X

Yeni yılda yeni bir başlangıç: “2018: Dersimi aldım, 2019: Hazırım”

Yeni bir yıla girmeye birkaç gün kaldı, şimdi yepyeni, sıfır kilometre bir yıla giriyoruz. Peki bu yeni yıl için zihnen, bedenen, ruhen hazır mısınız?

Hayatın dinamiğinde günlerin birbirini kovalaması adına elimizden geleni yaparken, kaçırdığımız “kendimiz” oluyoruz; bu yüzden de kişisel gelişim kitapları en çok satanlar listesinde. Peki yeni bir yıla girerken kendimize bir çeki düzen verelim mi? Bir bilgisayarın kendine format atması gibi kendimizi formatlayabilir miyiz? Bence mümkün; hele ki önümüzdeki yeni yılın ilk haftasında (çünkü gelecek yazılarımdan birinin konusu olan Güneş Tutulması buna olanak tanıyor).

Şimdi 2018’e veda ederken, yapmamız gereken sakin bir şekilde kendimize zaman ayırmak ve 2018’i nasıl geçirdim diye sormak. Bu soruyu dürüstçe cevaplamak önemli; ne ummuştuk başlarken ve şu anda neredeyiz…  Umduklarının neticesi ile karşı karşıyasın, belki ulaştığın yerden memnun değilsin belki de daha iyi olmasını arzu ediyorsun, belki buna niyetin var ama kendinde bu gücü bulamıyorsun… İşte şimdi kendine ve değerlerine sahip çıkarak kendini sıfırlama zamanı.

Spiritüel olarak, eğer deneyimlediğiniz konularda ders alamadıysanız, aynı şeyler yine hayatınızda tekrar edecektir; o yüzden yaşadıklarınızı analiz etmeniz için yazın. Yazının gücünden faydalanın, gözünüz konuyu ve sonucu görsün. Bir önceki yazımda da anlattığım gibi 2019 yılı tez, analiz ve sentez yılı; kendinizi konu başlıkları ile  sorgulamaya başlayın, objektif bir gözle sorumluluğu ona buna atmadan sorunlarınızla yüzleşin. Sorunlarınızla yüzleşmenin ne kadar zor olduğunu biliyorum ancak yaratmış olduğunuz elektromanyetik alandan da çıkış biletiniz olduğunu bilin. Aksi halde bu duygu manyetiğinden çıkamayarak aynı enerji ve konularla uğraşacaksınız.

O yüzden yazmakla işe başlayın, çıkan sonuçlarda kendinizi hatalı bulursanız bile hiç sinirlenmeyin, önemli olan bu konudaki farkındalığınız. Siz kararınızı verdiğiniz an  enerjetik yapınız da değişecektir. Bu aslında görünmeyen enerjetik bir alandan yeni bir alana giriştir, eskiyle vedalaşarak yeniye hoş geldin demektir. Zamanın kıymetini bilerek hayata devam etmek, sorumluluğu tamamen üstlenerek iyisiyle kötüsüyle 2018 yılından dersimi aldım diyerek 2019 ‘a güzel bir başlangıç yapalım. Evet hepimiz biraz yorgun ve umutsuzuz ancak gayret ve iyi niyetle kendi tekerrür eden talihimizi değiştirebiliriz. Değişim için önce niyetlenelim, her ne deneyimlediysek geçmişten dersimizi çıkaralım, sonrasında ise derin bir nefes alarak 2019 yılına hazırım diyebilelim.

Yeni Yılınız Kutlu Olsun…

Arzum Koyuncu: Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu oldu ve üniversite öğrencisi olarak çalışmaya 1997 yılında başladı. Lisanslı gayri menkul değerleme uzmanı olarak orta ve üst düzey yöneticilik yaptı. 2007 yılında geçirmiş olduğu kaza neticesinde, kişisel gelişim konuları, kuantum çekirdek bilinci, regresyon, bioenerji, meditasyon, nefes, nlp, aile dizimi, akaşik kayıt okumalar, tasavvuf, astroloji çeşitli disiplinlerde eğitim ve çalışmalara katıldı, Association for Coaching onaylı yaşam koçu eğitimini aldı. 2009 yılında yaşam koçluğunu icra etmeye başladı, İyileşme sürecine katkıda bulunmuş olan eğitim ve seminerlerdeki bilgileri sentezleyerek 2014 yılında metodik bir çalışma olan Yaşam Kitabını Oku seanslarını oluşturmuştur. Hayat amacı, bu çalışmaları ihtiyacı olan insanlarla paylaşarak onların dönüşüm ve farkındalıklarına sadece aracı olmaktır. Yalnız Değilsin adlı sloganıyla, her insanın zor dönemlerinde farkında olmadan destek aldığını ancak bunun farkına varmaları için, bir takım teknik ve metotları içeren zihin ruh ve beden uyumu adı altında seminer ve workshoplar düzenlemektedir. Kişisel vizyonu, hayatı farkında olarak, iyilikle, doğrulukla, çalışarak, öğrenerek ve herkesi sevmekle, evrenle ve her varlıkla bir bütün olduğumuz bilinci ile cennete dönüştürebileceğimizdir. Bilginin derya deniz, öğrenmenin ise küçük bir yelkenli olduğuna inanan Arzum, her seans ve seminerlerinde danışanlarıyla birlikte sonsuzluğa yelken açmakta, danışanla beraber yeni alanlar keşfetmektedir. Öğrenmenin zevki öğretmekten daha fazla olduğu için halen kişisel gelişim konularında eğitimleri devam etmektedir. İlk kitabı henüz basım aşamasındadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale