X

Zaman hiç mi yok, yoksa bize mi kalmadı?

‘Zaman’la olan derdi hiç bitmemiş bir insanım, bunu biliyorum. Ama sanki zamanın da benimle derdi asla bitmiyor gibi… Anlamadan geçen günler, haftalar, aylar derken koca koca yıllar devriliyor ve benim o içimdeki bir yerlere yetişme hissinin sonu gelmiyor. Hatta öylesine kaptırıyorum ki kendimi bazen o yetişme çabasına, nereye gittiğimi de unutuveriyorum. Sonra bir durup düşündüğümde ‘bir yere mi gitmeliydim ki’ diye sorarken buluyorum kendimi.

Sanki biri, mütemadiyen zihnime girip ne olduğunu bilmediğim, somut olarak ifade edilemeyen, elle tutulamayan, tanımı olmayan görevler yüklüyor bana ve ben bir anda ‘bir şeyler yapmalıyım’ kaygısının içinde buluveriyorum kendimi. Ya iyi de ‘ne yapayım’, ne olduğunu bilsem yapayım, yapayım da bitsin bu benlik kavgası. Ama yok. En ufak bir ipucu bile yok. Hayır zihnime giriyorsan bari biraz yol göster, ne yapayım, ne yöne gideyim, ne istiyorsun, o to do listte üzerine bir türlü çarpı atamadığım şey ne!

Hani o hepimizin içinde olan -her şeyi çözmüş şanslı azınlıktan biri değilsen- boşluk hissi var ya, nasıl dolacak o? Zaman her şeyin ilacı değil belli ki, çünkü o eksik şey her ne ise, yerine konulmadan geçen her an, acıya tuz basar gibi. Sonra düşünmeden edemiyor insan, ‘Zaman aslında hiç mi yoktu yoksa bir bana mı kalmadı?’ İçine her şeyi sığdıran koca dünya, bir benim zamanımı mı sığdıramadı?

Derman, derdin içinde gizliymiş ya; ‘şifayı kaptım’ dediğimizde biz hasta olduğumuzu kastederken aslında bunun anlamı iyileşmekmiş ya, o zaman umuyorum ki geçen her zaman da o zamansızlık hissinin şifasıdır. Umuyorum ki ‘zaman kalmadı, zaman yok, zaman yetmiyor, zaman bitti’ diye dertlendiğim her şey, bu geçen zamanın içinde ben fark etmeden kendiliğinden gerçekleşiyordur ya da uygun koşullar yaratılıyordur ve ben bir sabah uyandığımda içimde bir boşluk kalmadığını fark ederek, bir yere yetişmem gerektiği hissinden kurtularak ‘işte şimdi her şey tamam’ diyebilirim. Umarım sen de diyebilirsin. Sen de zihnine girip ne olduğunu anlayamadığın görevler yükleyen o sessiz cini azat edebilirsin. Umalım, hepimiz…

‘In Time’ filmini izleyenler belki bu anlatmaya çalıştığım zamana karşı savaşma hissini daha iyi anlayabilirler. Ah Justin, sen gönülleri fethetmiş olsan ve filminin üzerinden 10 küsür sene geçmiş olsa da sanki günümüzün özetini izletmişsin bize… İzlemeyenler içinse hafta sonu önerisi olabilir; ama to do listlere değil bu kez what to watch listelerine 😊.

İlginizi çekebilir: Eski dostum İstanbul, yeniden kavuşur muyuz?

Ecem Şenyurd Efecan: Selam, ben Ecem! Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra çeşitli özel kurumlarda çalışıp akademi özlemiyle soluğu yine üniversitede aldım, daha öğrenilecek çok şey vardı! Mindfulness üzerine tez yazıp 'an'da kalmayı hala başaramayan biri olarak insana iyi gelen ne varsa bulmaya, uygulamaya, hayatımın bir parçası haline getirmeye çalışıyorum. Tam bir kahve severim, günlük sınırsız doz alımıyla hayatımın olmazsa olmazı. Üretmeye bayılıyorum! :)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale