X

Yol arkadaşlarımız değişebilir: Hayatın akışını kabul edebilme becerisi

Her yol arkadaşı, illa hayat boyu bizimle olmayabilir! İster iş, ister sevgili, ister arkadaş ilişkileriniz olsun!

İlişkiler bir dans oyunu ya da suyun akışı gibidir. Akıyorsa takip etmek, sahip olduğumuz bağları kuvvetlendirir ve hayattan aldığımız tadı da değiştirir. Ama akmıyorsa ve akıtmaya çalışıyorsak sadece ızdırap yaratırız.

Uzun arkadaşlık ilişkilerinde bu yol arkadaşlığı düz çizgi değildir. Nasıl ki hayat siyah ve beyaz değilse, o da değişir ve dönüşür. Bazen kısa veya uzun aralar, arkadaşlık bağlarını yeniden kuvvetlendirir. Bazen ise uzun aralar, tüm dostluğu yıkar.

Her durum kendine özeldir. Bu yüzden iki kere iki dörttür gibi kesin bir yargıyla yaklaşmak imkânsızdır. Her durumda rehber, kalpte hissedilenlerdir.

Gerçek sevgi, karşındakinin karmasını değiştirmeye çalışmak için çırpınmak yerine, onu görüp, anlayışla kabul etmekte yatar.

Meşe ağacını, çınar ağacı yapmaya,
Ihlamur ağacını, ladin ağacı yapmaya,
Kediyi, köpek yapmaya,
Elmayı, armut yapmaya çalışmayız değil mi?
Yapmaya çalışsak boşuna çabadır.
Bunu rahatlıkla idrak ederiz.
Ama günümüzde arkadaşlık ilişkilerinde ya da her türlü ilişkide en çok zorlandığımız yer burasıdır.

Bir şeyleri istediğimiz gibi şekle sokmaya sevgi deriz! Oysa gerçek sevgi sadece saf anlayışı içerir. Ve bu bizde olmadığı için arkadaşlık ilişkilerine kısa ya da uzun aralar girdiğinde sanırız ki arkadaşlığımız bitti. Üzülürüz, canımız yanar. Belki sitem bile ederiz. Oysa orada gerçekte karşıda yaşanan, olan başka bir şeydir ve konunun bizimle (genelde) ilgisi yoktur. Ama insan zihni ve egosu her şeyin kendisiyle ilgili olduğunu sanmaya bayılır. Kendine acır, gerçek olmayan bir yas tutar.

Oysa gerçekte yaşanan başkadır. Geriye dönüp baktığımda kendi hayatımda bunu öyle net görüyorum ki anlatamam. Her misafirin kalması ya da her kalanın da gitmesi gerekmiyor. Ben onların kalmalarını ve gitmelerini de açık kalple karşılayabiliyor muyum?

Çok yakın arkadaşlarımla ayrı düştüğüm zamanlarım oldu. Bazıları ile gerçekten ayrı düştüm, bazıları ile sonra yeniden yakınlaştım. Ayrı düşmem onlara olan sevgimin bittiği anlamına gelmiyor, sadece birbirimizin yolculuğunda yerimiz olmadığını gösteriyor. Başkalarının yolculuklarını değiştirmeye benim gücüm yetebilir mi?

İstediğimiz insanları hayatımızda kalmaları için zorlayamayız. Ya da onları daha sağlıklı olduğuna inandığımız şekle sokamayız. Bugünkü bağımız hep aynı şekilde sürmek zorunda değil, sürmemesi bitti anlamına gelmez.

Sürmesi için orasından burasından çekiştirmemiz gerekmiyor!
Bazen yollar ayrılır ve sonra yeniden birleşir ya da birleşmez!
Birbirimizin yoluna, karmasına anlayış gösterebiliyor muyuz?
Her şeyin temel burası!

Zaten o zaman hiçbir şey bitmez, sadece dönüşür durur, bizim gibi, hayat gibi… Ve o zaman dans etmeye çalışan değil de, dansın kendisine dönüşürüz.

İlginizi çekebilir: Esneklik neden önemlidir: Hayatın akışına esneyerek uyum sağlayın

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale