğinizi kendinize hatırlatmalısınız.

Başaracağınıza inanın.

İçinizden de olsa olumsuz düşünmeyin. Kilo veremeyeceğim diyen her danışanıma, olumlu düşünün diyorum. Çünkü biliyorum ki o kendine inanmazsa amacına ulaşamaz. Endişeyi, başarısız tecrübelerinizi bırakın ve ne istediğinize odaklanın. Neden zayıflamak istediğinizi güzelce düşünüp madde madde yazın. En ufak bir motivasyon kaybı yaşadığınızda, yazdıklarınızı tekrar tekrar okuyup hatırlamak size devam etme gücü verir.

Kilo veremeyeceğim diyen her danışanıma, olumlu düşünün diyorum. Çünkü biliyorum ki o kendine inanmazsa amacına ulaşamaz.
Zamana takılmayın.

Hedefinize ne zaman ulaşacağınıza takılıp gözünüzü korkutmayın. Bu süreçte her geçen zaman size olumlu bir sürü değişiklik ekleyecek ve emin olun bu sürece girmemiş olsaydınız istemediğiniz kilo artışları devam edecekti. Unutmayın siz hedefinize her geçen gün biraz daha yaklaşıyorsunuz.

Dürüst davranın.

Başlangıç noktası çok önemlidir. Öncelikle başlayacağınız diyet programı zaaflarınıza uygun olmalıdır. Kendinize, diyetisyeninize itiraf edin, çünkü herkesin kilo alma nedeni başkadır ve bunu söylemezseniz karşınızdaki bilemez ve daha da kötüsü kendinizi kandırmış olursunuz ve yarı yolda kalırsınız. Kiminiz düzensiz beslendiğinden, kiminiz sadece tatlı yediğinden, kiminiz tuzluya düşkünlüğünden, kiminiz gece yediğinden, kiminiz de sadece hareketsizlikten kilo alabilir. Burada kendinizle yüzleşmeniz çok önemli, zaaflarınıza yenik düşmeden ilerleyeceğiniz bir beslenme programı sizi hedefe götürür. Bu sayede daha az tökezler, daha kendinden emin ilerlersiniz.

Diyet sabit ilerlemez!

Çoğu zaman diyetlerin başlangıcında kilolar hızlı gider, fakat ideale yaklaştıkça yavaşlamalar meydana gelir. Buna rağmen diyetin başlarında neden hızlı kilo veriyorum diye sorulmazken sonuna doğru neden yavaş gidiyor diye sorulmaya başlanır. Kilo verme sürecinde işler her zaman beklendiği gibi gitmez. Yani “bugün şu kadar kalori aldım şu kadar harcadım o zaman şu kadar veririm” şeklinde ilerlemez. Vücudunuz hesap makinesi gibi çalışmaz. Bazen her şey gayet yolunda görünse bile kilo veremediğiniz hatta aldığınız bile olur. O noktada da neyin yeterli gelmediğini arayıp bulmalısınız.

Bu da sürecin bir parçasıdır. Diyet süreci hayatınızdaki diğer bir sürü eylem gibi engebeli bilinmez bir yol ve ancak engebelerden çıktığınızda asıl güzelliklere ulaşırsınız.

İlginizi çekebilir: Diyet yaparken tartıda azalmayan kilolar nasıl gider?

Diyette verdiğiniz kiloları diyet yapan başka arkadaşlarınızla kıyaslamayın.
Farklı olduğunuzu bilin.

Herkesin metabolizması farklıdır. Diyet yaparken verdiğiniz kiloları diyet yapan başka arkadaşlarınızla kıyaslamayın. Siz arkadaşlarınız ile aynı özelliklere mi sahipsiniz ki aynı hızda kilo vermeyi bekliyorsunuz? Sizi diğerlerinden diğerlerini de sizden farklı kılan sağlık durumu, kan değerleri, yaş, cinsiyet, uyku, iş yaşamı, kullanılan ilaçlar gibi birçok kişisel faktör var. Çoğu kişi sizden daha hızlı kilo verebilir fakat sizin de onlardan daha iyi olduğunuz durumlar vardır. Hızlı kilo verme beklentisine girmeyin. Unutmayın fazla kilolarınız bir gecede gelmediği gibi bir gecede de gitmeyecektir. Siz elinizden gelenin en iyisini yaptığınızdan emin olun ve sabredin, gerisini vücudunuz zaten halledecektir.

Yiyeceklere bağlanmayın.

Hepimizin çok sevdiği bir takım yiyecekler var, evet. Fakat önemli olan bu yiyeceklere bağlanmamaktır. Yani diyete girince sevdiğiniz yiyeceklerden ne kadar mahrum kalacağınızı hesaplamayın. Siz diyetteyken onlar tükenmeyecek, hep vardılar yine var olacaklar. Kendinize ödül olarak belirli zamanlarda sevdiğiniz yiyecekleri vererek hem daha keyif alırsınız hem de en önemlisi motive olursunuz.

Kendinize eziyet etmeyin.

Diyete ihtiyacı olan insanlar çoğu zaman yiyeceklere ve yeme eylemine çok anlam yüklerler. İşte bu sebepten de kilo alırlar. Peki neden yemek yemeyi böyle severken diyetteyken yediğiniz yemeklere özenmiyor ve hızlı hızlı yiyorsunuz? Yavaş yavaş her lokmanın tadına vararak yiyin ve tabiki yediğiniz yemekleri çeşitlendirerek daha az kalorili bir şekilde lezzetlendirin, unutmayın doymak önce gözde başlar. Doyun ki, daha sofradan kalkmadan sonraki öğünde ne yiyeceğini kara kara düşünen insanlardan olmayın.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Dyt. Buket Koçoğlu: Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden şeref öğrencisi olarak mezun oldum. O günden bu güne sofralara olabildiğince dokunmaya çalışıyorum. Beslenmede herkes için aynı doğruların olmadığına inananlardanım. Beslenme bir derya ve parmak iziniz gibi size özel... Hayatlarınıza bu denli özel bir alandan dokunup değiştirebilmek benim için çok değerli... Her yeni hayat yeni bir macera; yeter ki siz de bu işin sağlığınız için ne kadar önemli olduğu bilincine ve en önemlisi bu vücuttan başka gidecek yeriniz olmadığının farkına varın... Benimle bu muhteşem keşif sürecine var mısınız?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale