X

Yeni favori aktiviteniz olmaya aday bir kavram: Aralıklı sessizlik

Aralıklı orucu duyduk, peki ya aralıklı sessizlik? Son dönemlerde, çok çalışıyorum ve yoğun bir stresin altındayım. Geçenlerde yazmıştım, pandemi başladığından beri, alanım pandemi ile çok ilgili olduğu için çok yoğun çalışmaya ve kendime neredeyse hiç vakit ayıramamaya başlamıştım. Bu dönemde, beş dakika bile sessizce oturmamın bana çok iyi geldiğini fark ettim. Sadece bu kadar. Kendimi niyetler yazmaya, nefesime odaklanmaya veya bir mantrayı tekrar etmeye zorlamıyorum. Sadece beş dakika sessizlik, ihtiyacım olduğunda bu süre daha da uzayabiliyor. Bu alana yer açmanın ve aralıklı sessizliği hayatıma adapte etmenin, üretkenliğimi, yaratıcılığımı ve performansımı arttırdığını fark ettim.

Biliyorum, bu yeni bir şey değil, ama yine de bugünlerde aralıklı oruca atıfta bulunarak, buna “aralıklı sessizlik” deniyor. Peki, aralıklı sessizlik tam olarak nedir?

İşte bu uygulamanın potansiyel faydaları ve bunu yapmanın en etkili yolu hakkında bilmen gerekenleri anlattım. Sen de “Söz gümüşse, sükut altındır” diyenlerden misin? Aralıklı sessizlik hakkında düşündüklerini merak ediyorum.

Aralıklı sessizlik nedir?

Tıpkı aralıklı oruca benzeyen bu sistemde bu kez beslenmeye değil konuşmaya ara veriliyor. Kendinizi günlük hayatın gürültüsünden uzak tutmak adına belirli bir süre sessizce oturmak ya da yürümek üzerine yapılan bir meditasyon şekli. Eğer kendini sürekli iletişim halinde olmak zorunda hissediyor ve bir noktada yoruluyorsan, bu yöntem tam da sana göre.

Nasıl işe yarıyor?

Hiçbir şey yapmadan sessizce oturmak, beyin fonksiyonlarımızın sağlığı üzerinde de dinlendirici bir etkiye sahip. Tıpkı konuşmak gibi ara sıra sessizliğe de ihtiyacımız olduğunu unutmamak gerek.

Faydaları neler?

En başta öfke, üzüntü gibi negatif duygularınla daha kolay baş edebilme konusunda destek oluyor aralıklı sessizlik. Meditasyonu hayatına adapte ettikten sonra insanlarla iletişim kurma becerilerinin de geliştiği ortaya konmuş.

Araştırmalar ne diyor?

Heart dergisinde 2006 yılında yayınlanan bir araştırmada, katılımcıların müzik dinlerken çeşitli yaşamsal belirtileri ölçüldü ve şarkılar arasında iki dakikalık bir sessizliğin tansiyonu ve kalp atış hızını düşürdüğünü ve rahatlamaya yardımcı olduğunu bulundu. Brain Structure and Function dergisindeki 2015 tarihli bir makalede ise sessizliğin hipokampusta (beynin öğrenme, hafıza ve duyguları idare eden bölümü) yeni nöronların büyümesini nasıl uyardığını açıklanıyor.

Nasıl yapılır?

Gün içinde kendin için en uygun saati tercih edebilirsin. Sirkadiyen ritmi de tetiklemek için en doğru zaman aslında gün doğarken… Süreyi kendin belirleyebilirsin. İstersen telefonundaki zamanlayıcıdan da yararlanabilirsin. Her sabah işe başlamadan önce 10 dakika boyunca gözlerini kapatıp sessizliği dinleyerek işe başlayabilirsin veya öğle molasında kendine 5 dakika sessizlik anı yaratabilirsin.

Güncel paylaşımlarım ve yeni günlük bilgiler için Instagram hesabıma bakabilirsiniz.

Bilimsel Referanslar:
Doi: 10.2307/1419346
PMID: 16199412
PMID: 24292324

 

İlginizi çekebilir: Akşamları ne yapsak: Monotonluktan uzaklaşmak için 8 öneri

Deniz Alayat: Ben Deniz, Bütünsel Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Koçu’yum. 2016 yılının sonuna doğru bir anda kendimi çok halsiz hissetmeye başladım. Bir hafta önce günde 30 bin adım yürürken, o kadın gitti, sanki 50 yıldır günde 3 paket sigara içiyormuşum gibi nefessiz kalmaya, kısacık mesafeleri dahi yürüyemeye başladım. Bedenimde böylesine ani bir değişiklik olunca sebebini araştırmaya başladım ve kanser olduğumu öğrendim. Bedenim defalarca bana stresimi azaltmam, durmam, sakinleşmem, kendime şefkatli davranmam gerektiğiyle ilgili sinyaller göstermişti ama ucundan kıyısından üstüme alınmamıştım. Sonunda, lösemiyle büyük bir uyanış yaşadım. Bedenimi tanımam, onun en yakın arkadaşı, kardeşi olmam gerektiğini anladım. Yaşadığım bu tecrübe, bende sağlıkla ilgili daha fazla bilgi edinme isteğini uyandırdı. İlik naklim sonrasında, tedavi görürken, merkezi New York'ta bulunan Institute for Integrative Nutrition okuluna başvurdum ve oradan mezun oldum. 2018’de Miami’de IIN Summit’ine katılarak Deepak Chopra gibi alanında başarılı isimlerden eğitim aldım. Ruh-zihin-beden ilişkisi ve sağlıklı yaşam alanında çalışıyorum. Duygularımız, düşüncelerimiz, bizi oluşturan inançlarımız, duygusal esnekliğimiz, strese karşı bedenimizin verdiği cevaplar ve sağlıklı bedene yolculukta beslenme alışkanlıklarımız keyifle çalıştığım alanlar. Mail adresim: deniz@denizalayat.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale