X

Yolda yürürken mesaj yazmak ve okumak hayatınızı nasıl etkiliyor?

Geçtiğimiz yıl dünyayı etkisi altına alan Pokemon Go furyasının geldiği hızla hayatımızdan çıkıp gitmesini nasıl karşıladınız bilinmez, ancak bu gidişin pek çok kazayı önlediği kesin. Yolda oraya buraya takılıp düşmeler, araba kullanırken bir yandan Pokemon avlayacağım diye lastik patlatmalar… Bunlardan bir ölçüde kurtulmuş görünüyoruz. Fakat sadece “bir ölçüde” çünkü bu durum sadece oyunlar için değil, yolda yürürken gözü sürekli telefonunda olan herkes için her an geçerli. Tahmin edebileceğiniz üzere, yürürken mesaj yazmak ve okumanın verimsizliği üzerine bir çalışma bile gerçekleştirildi.

Karşıdan karşıya geçerken telefonda konuşmak, muhtemelen kişinin karşıya geçmek için uygun anı daha zor bulmasına neden olarak, süreyi yüzde 83 oranında uzatıyor.
Yürürken mesaj yazmak, varış sürenizi ve şeklinizi değiştiriyor

İngiltere’deki Anglia Ruskin Üniversitesinde geçtiğimiz yıl düzenlenen küçük çaplı bir çalışma kapsamında 21 katılımcının küçük kutu, kaldırım taşı gibi engellerin de bulunduğu bir parkurda yürümeleri istendi. Tüm parkuru 12 kez dolaşan kişiler bu işlemi telefonda konuşurken, mesaj yazarken, mesaj okurken ve telefonsuz olarak gerçekleştirdiler.

Çalışmadan çıkan sonuçların çoğu şaşırtıcı değil. Örneğin, telefonla ilgilenmenin aynı yolu kat etme süresini artırması beklenen bir durum. Telefonla konuşmanın, mesaj yazmaktan daha az dikkat dağıtıcı olması da… Ancak burada da ilginç bir nokta var: Karşıdan karşıya geçerken telefonda konuşmak, muhtemelen kişinin karşıya geçmek için uygun anı daha zor bulmasına neden olarak, süreyi yüzde 83 oranında uzatıyor.

Bu esnada kimsenin engellere takılıp yere kapaklanmaması sevindirici, fakat insanların bunu yapmak için izlediği yol biraz garip görünüyor. Çalışmaya göre, katılımcılar telefonla ilgilenerek ilerlerken normalden farklı bir yürüyüş şekli benimsiyor. Yani insanlar ellerinde telefon varken daha kısa adımlarla, bacaklarını normalden yukarı kaldırarak yürüyorlar. Bunu engellere karşı kendilerini garantiye alacak, düşmelerini engelleyecek bir yol olarak gördükleri düşünülüyor. Ayrıca bu kişiler, düz ve dolayısıyla en kısa yoldan ilerlemeyi de pek beceremiyorlar.

Yolda telefon kullanımı ve bazı istatistikler

Telefonsuz yürüyenlerle karşılaştırıldıklarında mesaj yazarak yürüyenler için parkuru tamamlama süresi yüzde 100, mesaj okuyanlar için ise yüzde 67 oranında artıyor. Dolayısıyla hem telefonla ilgilenip hem de yürümek, bir yere yetişme hızınızı artırmadığı gibi, kişiyi daha da geciktiriyor.

Mesaj yazarak yürüyenler için yürüme süresi yüzde 100, mesaj okuyanlar için ise yüzde 67 oranında artıyor.

Yoldayken telefonla ilgilenmenin tek tehlikesi gecikme değil. Ohio State Üniversitesi’nde 2010 yılında hazırlanan bir rapor, yıl boyunca yaklaşık 1500 yayanın telefona bağlı dikkat dağınıklığı yüzünden geçirdikleri yaralanmalarla acil servise getirildiklerini ortaya koydu. En çok 16-25 yaş arası kişilerde görülen bu yaralanmaların sayısı, 2005’in iki katı oldu. Diğer bir deyişle, akıllı telefonlar yaygınlaşıp telefonla yapılabilecek şeyler arttıkça, bu kazaların da gerçekleşmesi kaçınılmaz.

Burada aklımızda tutmamız gereken, yürürken telefonla ilgilendiğimizde zaman kazanmış gibi hissetmemizin bir yanılgıdan ibaret olması. Multitasking ne kadar verimsiz olduğunu böylece bir kez daha göstermiş durumda.

İlginizi çekebilir: “Multitasking” sorunsalı: Çoklu medya kullanımının beyin fonksiyonları üzerindeki etkileri

Kaynaklar:

Refinery29

Healthline

NY Mag

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale