X

Yeni yıl kararları gerçekten gerekli mi?

Acısıyla tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle, bizden aldıkları ve verdikleriyle kocaman bir yılı daha kapatarak yeni bir yıla yepyeni bir sayfayla merhaba demeye hazırlanıyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da daha kaliteli bir yaşam tarzına sahip olmak, daha sağlıklı beslenmek, daha çok hareket etmek, kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak, yeni alışkanlıklar edinmek, sevdiklerinizle daha fazla zaman geçirmek ya da kariyerinizle ilgili önemli adımlar atmak gibi hedeflerinizin bulunduğu yeni yıl kararları listenizi çoktan oluşturmuş olabilirsiniz.

Peki bunu yaparken geçtiğimiz yıl aldığınız kararların ne kadarını gerçekleştirebildiğinizi hiç düşündünüz mü? Yeni yıl kararları alırken kendinize koyduğunuz hedeflerin ne kadarının ulaşılabilir olduğunu, bu kararları gerçekleştirmek için neye ihtiyacınız olduğunu ya da ne kadar süre sürdürebileceğinizi göz önünde bulundurdunuz mu? Bu sorulara cevabınız hayırsa, yeni yıl kararlarınızı uygulamayı muhtemelen Şubat ayından itibaren sürdüremeyeceğinizi ve yaşamınızda bir şeyleri değiştirmek için yeni yıl kararlarına belki de ihtiyacınızın olmadığını söylemek isteriz.

Kötü haber: Yeni yıl kararlarının %80’i başarısız sonuçlanıyor

Yeni yıl kararları her ne kadar umudumuzu korumamızı, hayal kurmamızı ve geleceğimizi şekillendirmemizi sağlasa da sürdürülebilir davranış değişikliği gerçekleştiremediği için çoğu zaman amacının tam tersine bir etki yaratarak kendimizi daha mutsuz hissetmemize neden olabiliyor. Yeni yıl için aldığımız kararları ve kendimiz için koyduğumuz hedefleri gerçekleştiremememizin en önemli sebeplerinden biri bizi harekete geçirebilecek ve kalıcı bir dönüşüm sağlayabilecek şekilde kurgulanmamaları.

Kilo verme kararı alıp birkaç hafta sonra beslenme düzeninizi yine eskisi gibi sürdürmeniz, tüm gereksiz e-mailleri temizleme kararı alıp birkaç ay sonra mail kutusunda birikmiş yüzlerce e-maille baş başa kalmanız, daha fazla egzersiz yapmaya karar verdikten sonra sorumluluklarınız nedeniyle egzersiz rutininizin sekteye uğraması gibi pek çok durum, yeni yılda kendinize koyduğunuz ve başaracağınıza gerçekten inandığınız hedefleriniz nedeniyle hayal kırıklığı ve yetersizlik gibi olumsuz duygular deneyimlemenize neden olabiliyor.

Yapılan araştırmalar, yeni yıl öncesi alınan kararların %80’inin en fazla Şubat ayına kadar sürdürülebildiğini gösteriyor. Dolayısıyla yeni yıl kararları oluştururken listenizdeki pek çok maddeyi tamamlamakta başarısız olabileceğiniz; bunun sonucundaysa kendinizi yetersiz, tembel ve sorumsuz hissedebileceğiniz gerçeğiyle de yüzleşmeniz gerekiyor. Ve paradoksal olarak, kendiniz için koyduğunuz herhangi bir hedef karşısında bu kadar hızlı ve kolay başarısız olduğunuzu görmek, değişime olan inancınızı kaybetmenize ve her geçen yıl hayatınızı değiştirebileceğinize olan umudunuzu yitirerek çok daha kolay pes etmenize neden olabiliyor.

Yeni yıl kararlarını uygulamak neden zor?

Davranışlarımız dünyaya ilk geldiğimiz andan itibaren ihtiyaçlarımızın nasıl karşılandığı, insanlarla nasıl iletişim kurduğumuz, duygusal deneyimlerimiz ve diğerlerinden aldığımız tepkilerle şekilleniyor. Son derece derin kökleri olan, oldukça karmaşık psikolojik ve sosyal süreçlerle şekillenmiş davranışlarınız, kişiliğinizin ve mizacınızın, öğrenilmiş deneyimlerinizin, zihinsel kalıplarınızın da ötesinde, tüm yaşam deneyiminizle yoğrularak bugünkü haline geliyor.

Yeni yıl kararları söz konusu olduğunda ise değişimin ve dönüşümün önündeki en büyük engelin ‘kaçınma’ davranışı olduğunu gözlemliyoruz. Beyniniz, endişelendiren ya da rahatsız eden bir şeyden (2634 okunmamış e-mail, spor yorgunluğu, sağlıklı ama lezzetsiz yiyecekler) kaçındığınızda, sizi endişe ve rahatsızlık seviyenizi azaltarak ödüllendiriyor. Değişimin gerçekleşmesi için gerekli olan ancak kaçındığınız o şeyle yüzleşmek ise, olumsuz duygularınızda ani bir artışa neden oluyor. Kaçınma davranışı arttıkça, kaygı seviyesi daha fazla yükseliyor. Yeni yıl öncesinde büyük bir heyecan, mutluluk ve kararlılıkla listemize eklediğimiz ancak yapmaktan kaçındığımız onlarca şeyle yüzleşmek, kendimizi devamlı olarak huzursuz, yetersiz, kaygılı ve çaresiz hissetmemize zemin hazırlarken; bu yüzleşmeyi kabul etmek ve yapamadıklarımızla, başaramadıklarımızla, eksikliklerimizle devamlı olarak hesaplaşmak, ilk etapta çok yoğun olan olumsuz duyguların zamanla azalmasını ve değişim için gerekli olan itici gücün ortaya çıkmasını sağlıyor.

Sonuç olarak, kaçındığımız şeylerle yüzleşmek için kısa süreli kaygı artışına tahammül edebilmemiz gerekiyor. Ancak bu gerekliliği anlamak ve tahammülümüzün sınırlarını zorlamak sözde kolay, uygulamada ise son derece zor.

Kendinizi daha iyi hissettiren, mutluluk ve haz veren davranışlardan (lezzetli ama sağlıksız yemekler yemek, spora gitmek yerine rahat koltuğunuza oturup sosyal medyada gezinmek gibi) vazgeçmek kabul edersiniz ki oldukça zor. Peki, aldığınız kararlar doğrultusunda, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayan şeyleri yapamıyorsanız; kötü hissettiğiniz, modunuzun düşük olduğu, mutlu olmaya ihtiyaç duyduğunuz anlarda nasıl iyi hissedeceksiniz? Yemek yiyerek bastırdığınız olumsuz duygularınızla baş etmenin yemek yemek dışındaki alternatif çözümünün ne olduğunu biliyor musunuz? Yalnız hissettiğinizde sosyal medyada gezinmek yalnızlık hissinizi bastırırken, sosyal medyayı hayatınızdan çıkarıp yalnızlık hissiyle nasıl baş edeceksiniz?

Herhangi bir davranışın dopamin (ödül hormonu) salgılanmasını tetikliyor oluşu, o davranışın tekrar edilmesinin en önemli nedeni. Daha önce hiç denemediğiniz davranışları ve alışkanlıkları hayatınıza sokmaya çalıştığınızda kendi mizacınıza, içgüdülerinize, bedeninizin biyolojik ritmine ve duygularınıza son derece yabancı olan şeyler deneyeceğiniz için boşa kürek çekiyor olmanız son derece olası. Dolayısıyla hayal kırıklığı yaşamamak için yapmanız gereken, önce yaşamınız boyunca başarabildiğiniz ve başarılı olamadığınız hedeflerinizi gözden geçirip, yeni yıl için alacağınız kararları geçmiş deneyimleriniz doğrultusunda, gerçekçi ve ulaşılabilir maddelerle şekillendirmek.

Eski yılı gözden geçirin

Yeni yıl kararları oluşturmak yerine geçtiğimiz yıllarda almış olduğunuz kararların ne kadarını, ne ölçüde gerçekleştirdiğinizle ilgili bir değerlendirme yapmak çok daha sakin, odaklı ve iyimser olmanıza yardımcı olacaktır. Sadece yeni yıl kararlarınızı değil, yaşamınızda bu kararlardan bağımsız olarak gerçekleştirdiğiniz değişimlerle ilgili farkındalığınızı geliştirecek bu tutum, davranış değişimi ve gerçekleştirmek istediğiniz hedefler için de kapsamlı bir yol haritası sunar. Geçen sene içinde öğrendiğiniz şeylerin, tanıştığınız insanların, tamamladığınız projelerin bir listesini yapın. Cömert ve kapsayıcı olun. Her yeni deneyimin bir başarı olduğunu, başarısızlıkla ya da kayıplarla sonuçlanan deneyimlerden ‘sağ çıkmanın’ da büyük bir başarı olduğunu unutmayın.

Koyduğunuz hedeflerin başarılı sonuçlanması için ipuçları

Yeni yıl kararları psikolojik olarak gerçekçi olmamalarının yanı sıra, motive edici eylemlere dönüştürülemeyecek kadar belirsiz de olabiliyor. Dolayısıyla neden aldığınızı ve nasıl uygulayacağınızı bilmediğiniz yeni yıl kararlarındansa kendinize birkaç ulaşılabilir hedef koymak, ardından bu hedeflere ulaşmak için gereken sorumlulukları sınırlı bir süre içinde tamamlayabileceğiniz parçalara ayırmak ve küçük adımlarla ilerlemek değişim için çok daha etkili olacaktır.

Şimdiden kendinize daha fazla şefkat gösterdiğiniz, başarılarınız kadar çabanızı da kutladığınız, umut ve mutlulukla dolu bir yıl geçirmenizi dileriz!

Kaynaklar: Psychology Today, Forbes, CNet

İlginizi çekebilir: Burçlara göre yeni yıl kararları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale