X

Yürüyüş ve koşu; hangisi daha faydalı?

Amerikan Kalp Vakfının dergisi Arteriosclerosis’te yayımlanan bir çalışmaya göre; canlı bir yürüyüş de koşu kadar kalp sağlığına faydalı. 33,060 koşucunun  kayıtlı olduğu National Runners’ Health Study ile 15,045 yürüyüşçünün kayıtlı olduğu National Walkers’ Health Study’den 6 yıl boyunca toplanan tıbbi ve egzersizle ilgili bilgiler ışığında yürütülen araştırmada yaşları 18 ile 80 arasında değişen, ancak çoğunlukla 40 ve 50’lerinde olan bireyler incelendi.

Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre canlı bir yürüyüş de koşu kadar faydalı.

İlginizi çekebilir: Kışın yürüyüş yapmanın benzersiz faydaları

Katılımcılar yürüdükleri ya da koştukları mesafeler ile kolesterol, diyabet, yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları gibi herhangi bir hastalığın teşhisinin konulup konulmadığına dair sorular içeren bir anketi cevapladılar.

Çalışmanın sonuçlarına göre;

  • Koşmak yüksek kolesterol riskini yüzde 4,3; yürümek ise yüzde 7 oranında azaltıyor.
  • Koşmak koroner kalp hastalığı riskini yüzde 4,5 oranında azaltırken yürümenin bu hastalığa etkisi yüzde 9,3 oranında.
  • Yüksek tansiyona koşmanın olumlu etkisi yüzde 4,2 iken yürümenin 7,2 etkisi bulunuyor.
  • Diyabette ise koşmak ve yürümenin olumlu etkisi aynı: yüzde 12.

İlginizi çekebilir: Koşarken sağlığınıza katkı yapmanın en güzel yolu: Kumda koşmak

Çalışmayı yürüten Dr. Paul T. Williams, sonuçları şu şekilde yorumluyor:

“Sonuçlar, egzersiz yapmaya başlamak isteyenler veya yürümeyi sevenler için iyi bir haber olma özelliği taşıyor. Bunun yanı sıra yürüyüş yapmak, bazı insanlar için koşmayla kıyaslandığında daha sürdürülebilir bir egzersiz. Ayrıca egzersiz yapmayı pek sevmeyen insanların da, yürüyüş ve koşu arasında tercihlerini yapıp bu şekilde sağlıklarına yatırım yapabileceklerini gördük.”

Amerikan Kalp Vakfına göre de yürüyüş “kalp sağlığınızı geliştirmek için yapabileceğiniz en basit pozitif değişiklik.” Vakıf, haftada en az 5 gün, en az 30 dakikalık orta yoğunlukta veya haftada 3 kez 25 dakikalık ileri yoğunlukta egzersiz yapılmasını veya bu ikisinin karıştırılmasını öneriyor. Ek olarak, kas geliştirme egzersizlerinin de, sağlık açısından faydalı olduğunu bu yüzden orta veya ileri düzeyde bu egzersizlerin de yapılması gerektiğini ifade ediyor.

İlginizi çekebilir: Yeni başlayanlar için doğa yürüyüşü rehberi

Kaynak:

prowellness.vmhost.psu.edu

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale