X

YOLO modası geçti, şimdi önerilen “günü yaşamamak”

Moda olan şeylerin bir anda etkilerini kaybetmelerine artık alıştık. Giysilerin, müzik türlerinin, çok satan kitapların, daha önemlisi ve ilginci, hayat felsefelerinin değişim hızı gerçekten baş döndürüyor. Dün #fomo vardı örneğin; aman hiçbir şeyi kaçırmayalım, hiçbir şeyden eksik kalmayalımcılık… Bugün ise yeni trend #jomofomo vardı örneğin;; yani “her şeye yetişmeye çalışmayın, hatta yetişmezseniz daha mutlu olursunuz” anlayışı. Tıpkı bunun gibi, etkisini yitiren bir felsefemiz de YOLO: You only live once, yanibir daha mı gelicez dünyaya?

YOLO: You only live once, yani “bir daha mı geleceğiz dünyaya?”
Pek sevilen YOLO’ya ne oldu?

Aslında çok hoş bir düşünce değil mi, anı yakalamak ve her bir hayat zerresinden keyif almak? İçinden geldiği gibi davranmak, yarın ölecekmiş gibi yaşamak: Bunlar teoride güzel olsalar da, pratikte pek işe yaramadıkları anlaşılmış gibi görünüyor. Çünkü yarın ölmediğimizde, bugünkü davranış ve sözlerimizin sonuçlarına katlanmak zorunda olan yine bizler oluyoruz.

Modası geçen YOLO’nun gerçekte niyetlenen anlamı değil tabii. Bu hayat felsefesi, dünya üzerindeki zamanımızı en etkin şekilde kullanarak olabildiğince fazla süreyi en iyi şekilde değerlendirmek amacı taşıyordu. Oysa zaman içinde fevri kararların bahanesi haline geldi. YOLO’nun aldığı bu yeni ve insan hayatına adapte olamayan hal, bu felsefenin bir kenara atılmasında oldukça etkili oldu.

Kelebeklerden farklı olarak, bir insanın uzun vadeli planları olması son derece sağlıklı.
Yavaşlamak ve uzun vadeli düşünmek sizin için doğru olabilir

Size 1 milyon dolar mı, yoksa önümüzdeki 31 gün boyunca her gün iki katına çıkacak bir milyon peni (doların yüzde biri) mi verilmesini istediğinizi sorsalar, yanıtınız ne olurdu? Bu soruya verdiğiniz yanıt, beyninizin ani ve fevri kararlara mı, yoksa plan programa mı daha yatkın olduğuyla ilgili fikir verecektir. Çoğu kişi 1 milyon doları tercih edecektir; oysa diğer yöntemle 700.000 dolar daha fazla parayı cebe atabileceğini hesaplama ihtiyacı hissedilmez. 

Uzun vadeli düşünmek size sıkıcı geliyor olabilir. Sonuçta günü yaşamak çok heyecanlı, keyifli tınlayan bir durumken geleceği planlamak deyince aklımıza takım elbiseli, bond çantalı bir adam geliyor adeta… Fakat bu aslında ihtiyaç duyduğunuz yaşam tarzı olabilir; bundan maddi ve manevi fayda da görebilirsiniz.

Bir kelebekten farklı olarak uzun vadeli hedef, amaç ve tutkularımızın olması son derece doğal ve sağlıklı. Hayatında profesyonel olsun kişisel olsun bir hedefi olmayan kişiler anı yakalama konusunda son derece becerikli olsalar da, amaçsızlık onları uzun vadede mutsuz ve huzursuz edebiliyor. Siz de YOLO’culardansanız ve nedenini saptayamadığınız bir eksiklik hissediyorsanız, belki de hayatınızın bir yönü olması ihtiyacı içinde olabilirsiniz. 

Kaynaklar:
Life Hack
Medium
Soul Anatomy

 

İlginizi çekebilir: Mutlu olma yolunda; hayat amacı “hayat aracı”na karşıMutlu olma yolunda;

İlginizi çekebilir: Jomo akımıyla bir şeyleri kaçırmanın keyfine varın

İlginizi çekebilir: Gelişmeleri kaçırma korkusu: FOMO

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale