X

Yöneticiler için iş yerinde ağlayan bir çalışana doğru yaklaşım rehberi

İş yerindeki stres, hepimizde çok değişik duygular uyandırıyor. Sevinç, hüzün, öfke, hayal kırıklığı bunlardan sadece birkaçı. Ancak iş yerinde hangi duyguyu yaşarsak yaşayalım, genel kanı ofiste gözyaşlarına, umutsuzluğa veya yenilgi hissine kapılmış bir kişiyi görmememiz gerektiği şeklinde. Eğer bir yöneticiyseniz ve bir çalışanın ağlamasına neden olduysanız, ilk amacınız bunun tekrarlanmasına izin vermemek olmalı. Peki nasıl?

Yönetici koçu ve kariyer danışmanı Doktor Anna Ranieri de Harvard Business Review‘de “İnsanlar iş yerinde neden ağlar” başlıklı makalesinde bu noktaya değiniyor. Uplifers olarak, bu makaleyi sizin için derledik:

Bir işveren olarak herhangi bir çalışanınızın bir daha ağlamasını istemiyorsanız, öncelikle ne olduğunu anlamanız gerekir. Çalışanınızın ağlamasına tam olarak sebep olan şey nedir? Gözyaşları bir üzüntünün simgesi de olabilir veya bir başka duyguyu saklamaya da çalışabilir. Öfke, kızgınlık, güçsüz hissetme, endişe, kendine güven eksikliği veya olumsuz bir imaja sahip olduğunu düşünmek bu duygulardan bazıları. Ağlayan kişinin davranışsal ve duygusal makyajının altındaki gerçeği ve aynı zamanda o kişinin içinde bulunduğu durumu düşünmeliyiz. Bu kişi gerçekten ne istiyor?
Duygusuz patronuna bir tane patlatmak mi, yoksa işi bırakıp gitmek mi? İş yerinde insanları genellikle ağlatan sebepleri şu şekilde sıralamak mümkün:

Bir çalışanın ağlamasına neden olduysanız, ilk amacınız bunun tekrarlanmasına izin vermemek olmalı.

Zorlu bir yönetici

Zeki ve yetenekli bir yönetici olarak görülmek oldukça güzel bir şey. Ancak şunu unutmayın, bu özellikleriniz yüzünden çalışanlarınız tarafından çıtayı çok fazla yükselten ve sizin yüksek standartlarınıza uyamadıkları için korkulan bir yönetici olarak görülebilirsiniz. Böyle bir durumda çalışanınıza yeteneklerini geliştirmesi için söyledikleriniz “Asla bir üst seviyeye yükselemeyeceksin” şeklinde algılanıp, yaşadıkları umutsuzluk yüzünden onları ağlatmaya neden olabilir. Bazı zorlu yöneticiler ise çalışanlarını motive etmek için onları korkutma yolunu seçer.

Kurum kültürü ve farklılıklar

Aile, sosyal grup, coğrafi bölgelerde olduğu gibi her iş yerinin de kendine has kültürü ve davranış beklentileri vardır. Bazı kurumlarda eleştiri normal karşılanıp, karşısındakinde çok nadir savunma hissi yaratırken, bazı kurumlarda eleştiri hassasiyete neden olabilir. Eğer yeni bir yöneticiyseniz, çalışanlarınız sizden daha fazla hassasiyet beklerken, siz fazlasıyla doğrudan bir eleştiri yöneltmiş olabilirsiniz.

Profesyonel hayatla özel hayatın kesişmesi

İnsanlar özel hayatlarında karşılaştıkları zorlukları çoğu zaman iş yerinde belli etmezler. Son çeyrek sonuçlarının beklenilen gibi çıkmadığını söylediğinizde ağlayan birisi varsa, büyük ihtimalle buradaki sorun iş yerinin maddi beklentilerinin karşılanamamış olması değildir. Ancak hayatındaki birçok şeyi başaramadığını düşünebilir. Yönetici bu uyarıyı yönelttiği sırada çalışan kişi ciddi bir hastalıkla mücadele ediyor olabilir, yakın bir arkadaşını veya bir aile üyesini kaybetmiş olabilir.

Çalışanınızın ağlamasının kaynağı ne olursa olsun, gerçekte sorunun ne olduğunu bulmak önemli. Bunu yapmanın formülü de oldukça basit; öncelikle çalışanınızı dinleyin. Sakince konuşabileceğiniz bir yer bulun ve ona ne olduğunu sorun. Onun size anlattıklarını dikkatle dinleyin. Birçok çalışan, gözyaşları içinde karşısına çıktığı yöneticisinin onu gerçekten dinlemek istemesi sayesinde, işvereniyle aralarında inanılmaz bir güven bağı oluştuğunu söylüyor.

Çalışanınız hassas bir insansa veya zor zamanlar geçiriyorsa bunu aklınızda tutun, not alın.

Ardından çalışanınıza karşı empati kurun ve öğrenmeye çalışın. Gözyaşları içinde size içini döken bu kişiyi gerçekten anlamak, iş yerinde o hep hayalini kurduğunuz yönetici olmanızı sağlayabilir.

Özür dileyin. Eğer davranışınız kötüyse veya böyle yorumlanmaya açıksa, söylediğiniz sözlerden duyduğunuz pişmanlığı anlatın. Eğer çalışanınızın gerçek ağlama nedeni ofis dışındaki bir sorunla ilgiliyse de onun hislerini anladığını ve onun için her şeyin en iyisini dilediğinizi anlatn.

Gözyaşlarını silmelerine yardım edin. Kadın veya erkek olsun, kimse iş yerin ağlamış gözlerle görünmek istemez ve bunun aşağılayıcı olabileceğini düşünür. Geçmişe geri dönüp, bu yaşananları geri almak da mümkün değil. Ancak yapabileceğiniz şey, tekrar birinin ağlamasına neden olmamak ve ağlayan kişinin gözyaşlarını silmesine yardımcı olmak. Çalışanınızın ağlamasına neden olan olay, herkesin gözleri önünde yaşanmışsa, diğer çalışanları da toplayıp bir konuşma yapabilir ve uygun bir dille özür dileyebilirsiniz.

Çalışanınız hassas bir insansa veya zor zamanlar geçiriyorsa bunu aklınızda tutun, not alın. Zaman zaman bu kişiye karşı daha dikkatli olmaya özen gösterin. Bu özen, sizinle birlikte çalışan insanları her zaman istekli ve zorluklarla mücadeleye hazır bir şekilde tutacaktır.

Resmin bütününe bakın. Ağlayan çalışanınızla ilişkinizi düzeltmek için elinizden geleni yaptıktan sonra bir de çalışanlarınızın karşılaştığı stres faktörlerini düşünün. Bu sayede onları daha fazla dinlemeniz gerektiğini farkedebilir, gerçek düşüncelerinizi çalışanlarınıza aktarabilir, kurum kültürünü değiştirebilirsiniz. Çalışanlarınıza, burada kimsenin ağlamak zorunda olmadığını gösterin.

Kaynak:
Harvard Business Review

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale