X

Yeterli miktarda protein tüketiyor musunuz: Protein eksikliğinde vücudunuzda gerçekleşen 5 değişiklik

Son yıllarda popülaritesi artan yüksek proteinli beslenme akımının yanında bir grupta da yetersiz protein tüketimi görülmektedir. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak yapılan beslenme davranışlarının sağlığınızı olumsuz etkilememesi adına bahsedeceğimiz belirtileri değerlendirerek, yeterli protein tüketip tüketmediğinizi sorgulayabilirsiniz.

Proteini tanımlarken yaşam için gerekli yapıtaşlarından biri diye ekleriz. “Yapıtaşı” denmesinin bir nedeni vardır. Vücut için gerekli, alınması şart aminoasitleri sağlamaktadır. Eksikliğinde ise çeşitli sorunlar baş gösterebilmektedir. Bazı kronik hastalıklar haricinde de sebze ağırlıklı beslenenler, çiğ besin tüketenler, veganlar ve vejetaryenlerın protein eksikliği konusunda çok dikkatli olmak gerekmektedir.

Yetişkinler için literatürde belirlenen ortalama protein alım düzeyi günlük kilogram başına en az 0,8 en fazla 2 gr şeklindedir. Bu hesaplamada fiziksel aktivite faktörü, yaş, cinsiyet gibi durumlar göz ardı edilmeden hesap yapılmaktadır. Protein eksikliğini belirlemek için her gün hesaplama yapmak, tüketimi ölçerek sınırlandırmak ya da tamamlamaya çalışmak kafa karıştırıcı olduğu için fizyolojik olarak vücudunuzda fark edebileceğiniz belirli değişiklikler vardır:

Stres kırıklarına yatkınlık artar.

Kemikler sadece kalsiyum ile güçlü kalmazlar. Proteine de ihtiyaçları vardır. Dünya’nın önde gelen osteoporoz derneklerinden birisi yaptığı 2018 çalışmasında proteinden zengin beslenmenin kemik sağlığını koruduğunun altını çizmiştir.

Sağlıksız saç ve tırnak yapısına sahip olabilirsiniz.

Tırnaklarınızın çabuk kırıldığı ya da saçlarınızın sık döküldüğü dönemler oldu mu? Bu dönemlerde kozmetik alanda çare aramadan önce beslenmenizi gözden geçirmelisiniz. Yeterli protein alınmadığında saç, cilt ve tırnak yapısında kuruluklar ve zayıflıklar görülebilmektedir. Proteinsizlikten birbirine tutunamayan keratin dokular zayıflamakta ve kırılmalara, dökülmelere neden olmaktadırlar.

Daha sağlıklı saç ve tırnak dokusu için haftalık beslenmenizde sağlıklı protein kaynaklarının bulunduğundan emin olun. Örnek olarak haftada 2 gün balık, 2 gün kırmızı et tüketimini alışkanlık haline getirebilirsiniz.

Kas kaybı yaşıyor olabilirsiniz.

Kilo verirken temel başarı ölçütü “yağ kaybetmek”tir. Obezite derecesi yağ yüzdesi üzerinden tespit edilmektedir. Beslenme uzmanı eşliğinde planlanan tüm listeler yeterli ve dengelidir. Ancak dengeli olmayan ya da yeteri kadar besin öğesi barındırmayan bir beslenme planı kas kaybı yaşatabilir. Daha fazla protein tüketmek, daha fazla kas yapmak ya da kaslanmak anlamına gelmese de diyette uzun dönem yetersiz alınan protein sonucunda vücut, yağ depolarını kullanmak yerine, kas hücrelerini yıkıma uğratmaya başlayabilir. Bu nedenle protein dengesini sağlamak ve kilo kaybederken yağ kitlesini baz almak önemlidir.

Halsizlik hissi artabilir.

Protein, kandaki hemoglobinin yapısına katılmaktadır. Hemoglobin, kana kırmızı rengi veren ve dokulara oksijen taşıyan bir bileşendir. Kanda düşük bulunduğunda çeşitli anemik problemler doğurabilmektedir. Yeteri kadar oksijenlenemeyen tüm dokular olumsuz etkilenmekte ve uzun süreli yetersizlik sonucunda nefes darlığı, yorgunluk ve halsizlik ile kendini gösterebilmektedir.

Bunun için protein kaynaklarını doğru seçebiliyor olmak ve yeteri miktarda tüketiyor olmak gerekir. Bu noktada en güzel öneri; sağlıklı bir protein kaynağını bol limon eklenmiş salata ile birlikte tüketmektir. İster hayvansal, ister bitkisel kaynaklı olsun ama menünüzde protein varsa, salata da bulunsun diyebiliriz.

Bağışıklığınız düşebilir.

Hasta çorbası olarak bilinen en meşhur çorbalardan birisi tavuk suyudur. İçeriği incelendiğinde öne çıkan besin öğelerinden birisi de proteindir.

Yetersiz protein alınan dönemlerde bağışıklık sistemi daha hassas hale gelir ve vücuda yabancı bakteri ve virüse karşı savaşırken güçsüz kalabilir. Bunu göz önüne alarak tavuk suyu çorba gibi protein kaynaklarını tüketmek için hasta olmayı beklememek gerekir.

Proteinleri tüketmeniz gerektiğini biliyor ancak aynı şeyleri tüketmekten sıkılıyorsanız pişirme tekniklerini değiştirebilir, sağlıklı soslar hazırlayarak lezzeti farklılaştırabilir ya da hep et/tavuk/balık tüketmek yerine baklagillerin bitkisel proteinlerinden de yararlanabilirsiniz.

Beslenmenize çeşitlilik kazandıracak şekilde yeterli miktarda protein tüketmeyi ihmal etmeyiniz…

İlginizi çekebilir: Avokadoyu hepimiz seviyoruz, peki ama onu ne kadar tanıyoruz?

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale